Yılbaşı
Her insanoğlu bir şeylere ümit bağlayarak yaşar
Fakir de zengin de olsalar, biraz hayaliyle yaşar
Ümitleri gerçekleşmeyince ümitleri yıkılır şaşar
Milyon da bir ihtimal gerçekleşse, hepten şaşar
Halkımız önce hükümete ümit bağladı, olmadı
Sonra yılbaşı ikramiyesine ümit bağladı olmadı
Ümitleri bir bir tükenince hüngür hüngür ağladı
Memur işçi ve emeklinin ağlayışı, yürek dağladı
Nasıl dağlamasın ki evde çocuk açlıktan ağladı
Hükümet halka bilet, kendisine de para sağladı
Üç beş kişiyi zenginlik, kalanı ümitsizlik sağladı
Memur, işçi ve emeklinin ağlayışı yürek dağladı
Kimi gönlünce eğlenirken, kimi açlıktan ağladı
Kimi afla sevindi, kimi de adaletsizlikten ağladı
Kimi gidemezken şehir içi ve şehir dışı ziyaretine
Kimileri de uçakla gittiler, tâ Fizan’a eğlenmeye
Daha fazla lafa gerek var mı? ortadadır halimiz
Yıllarca halkımızı Avrupalı yapmaya çalışıyoruz
Aslında Avrupalıyı geride bırakır yılbaşı halimiz
Avrupalıya her şeyden iyi anlatır yılbaşı halimiz
Şair Bayram der, ümit bağlama kendin gibi faniye
Madem bağlarsın, o zaman da ah vah edip ağlama
Bağlayacaksan, yâr-î baki olan Allah’a ümit bağla
Tebdili mekan yapsan da namının kalmasını sağla
B. TUNCA/02.01.2001-16.36
Bayram Tunca
Değmezmiş be Arkadaş
Sizleri bilmem de; bence değmezmiş be arkadaş
Bu kadar âşka, o kadar çile çekmeye deymezmiş
Aşk için, o kadar gözyaşları dökmeye deymezmiş
Azıcık lezzet için, bunca çile çekmeye deymezmiş
Bilseydim sonunun bu kadar çok acı olacağına
Bilseydim netice de bu kadar elem vereceğine
Bilseydim bu kadar âşka, bunca çile çekeceğime
Bilseydim bu kadar âşka, bunca kök sökeceğime
Sıkardım dişimi, çekmezdim bu kadar çook çileyi
Ama, ne edeceksin girmişiz bir kere reyi sevdayı
Atam desem, atılmıyor satam desem, satılmıyor
Giymişiz bir kere aşk gömleğini onsuz yatılmıyor
Giymişim ateşten bir gömlek, yıllarca yanıyorum
Girdim bir kere, reyi sevdaya, yıllarca çekiyorum
Belki de yaptığım günahların cezasını çekiyorum
Yaşadığım hayal kırıklığıyla bilsen ne çekiyorum
Gün geçtikçe her şeyin faniliğini daha iyi anlıyorum
Bu aşkın derdime derman olacağına hiç sanmıyorum
Seni seviyorum demelere, artık ben de inanmıyorum
On parmağında on hüner var diyene de inanmıyorum
İnandığım ve duyduğum bir gerçek var, onu istiyorum
Faniyim fani olanı istemem, acizim aciz olanı istemem
İsterim, fakat yâri baki birisini isterim, hiç ender hiçim
Ama O yârin Cennetui cemalini birlikte görmek isterim
B. TUNCA/02.01.2001-11.00
Bayram Tunca
Söylemedi Deme
Bak arkadaş sonra demedin deme
Benim gibi birdenbire gönül verme
İş işten geçince görürsün akı karayı
Bak, sonra benim gibi yersin ayvayı
Bu işin başı gibi sonu da güzel olmuyor
Düşenin candan bir dosttu bile olmuyor
Hiç kimse, senin ne çektiğini anlamıyor
Her güzel, dulsun diye de pas vermiyor
Bak hey arkadaş, al asili, ser altını hasırı
Gamsız, tasasız yaşarsın belki de bir asrı
Alamazsan asili, seremezsin altına hasırı
