Ana Beni Eversene
Ala keçim çift doğurdu
Bol ettik sütü yoğurdu
Gönlüm ne hülyalar kurdu
Ana beni eversene
Mevsim mevsim kuzu güttüm
Gelin için koç büyüttüm
Kına gibi un üğüttüm
Ana beni eversene
Yeşil küncüm dal dal oldu
Çocukluğum masal oldu
Bu yıl bana bir hal oldu
Ana beni eversene
Şükür bizden gitti darlık
Gelin almak bahtiyarlık
Olmaz olsun şu bekarlık
Ana beni eversene
Toprağı kat kat çevirdim
Türlü türlü hale girdim
Güveylik urba diktirdim
Ana beni eversene
Bakır taslar kalaylansın
Odalarda mumlar yansın
Uyuyan bahtım uyansın
Ana beni eversene
Kilimimiz halımız var
Oğul oğul balımız var
Ay boynuzlu malımız var
Ana beni eversene
Şükür bizden gitti darlık
Gelin almak bahtiyarlık
Çekilmiyor şu bekarlık
Ana beni eversene.
Hasan Turan
Aylar Saydım Yıllar Saydım
Aylar saydım yıllar saydım
Şu bağrıma taş bassaydım
Et tırnaktan ayrılmıyor
Keşke anne olmasaydım
Baş ucunda oturduğum
Nice hayaller kurduğum
Sen üçüncü güvercinsin
Bu yuvadan uçurduğum
Beşik beşik salladığım
Kanat kanat kolladığım
Gözlerimden ırmaz iken
Yadellere yolladığım
Duvak duvak tel mi oldun
Nefesimdin yel mi oldun
Sen annenin kuzusuydun
Gidiyorsun el mi oldun
Bağrımı kimler yardılar
Ne bileyim ne sardılar
Dallarımda tomurcuktun
Seni nasıl kopardılar
Dün bütündüm bugün yarım
Hani benim yavrularım
Ne çabuk geçmiş seneler
Ne tez ayrıldı yollarım
Amanın yıllar amanın
Direkleri çöktü damın
Aldı götürdü yavrumu
İnsafı yok şu zamanın
Akmayın sular akmayın
Yanmışım beni yakmayın
Yavrumdan kalan resimler
Beni yalnız bırakmayın
Ak alnında kaş olsaydım
Gözlerinde yaş olsaydım
Yürek yürek anne oldum
Kır dağlarda taş olsaydım.
Bekledim
"İstanbul'da matbaacı arkadaşım Hanifi Göçer,
bana kart basıp göndereceğini söylemişti.
Çok bekledim, kart gelmedi. Bu taşlama onun için yazıldı."
Gözlerim yollarda bekledi martı
Posta getirmedi bastığın kartı
Böyle mi olmalı Göçer'in şartı
Yiğit sözü mermer olur taş olur
Kuru çölde sarı bülbül öter mi
Sen ateş yakmazsan duman tüter mi
Denizden bir damla alsam biter mi
Bir kaşık yağ ile nice aş olur
Bilir misin şimşek neden sert çakar
Dağların suları engine akar
Umut umduğunun yoluna bakar
Şair şair ile hem sırdaş olur
Böylesi söğütten bize köz olmaz
Kurt düşmüşse çürür gider öz olmaz
Yerini bulmayan söz de söz olmaz
Tabiri caizse ninanaş olur
Umudun kuyusu derler derince
Gönül tez incinir ipekten ince
Hile karışırsa beyaz pirince
Emeklerin hiçe gider hâş olur *
Kimi Kars'a gider kimi Bolu'ya
Kimi boşa sıkar kimi doluya
Doğru nefes alıp doğru soluya
Yalancının yattığı yer yaş olur
Demek boşa dönüyormuş kayanız
Sütümüze ulaşmadı mayanız
Ehli kâmil olamadık yayanız
Göz gönülden görmeyince şaş olur
Ne küpüm boşalır ne destim yarım
Suyum sebil, dağıttıkça artarım
Kişileri gıram gıram tartarım
Terazide fire verir fâş olur **
Meyvesiz eriğin dalı eğilmez
Her yaraya el uzatıp değilmez
Ele akıl verir kendini bilmez
Hayal berberinde kel tıraş olur
Sermayesi yalan olur yalanın
Uskunu tez kopar eski palanın
Böyle acemice tambur çalanın
Eli dili tutmaz pür telaş olur
Hasan Turan gürüleyip akmadın
Fesat ocağında fitne yakmadın
Daha söylenecek söz bırakmadın
Böylesi gövdede böyle baş olur.
