BEN BENİ VURAYIM SEN SENİ (2207 Hit)
İki sen iki ben,
Yeşil çuha kare bir masada boy ölçüşelim
Soyunalım sandalyelerin omuzlarına
Tedirgin elbiselerimizi.
Sen beni al karşına ben seni
Mekanizmaları işliyor zamanın
Organizmalarımız sancılı.
İktidarını kaybetmiş dünya
Katli vaciptir törpü pasına karışmış geçmişimizin
İki şarjör sürelim ortaya önce
Ben beni vurayım sen seni.
Gerçekleşmiş düşlerimizde olmasın kirli bedenlerimiz
Parmak damgası vurulmuş alınyazımızla
Yüz yüze kalalım.
Gri bir gökdelende olsun kaldığımız oda
Pis bir kükürdü üflesin şehir ciğerlerinden
Mendilini sersin gökyüzüne bulutlar
Tertemiz bir akordeon sesi yükselsin yanımıza
Çatılar düşsün ağır ağır ıslak kaldırımlara.
Gece geçsin geniş camları
Gezinsin duvarlarımızda şehrin ayna yansımaları
Adresini arasın köşe başlarında yalnızlıklar
Taksimetre tutarları hesabımıza yazılsın
Bir eğreti bitki eğsin başını gölgesini seyretsin
Komidinin cilalı maun uçurumunda
Beyaz; tütünün sarı solgunluğunda yorgan.
Kibrit tutuşmayı beklesin tablanın yanıbaşında.
Ola ki postacı gelirse gıcırdatmayalım kapıları
Yoksul çocukluğumuzun üzüncü göndermiştir o mektupları
Bizim burada olduğumuzu onlardan başka kim bilebilir ki
Yanlış telefonlara bakmasın ellerimiz
Çalacak gibi durursa da açık bırakalım ahizeyi
Sessizliğim seni dinlesin sen sesimi.
BİR ZAMANLARIM BİR ZAMANLARIMDA .. (803 Hit)
Hani bilir misiniz, görünmez olmak, yok olmak, tüm varlığını tüm varlıklardan çekmek ister bazen insan. Kim bilir, belki yaşadıklarındaki acının sesini karşı dağa duyuramamaktan yorgun düşünce; saklanmakla, yitip gitmekle ses çıkarabileceğini sanmanın işkencesini aslında kendisine yaşattığı anlar vardır bazen insanın. Ne acı, çığlıklarının garipliğini fark ettiğinde onu susturmuştur.
İşte öyle bir andı. Sesime ağlıyordum. Acınıyordum. Yükümü yüklenmiş bir dağ yoluna çıkmıştım, zirveden kendimi bırakacaktım ufuklarıma, umudum sonsuzdu. Ayaklarım hedefe yaklaşanın o kulak ardı edilen acısıyla sızlarken 'O' nu gördüm.
Adam. Gözlerinden kan akıyordu. Zirveden bana akan ışık, geldi onun kirpiklerinde durdu. Durdum. Öylece ona baktım, sadece kirpiklerini gördüm, üzerinde benim ışığım olan kirpiklerini, ve gözleri kanıyordu.
Hiç konuşmadı, konuşmadık. Önünde bir çocuk cesedi vardı, çocuğa bakamadım, gözlerim adamın gözlerinde kalakaldım.
O bir umut yolcusuydu, zirveye beş kala bitmişti, aynı yerde bende bittim. Çöktüm yanına.
Biz ikimiz aynı zirveye doğru yol alan iki yolcuyduk, farkında olmadan onun gittiği patikadan onu takip etmiş olmalıydım, yolumun bir yerinde onun kaderi beni durdurmuştu. Tüm umudum yolumun onunla kesiştiği yerde öldü, anlam yitti, uçmak özlemi aldı başını gitti.
Ardımda bıraktığım, önümde beni bekleyen ne varsa hiçbirisi aklıma gelmiyordu, sadece onun gözlerine bakıyordum. Biliyordum, görüyordum, okuyordum tüm yarımlarını, yarımları acıyordu.
Eksik ve yarımlara lanet ettim. Ellerimi zirveye doğru açarak bağırdım,
'uçmak istemiyoruuuuuuuuuuuuummmmm'.
Bulutlar dondu, kuşlar kanat çırpmadı, dağ duymadı, sesim sustu. O sırada gözüm çocuğa ilişti, çocuk bendim.
Diz çöktüm sessizce sesime ağladım.
BİRBİRİNİ TUTUNCA (771 Hit)
O upuzun boyuyla salınan kavak
Nasıl durur ayakta dik ve mağrur olarak!
Nasıl kurumaz dalları, yemyeşil yaprakları
Güç almasa güneşten, kök salmasa toprakta.