Yaşayamazsın dertsiz/tasasız çeyrek asrı
Bak arkadaş, alacağın asilden veya nesilden olsun
O zaman, altına sereceğin istersen hasırdan olsun
Alacağın güzel yeter ki helal süt emmiş birisi olsun
Bulursan, hem suretten, hem sihre ten güzel olsun
O zaman her yerin mutlulukla dolduğunu görürsün
Yoksa hayatının zehir zemberek olduğunu görürsün
Şu hayatta da kaç kez ölüp ölüp dirildiğini görürsün
Allah göstermesin düşersen bir vefasıza sürünürsün
O zaman bulamazsın, derdine derman olacak birisini
O zaman kuvvetten düşer, söz geçiremezsin, vefasızı
O vakit başımdan atsam da kurtulsam dersin birisine
En son pes edip, beddua edesin gelir yedi sülalesine
Hey dost, ah vah etmekle biter mi sanıyorsun bu çile
İbret olsun, düşmandan ziyade, dosttan gördüm hile
Hayatta yıllarca çekilmez dost çilesini çektim bile bile
Hayatta çektiklerimi Allah’tan başka da acep kim bile
Hey arkadaş, bak ben aklımın cezasını şiddetli çektim
Şair der, bu hususta çekenlerden ne ilk, ne de tektim
Belki faydası olur düşüncesiyle, gerekli nasihati ettim
Nasihat etmekle, vicdan azabından kurtulmuş oldum
Bayram Tunca
O Neyi hatırlatıyor
Her seferinde, benimle boyunu ölçmesi
Benim gibi konuşup, benim gibi gülmesi
Benim gibi kızması, benim gibi sevinmesi
Hatırlatıyor, her şeyiyle benim gençliğimi
Mimiklerime varıncaya kadar, takip etmesi
Benim hareketlerimi de aynen taklit etmesi
Ben büyüdüm artık, bana baba deyin demesi
Hatırlatıyor, bir baba gibi olmam gerektiğini
Onun yaramazlığı çocukluğumu hatırlatıyor
Onun çocuksu isteği gençliğimi hatırlatıyor
Hayal dünyası, çocukluğumu hatırlatmıyor
Kısaca o her şeyiyle gençliğimi hatırlatıyor
B. TUNCA/03.01.2001-15.33
Bayram Tunca
Buruk Bayram-1-
Binlerce, anne ve babalar kurbanlık oldular
Ekonomik kriz nedeniyle işinden kovuldular
Halkımız ekonomik kriz zammından boğuldular
Milletimiz de hep yalan dinlemekten yoruldular
Mazide bende kurbanlık seçilmiştim acısı içimde
Hem de, bilfiil yirmi yıllık hizmetimin neticesinde
Hem de dağ kadar ümit bağladıklarımın hükmüyle
Hem de gıyabımda yapılan mahkemenin hükmüyle
Hiç unutamam, beyaz olmasına rağmen o kağıdı
O, gıyabımda verilen, yargı heyetinin fermanıydı
Tüylerim diken diken, ümidim pare pare olmuştu
Şair bugünküler gibi ummadığı bir anda vurmuştu
Hem de ne vurulma, dost bildiklerinin kurşunuyla
Öyle bir kurşun ki daha ölmeden öldüren kurşunla
Hedefe kilitlenen roket gibi giderken vuran kurşunla
Düşmanınki olsa neyse, dost bildiklerinin kurşunuyla
Daha hâlâ o kurşunun izleri vardır kalbimin içinde
Ölsem de silinmez artık o izler kalır kalbimin içinde
Biliyorum ve görüyorum, halk geçim sıkıntısı içinde
Siyasiler de hâlâ bir şey olmamış gibi çakır keyfinde
Şair Bayramın kurbanlıklara acizane tavsiyesi şudur
Yaradan bir kapıyı kapatırken, başka bir kapıyı açar
Hani derler ya, `her işte vardır bir hayır` aynen öyle
Ben de baştan kurbanlık, sonra da şair oldum böyle