Hasan Turan
Bir Gecelik Rüya
Ak bulut yüklü dağlar uzanıyor uykuya
Elinde destisiyle sevgilim geldi suya
Çekildik gözden uzak mor çiçekli kuytuya
Yosunlu kaya dibi bizim için saraydı
Ömrümün türküsünü dinliyorken sesinde
Yaşanmamış bir mevsim kokladım nefesinde
Gezdim gönül âlemi iklimler ötesinde
Sevgimizin şahidi üstümüzdeki aydı
Çiğdem kokulu rüzgâr esiyor yavaş yavaş
Sarmaşıklar gibiydik, sarıldık sarmaş dolaş
Yaslanınca göksüme sarı saçlı ipek baş
Gördüm yıldızlar gülmüş manzaralar başkaydı
Konuştuk yıldızlarla konuştuk gülen ayla
Dolaştık bir geceyi dolaştık yayla yayla
Uyanınca uykudan çalınan kampanayla
Ah bütün hayatımız böyle rüya olsaydı...
Hasan Turan
Bitmedi
Sevdigim kiz pul pul yazma bürünür
Deli gönlüm ardi sira sürünür
Dünya gözlerime bir hoş görünür
Yandim amma dumanlarim tütmedi
Benim aşkim yazdim yazdim bitmedi
Bazi ak bulutum bazi yeşil çim
Yarali kuş gibi çirpinir içim
Ömür başka türlü hal başka biçim
Yandim amma dumanlarim tütmedi
Benim aşkim yazdim yazdim bitmedi
Ne bal oldum şu ariya ne petek
Umudum yillarla eridi tek tek
Bu hasret böyle mi sürüp gidecek
Yandim amma dumanlarim tütmedi
Benim aşkim yazdim yazdim bitmedi
Duygular uçuşur kelebek olur
Gönülden kopan ses kalbe ek olur
Her diken aşk kokan bir çiçek olur
Yandim amma dumanlarim tütmedi
Benim aşkim yazdim yazdim bitmedi
Çignedigim yollar kirik hat gibi
Dolaşir dururum şaşkin at gibi
Ne Kerem'e benzer ne Ferhat gibi
Yandim amma dumanlarim tütmedi
Benim aşkim yazdim yazdim bitmedi
Neresi oteli neresi hani
Kapkara bulutlar sardi her yani
Bu aşk deli etti Hasan Turan’ı
Yandım amma dumanlarım tütmedi
Benim aşkım yazdım yazdım bitmedi
Hasan Turan
Böyle Bir Güzel
Yanak al al olmuş ben nokta nokta
Dizilmiş gerdana say der gibidir
Gözler sürme sürme kirpikler ok da
Kaşlar gergin gergin yay der gibidir
Dertler dert doğurur aşk öksüzüne
Karışır baharı gider güzüne
Baktıkça bakasım gelir yüzüne
Yüzü yıldız yıldız ay der gibidir
Top top mor belikler inceden ince
Tel tel olur dağ yelleri esince
Ağız kutu gibi dil bal ses ince
Oğlan bu sevdadan cay der gibidir
Çiçek çiçek donatmışlar başını
Boyun büktüm soramadım yaşını
Sundu bir kâsede gözün yaşını
Uzattı elime çay der gibidir
Beni benden aldı nazlı duruşu
Nasıl tutsam kumru gibi şu kuşu
Ellerini dizlerine vuruşu
