Pelin Karahan Fan

Tam Versiyon: Senin yüreğin ağır ceza mahkeme duvarı gibi değil midir
Şu anda tam olmayan bir versiyonun içeriğine bakıyorsunuz. Tam versiyona bakınız.
Havan mermisi yemiş bir can gibi paramparçasın kaderin efkarında… Sana yalnızlık çöllerinde dertlenmek, efkar gecelerinde, pişmanlıkla üşümek kaldı. Gidenler gidince, sevdaların yavuksuz ölümlerinde öksüz bir çocuk gibi ağlarsın.



Geçmişinle vedalaşmaların var. Yolcusun yüreklerin örümcek dolamış ilkbaharından. Bu karanlık kaderlerin yoktur sabahı, bilirsin, yaşarsın. Bir tan vakti yusufçuk kuşu öterken portakal çiçeğinde, sana yine efkarın yalnızlık sabahı kalacak.



Yeniçerilerden daha korkunç isyan et, feleğin kafasını uçuruver. Yine sokak köpekleri gibi yürek kapılarından kovuldun değil mi? Yine güz sokakları gibi kendini vurdun efkara… Kederlenmek türküsünden bir mısra düşer çıkmaz gecelerine… Rize Çayı, kimsesizlikten kalma sızım sızım bir acı daha…



Bu kaçıncı yenilgi sevdalarda? Yüzün kızarır, susarsın. Bu kaçıncı kederlenme? Bilemezsin. Şu adaletsiz dünyanın bile gecesi varsa elbette sabahı olur. Senin şu kömür karası hayatının yok mudur anne sütü kadar bir umudu? Bu kaçıncı hicret ekmekten, sudan? Yok çocuk yok, inat etme sana bu memlekette ekmek yoktur. Gitmelisin buralardan.



Sana nefes almak kuş dalında, anne sütü kadar temiz nasip değildir. Vuracak seni bu gurbet sevdalar, git başın eğik, namussuz bir adam gibi *********ce git. Ağlama, hiç ağlama... Pişmanlığın adını da anma.



Geçmişinle vedalaşmaları bırak. O boş anı bavulunu al eline, kör-topal yüreğinle sürgüne git. Nereye gidersen git ama bu yalnızlık işkencelerinden, sevip de sevilmemenin o ağır ezikliğinden sürgün ol.



Senin yüreğin ağır ceza mahkeme duvarı gibi değil midir? Sabıka yemedin mi kaybetmekten? Hiç üzülme, efkarlanma, kederlenme...



Karamsarlık sokaklarında, kırık anıların ışığında tüttürdüğün bu yalnızlık tütünün tadını bilirsin. Seni bekleyen pişmanlığın işkence odalarının kan kokusuna alışıksın. Bir mimarın pergel çiziği vardır damarları tıkanmış bir nefeslik kalbinde.



Ölüm bir nefes kadar yakınken sana, artık sevdalara bırak. Bil ki kan kanseriyim. Yarın, olmazsa ertesi gün ama en yakın zamanda toprağın aşkı olacağım. Kaybettiysen otuzunda, hiç üzülme. Sen zaten ölüsün. Ölüler aşık olur mu? Severler mi ölüleri? Sevmezler bilirsin ölümü, ölüleri...



Ah ulan efkarın batsın dünya! Bir yanımda ekmek korkusu, bir yanımda günahların o ağır pişmanlığın vebali. Ne olacak sorusu yine sana misafirdir. Baldıran zehri gibidir. Çıldırmak rakılarının içildiği bu efkarlı yaz gecelerinde sana hangi masalı anlatayım. Seni bu memlekette birkaç yıl daha hangi nedenle ikamet ettireyim. Suçlu mu arıyorsun, 30 yılın katili kim mi? Sevdalarının, ekmeğinin cinayetinde senin parmak izin vardır.



Kederine ortak olan yüzlere, utanmadan, şerefli gibi anlattığın o anısız yürek masalları yok mudur? Ah ulan yüzüne tüküreyim? Yaralar kapandı mı? Bitti mi umutsuzluk ormanındaki o cinnet yangını? Pencerene kondu mu mutluluk kuşu? Güneşe yürüdün mü gülen gözlerinle? O idam sehpası kurulmuş evinin yapayalnızlığı gitti mi? Sofrana bir tabak daha koyabildin mi? Yastığına bir baş daha eklendi mi? Bil ki senin hayatın Anayasa’nın değiştirilemez maddeleri gibidir. Sus konuşma, yaralarının kezzap acısında ağla...



Şimdi gururun kurşuna mı diziliyor? Nişan yüzükleri keskin bir bıçak yarası bırakıyor bedenine değil mi? O yaraya yalnızlık tuzu basarsın. Yüzüne sevdasız yılların pisliği mi atılıyor? Çırpınırsın kuyularda, çıldırırsın. Geçmişin anısız, sevdasız, dostsuz, akrabasız, anasız, babasız pişmanlıklarında ölürsün.



Yine sana yalnızlık odaları, yine sana sürgün kaybetmenin yolları… Anlatamadığın, anlayamadığın asık suratlı hayatının son durağındasın. Geçmişimle vedalaştın. Anısız bavulumu topladın. Bavulumda beyaz kefenin. Gidiyorsun. Arkama bakmadan. Ağlayan sevdalara, kaybettiğin canlara, yitirdiğin yılların bebek kadar saflığına, sevemediğin zeytin gözlü canlara, günahlarının pişmanlığına aldırmadan gidiyorsun.



Elinde beyaz kefenini sakladığım bavulunla gidiyorsun...
çok saol p. için=)
p.için saolll
Referans URL