B. TUNCA/03.03.2001-12.12
Bayram Tunca
Yaşadığımız Bayram
Mevsimlerden ilkbahar, aylardan da marttır
Ekonomik kriz nedeniyle halk çok berbattır
Beş bin kişi kurban, dahası da kurbanlıktır
Devalüasyondan halkın feryadı çok yanıktır
Ekonomik kriz nedeniyle durum hiç de iyi değil
Kime sorsan, ekseriyet halinden memnun değil
Ne insanların, ne de bu yılki bayramın tadı var
Kime sorsan, her birinin binbir türlü derdi var
Ne olduysa, bayram arifesindeki o krizden oldu
Zengin daha zengin, fakir biraz daha fakir oldu
Benim gibi binlerce İnsan işinden aşından oldu
Öncekiler gibi olan yine gariban halkımıza oldu
Kimi bankaları hortumladı, kimi de hortumlattı
Hortumun büyüklüğü halkımızı hayrette baktı
Aslında halkımız pâktı, fakat hortumcular yaktı
Neticede ekonomik kriz halkımıza kor gibi yaktı
Öyle bir yaktı ki feryatları, ta arş-ı âlâlara çıktı
Meğer, ne çirkin yüzler varmış, hep ortaya çıktı
Fakat ekonomik krizin faturası, yine de halka çıktı
Halkın değil, bayram yapmak neredeyse canı çıktı
B. TUNCA/09.03.2001-12.05
Bayram Tunca
Bayram Manzaraları
Bayram yeri değil, sanki olmuş cenk yeri
Kaçan boğalar da arenaya çevirmiş o yeri
Kimi bıçak, kimi satır, kimi balta, almış elini
Kimi kurban keseceği yerde, kesmişler elini
Kimi kurbanlık, kimi de hastane yolunda
Kimi Gazinin, kimi de Niyazi`nin peşinde
Kimi yaralının, kimi de hastane peşinde
Kimi dostunun, kimi de postun peşinde
Kimi sürücüler sanki cenge gider gibi gidiyor yolda
Ya kendisi, ya da başkasına kurban ediyor sonunda
Her bayram, bilmem kaç kişi veririz trafiğe kurban
En güzel senaryo bile, geri kalırdı bu manzaradan
Bayram `bayramları ruhuna uygun kutlayalım`
Her iş gibi kurbanlarımızı da ehline kestirelim
Kurban keserken, oramızı buramızı kestirmeyelim
Bayramı arena veya cenk meydanına çevirmeyelim
B. TUNCA/09.03.2001-14.30
Bayram Tunca
Sana Vurulmuşum
Ah benim ceylan bakışlı gece kuşum
Seni gökte ararken, yerde bulmuşum
Yıllarca seni aramaktan çok yorulmuşum
Daha ilk görüşümde kalbten vurulmuşum
Sanki senin zembereğinle kurulmuşum
Sanki ben senin hamurunla yoğrulmuşum
Sanki ben senin aşkınla doyurulmuşum
Daha ilk gördüğümde kalbten vurulmuşum
Ben, senin deryana akan bir nehirdim
Sana ulaşmak için deli esen bir yeldim
Sanki eskiden ben senin için yabancı bir eldim
Ama inan ki ilk seni görüp gönül veren bendim
Seni sevdikten sonra biraz da olsa, duruldum
Bil ki sana kavuşmak için çok koşup yoruldum
Görenler tarafından mecnun musun diye soruldum
İnan, daha ilk gördüğümde sana kalbten vuruldum
B. TUNCA/10.03.2001-11.25
Bayram Tunca
Çadır Kurdum
Çadır kurdum sarı çiçek yaylasına
Tez haber salın, anasına babasına
Onu vermesinler, benden başkasına
Ne olur bekletsinler, on sekiz yaşına
Çadır kurdum yaylanın vadisine
Haber saldım o yârin validesine
Kurban olayım, o güzelin cilvesine
Hem biz birbirimizi sevdik kime ne
Çadır kurdum, yaylamın çimenine
Ayağına giymiş güzelim yemenine