Eyvah eyvah vay der gibidir
Bu süzgünlük bu durgunluk ne diye
Canı neden istemiyor gülmüye
Gözümü gözüne dikmişim diye
Yüzüme bakışı toy der gibidir
Bazı gün yeşile ala bürünür
Mor fistanı topuğunda sürünür
Baktıkça gözüme güzel görünür
İncecik bel selvi boy der gibidir
Hasan Turan ardı sıra hep meler
Ağılda süt sağar damda un eler
Çözülmüş bir uçtan uca düğmeler
Gel de çırıl çıplak soy der gibidir
Hasan Turan
Deliyim Dostlar
Yelkeni suya daldırdım
Aklımı baştan aldırdım
Gene gönlümü çaldırdım
Deliyim dostlar deliyim
Gölde yüzen akça kuğu
Bazı durgun akan bir su
Bilmiyorum ne haldir bu
Deliyim dostlar deliyim
Nedir bilmem bunun aslı
Başım dağlar gibi puslu
Ne akıllı ne de uslu
Deliyim dostlar deliyim
Susuz susuz yanan Yemen
Yeşermeden solan çimen
Ne yapayım bilmem ki ben
Deliyim dostlar deliyim
Yorulmuyor hayra düşler
Bu nasıl hal bu ne işler
Bana avare demişler
Deliyim dostlar deliyim
Bahtım doğuştan karadır
Yüreğim ondan yaradır
Gönül benden fukaradır
Deliyim dostlar deliyim
İncecik bel uzunca boy
Ele gelmez toy desem toy
Ah ne yapsam neylesem oy
Deliyim dostlar deliyim
Ah şu bakış şu oturuş
Sanki güle bülbül konmuş
Güzel seven Del'olurmuş *
Deliyim dostlar deliyim
Hasan Turan hecelersin
Nerelerde gecelersin
Behey gönül sen ne dersin
Deliyim dostlar deliyim
Hasan Turan
Desem Mi
Dinlerken mazimi senin sesinde
Ezim ezim ezilmişim desem mi
Yillar beni benden almiş götürmüş
Ilmek ilmek çözülmüşüm desem mi
Ahim yüklü nagmelerde ezgide
Benzeşmişiz sevgilerde sezgide
Kader katmer katmer olmuş yazgida
Baglar gibi bozulmuşum desem mi
Geçemedim şu dereyi şu arki
Seçemez olmuşum şimal'i şark'i
Hep başimda döndü felegin çarki
Damla damla süzülmüşüm desem mi
Salmadilar karli daglar kar diye
Yüregim çirpinir göksüm dar diye
Bunca ömür sari saçli yar diye
Boynum bükük büzülmüşüm desem mi
Behey gönül var git derim işine
Hayel perileri girmiş düşüne
Vefasizlar için boşu boşuna
Üzüm üzüm üzülmüşüm desem mi
Hasan Turan engeller var ahtina
Bir güzel konmadi gönül tahtina
Gülüm senin yildiz yildiz bahtina
Kalem kalem yazilmişim desem mi
Hasan Turan
Gel Diyorum Gelmiyor
"Oğuz Mavioğlu; Muğla'da ortaokul öğretmeniydi.
Trafik kazasında gencecik gitti. Bu ağıt hanımının isteği üzerine yazıldı. Oğuz'un okulunda asılıdır. Her yıl ölüm yıldönümünde bu ağıt okulunda okunur."
