08-01-2008, 08:05 PM
Abdülhamid'den ülkeyi kurtarmak isteyen İttihad ve Terakki, 24 Temmuz 1908'de, ülkede ağırlığını hissettirmeye başladı ve çöküşe giden süreç de başlatıldı…
'Hürriyet, adalet, musavat' sloganlarıyla yola çıkan İttihatçılar, Abdülhamid'i devirmek için Bulgar, Ermeni, Makedon komitecilerle işbirliği yapmaktan çekinmedi.
Türkiye'de, Batılılaşma yönünde en önemli geilişme olarak sunulan ve 1934'e kadar milli bayram olarak kutlanan meşrutiyetin ilanı, aslında imparatorluğun basiretsiz maceracı ittihatçılar eliyle çökertilmesi sürecidir.
Abdülhamidin ince diplomasisi ile kurduğu dengeler, Balkan komitacıların niyetlerini bile okumaktan aciz ittihatçı maceracılığın elinde çözülmüş, önce Balkan savaşlarında, Avrupa'daki topraklar kaybedilmiş sonra da dünya savaşına sokularak kısa sürede imparatorluk parçalanmıştı.
Her türlü tarih sorgulamasından uzak tutulan ve hala romantik sloganlarla anılan meşrutiyet ve ittihatçılığın anlaşılması, uzantıları bugüne kadar gelen siyasi tarihimizdeki aktörlerin gerçek yüzlerinin tanınması anlamına da gelecektir.
'Hürriyet, adalet, musavat' sloganlarıyla yola çıkan İttihatçılar, Abdülhamid'i devirmek için Bulgar, Ermeni, Makedon komitecilerle işbirliği yapmaktan çekinmedi.
Türkiye'de, Batılılaşma yönünde en önemli geilişme olarak sunulan ve 1934'e kadar milli bayram olarak kutlanan meşrutiyetin ilanı, aslında imparatorluğun basiretsiz maceracı ittihatçılar eliyle çökertilmesi sürecidir.
Abdülhamidin ince diplomasisi ile kurduğu dengeler, Balkan komitacıların niyetlerini bile okumaktan aciz ittihatçı maceracılığın elinde çözülmüş, önce Balkan savaşlarında, Avrupa'daki topraklar kaybedilmiş sonra da dünya savaşına sokularak kısa sürede imparatorluk parçalanmıştı.
Her türlü tarih sorgulamasından uzak tutulan ve hala romantik sloganlarla anılan meşrutiyet ve ittihatçılığın anlaşılması, uzantıları bugüne kadar gelen siyasi tarihimizdeki aktörlerin gerçek yüzlerinin tanınması anlamına da gelecektir.