Kurban olam, o yaylanın çimenine
Biz birbirimize çok sevdik kime ne
Çadır kurdum yaylada pınar başına
Daha yenice girmiş, on yedi yaşına
Kudret sürme çekmiş o hilal kaşına
Ne olur bizi ayırmayın Allah aşkına
Kilim serdim, çadırımın tabanına
Haber saldım, anasına babasına
Sakın ha, o yârimi vermesinler yabana
Onu çok seviyorum o günden bu yana
Kışları çadır kurarlar, hep engine
Versinler sevenleri kendi dengine
Pişman olmasın, aşıklar sevdiğine
Vermesinler, kimseyi sevmediğine
Çimen üstüne kilim sermişler
İki aşık, birbirlerini sevmişler
Birlikte ahd-ü peyman etmişler
Bizi ancak ölüm ayırır demişler
Kepeneği serdik çimen üstüne
Yabangüllüyle oturduk üstüne
Aşkı nakşettik yüreğimizin üstüne
Eli sevemeyiz, bu sevginin üstüne
Güzleri, çadır kurdum, o düz ovaya
Süt doldurmuş kalaylı bakır kovaya
N olur tez haber salın anaya babaya
Sevdiğim yâri gelin getirsinler obaya
Çadır kurdum yaylaya yaylaya
Yemekler pişti kaynaya kaynaya
O güzele gelin getirdik oynaya oynaya
Ne günler geçirdik güle oynaya oynaya
B. TUNCA/10.03.2001-11.05
[/color]
Bayram Tunca[color=#800080]
Anne Özlemi
Bulamadım seninki gibi sıcak bir sine
Hasretine dayanamıyor artık, bu sine
Çok aradım, bulmadım senin gibisine
Bak ağlıyo gözlerim hasretinden yine
Bulamadım, seninki gibi âşina bir sîma
Ah anam hasretin tak etti artık canıma
Rüyamda bari, bir kere gelsen yanıma
Şefkatli ellerinle, okşasaydın saçlarıma
O günkü gibi göz göze gelsem seninle
Doya doya hasret giderseydim seninle
Bel ki, o an olurdu, en güzel bayramın
Kelebek gibi uçardı o an şair Bayramın
Bulamadım, seninki gibi helal saf bir süt
Bulamadım seninki gibi arı sütü bir öğüt
Bulamadım seninki gibi gölgeli bir söğüt
Hayatın acıları oldu, bana en güzel öğüt
Hiç bulamadım senin gibi, şefkatli bakışlısını
Hiç bulamadım senin gibi, müspet bakışlısını
Bulamadım senin gibi, ince duygu nakışlısını
Göremedim senin gibi, şefkatli kalp atışlısını
Anam bulamadım seninki gibi şefkatli bir kol
İnan bulamadım sana ulaşacak başka bir yol
Hasretinden şiirler yazdım, hep böyle bol bol
Tatmin olmayıp, yıllarca çok ağladım, bol bol
Hasretin, yıllarca içimde yanan sönmez bir kor
Ah anam! sensiz ne çektim gel bir de bana sor
Ah anam! sensiz bu dünyada yaşamak çok zor
Ah anam! senden başka kim beni sinesine kor
Hayat öyle sarp öyle dikenli ki yürümek çok zor
Öyle virajlı bir patika yol ki koşmak daha da zor
Hayatta öksüz ve yetimim diye baktılar hep hor
Sensiz şu dünyada yaşamak, ölümden dahi zor
Belki bundandır, meleklerin anneleri alkışlaması
Belki de yokluğundandır, kimileri beni dışlaması
Yetimim diye, kimileri sözle, kimileri gözle dışladı
Oğlun Bayram hasretinden ekser gurbette kışladı
Bayram, gece/gündüz vuslat duası ediyor, bol/bol
Hasretinden gün geçtikçe mum gibi eriyor bol bol
Herkes anasının kıymetini iyi bilsin, onsuz çok zor
Eğer inanmıyorsan, gel de şu öksüz Bayram’a sor
B. TUNCA/30.05.2001-14.15
Bayram Tunca