Ulaşılmaz uzak düştü aramız
Asır geçer geçmez bizim yaramız
Dün helaldik, bugün niçin haramız
Oğuz gitti gel diyorum gelmiyor
Bekliyoruz nerelerde nerdesin
Dersaneler suskun durur yok sesin
Odamızda buram buram nefesin
Oğuz gitti gel diyorum gelmiyor
Kalem ağlar ağıdını yazmam der
Kazma geldi ben mezarı kazmam der
Ayaklarım Yerkesik'te gezmem der
Oğuz gitti gel diyorum gelmiyor
Tez söndürdün gözlerinin ferini
Eğitime ekin ettin terini
Yedi göbek dolduramaz yerini
Oğuz gitti gel diyorum gelmiyor
Burcumda yıldızdın gecemde aydın
Ömrün baharını ne çabuk saydın
Gözlerimde ışıl ışıl yanaydın
Oğuz gitti gel diyorum gelmiyor
Bahar geldi yeşillendi yamaçlar
Sensiz oynanıyor her pazar maçlar
Bir günde ağardı başımda saçlar
Oğuz gitti gel diyorum gelmiyor
Marmaris, Yerkesik, Muğla bu saha
Bizim gibi yaslı çıktı sabaha
Senin gibi "Oğuz" gelmez bir daha
Oğuz gitti gel diyorum gelmiyor
Tatlı dilde sohbetteydi sözdeydi
Doğrulukta merhamette özdeydi
Yumuşak yürekte gülen yüzdeydi
Oğuz gitti gel diyorum gelmiyor
Karşı dağlar sisli durur kar mıdır
Koca dünya bu kadarcık dar mıdır
Senin dilin gibi diller var mıdır
Oğuz gitti gel diyorum gelmiyor
Tanrı seni yeniden mi yoğursun
Hangi ana böyle Oğuz doğursun
Hangi gözler senin için seğirsin
Oğuz gitti gel diyorum gelmiyor
Şu Muğla'nın yokuşu var düzü var
Çiçekli baharı, serin güzü var
Aynalarda gülümseyen yüzü var
Oğuz gitti gel diyorum gelmiyor
Kara kader elek elek eliyor
Yavruların baba diye meliyor
Acı haber ne de çabuk geliyor
Oğuz gitti gel diyorum gelmiyor
Gelir diye odaları yoklarım
Ter sildiğin mendilleri koklarım
Hayalini göz nurumda saklarım
Oğuz gitti gel diyorum gelmiyor
Seni sordu giyindiğin yelekler
Elbisen dolapta hep seni bekler
Boşa gitti bunca dua dilekler
Oğuz gitti gel diyorum gelmiyor
Gel de sen ol uçan kuşu arama
Koca koca dağlar girdi arama
Hangi merhemleri sürsem yarama
Oğuz gitti gel diyorum gelmiyor
Kim bildirdi son saati kur diye
Saçlarımı yoldum gitme dur diye
Seslen mezarından "Yurdanur" diye *
Oğuz gitti gel diyorum gelmiyor.
Hasan Turan
Gel Gayri
Bizim dağlar göğül göğül yeşerdi
Bahar geldi ovalara çim serdi
Taşıyamaz oldum gayri bu derdi
Gel bir tanem canım gülüm gel gayri
Kınalı kuş olsam konsam dallara
Baksam baksam sonu gelmez yollara
Bu sabah yoldaş ol esen rüzgara
Gel bir tanem canım gülüm gel gayri
İpek zülfün tel tel mor belik tek tek
Elinde çiğ kokan bir tutam çiçek
Geliyorum diye telgraflar çek
Gel bir tanem canım gülüm gel gayri
İçtiğim su boğazımda taş oldu
Umutlarım gözlerimde yaş oldu
Bir yıl üç yıl derken işte beş oldu
Gel bir tanem canım gülüm gel gayri
Baharım kalmadı yazım kalmadı
Lifledim lambayı gazım kalmadı
Burda kimselere nazım kalmadı
Gel bir tanem canım gülüm gel gayri
Erzurum Kars Diyarbakır Mardin'den
Seslen sesin gelsin dağlar ardından
Hasan Turan çöle düştü derdinden
Gel bir tanem canım gülüm gel gayrı
Hasan Turan