Yağmurlar bulutlardan ayrılınca yağmaz mı,
Irmaklar kol bulmasa bir köşede kalmaz mı?
Toprak daha güçlüdür birbirini tutunca,
Akıp gidemez yosunlar kayaya sarılınca.
Kaybederse eşini yalnız kalırsa kuşlar,
Güneye giden yolu bir daha bulamazlar.
Yağmurlar bulutlardan ayrılınca yağmaz mı,
Irmaklar kol bulmasa bir köşede kalmaz mı?
Necla Maraşlı
DAĞLAR ŞAHİDİM OLSUN (803 Hit)
Dağlar şahidim olsun sende erimek istedi
Doruklarımda ayaz kesen her zerrem.
Dudaklarında ad,
İçinde can olmak istedim can.
Seninle karışmak istedi her parçam.
Necla Maraşlı
HER SEVGİ BENDEKİ KADAR MI? (1488 Hit)
Şimdi hangi kolların yalnızlığındasın bensiz?
Ağladığında gözyaşlarını öpen var mı?
Üşüdüğünde ısındığın tenden bir liman,
Her sevgi bendeki kadar mı?
Var mı kederlerini gizlice senden çalan?
Şimdi hangi kolların yalnızlığındasın bensiz?
Seninleyken sana hasretle coşan,
Çılgın kıyılarında dalgalarıyla taşan,
Yorgun sessizliğinde seni anlayan,
Bana gibi aktığın biri var mı?
Necla Maraşlı
HİÇ (942 Hit)
Hiç görmedin ki beni
Hiç sevmedin ki beni
Hiç yaşamadın ki beni
Nereden bileceksin seni
Necla Maraşlı
KÖR İKLİMLER (748 Hit)
Gözlerimde aşkın bandajı,
Tutup ellerimden,
Savurdun mahşerin ortasına.
Kör iklimlerin yaşandığı
Karanlıklarda...
Yabancıladım, yılmadım,
Seni göreyim diye.
Sen; saldın cellatları ruhundan,
Sende tanıdığım her ad adına
Bedel
Asıldım defalarca...
Acıyı her anlamdaki tadıyla
Ölümün bin manasında
Nefesledim.
Tutup yüreğimden tırnaklarınla
Söküldüm.
Fışkırdı avuçlarımdan kan,
Ciğerlerimden döküldükçe her parçam
Üredim...
Sızlanmadan yandım dört yandan
Sızılarla,
Güneşi görmek adına.
Savruldum her bir yana,
Aşktan yoğrulmuş et,
Aşktan yoğrulmuş kemik olmak adına,
Parçalandım defalarca...
Dört nala,
Kalakaldım kör iklimli karanlıklarda...
Necla Maraşlı
OYSA BİZ MAVİYİ SEVERDİK (1004 Hit)
Sen dağların ardındayken
Puslu ve siyah olmak
Acıttı göz pınarlarımı,
İçime aktı,
Yaktı.
Yollar upuzun tuzaktı.
Dağlar uzaktı, uzadıkça uzadı.
Dişliler hiç durmadan çalıştı
Un ufak oldu koca kaya parçaları
Ezildi çakıl, silindirlerin ağırlığında.
Ve hiç bitmedi
Uzağa uzağı katan yol yapımları.
Yok edildi umudun yeşili,
Siyaha sıvandı.
Ağ gibi sardı dünyayı kara
Ağ gibi sardı hasretin.
Hep siyahı görür oldum ben.
Senden.
Uzaklarda.
Puslu ve bir başıma.
Kilometreler boyunca.
Ayrılık oldu yolun adı...
Asfalt aramızda,
Sen dağların ardında...
Babil’in asma bahçelerindeki gibi
Yeşilde kaybolmalıyken asfalt,
Mısırlıların mumyaları gibi
Sakladı mavi sevdaları,
Bakışa acıyı sıvadı katran
Göz pınarlarında simsiyah.
Katar katar uzaklar puslular.
Aşkı yolların karasına esir verdik,
Oysa biz maviyi severdik.
Necla Maraşlı
OYSA BİZ MAVİYİ SEVERDİK (1004 Hit)
Sen dağların ardındayken
Puslu ve siyah olmak
Acıttı göz pınarlarımı,
İçime aktı,
Yaktı.
Yollar upuzun tuzaktı.
Dağlar uzaktı, uzadıkça uzadı.
Dişliler hiç durmadan çalıştı
Un ufak oldu koca kaya parçaları
Ezildi çakıl, silindirlerin ağırlığında.
Ve hiç bitmedi
Uzağa uzağı katan yol yapımları.
Yok edildi umudun yeşili,
Siyaha sıvandı.
Ağ gibi sardı dünyayı kara
Ağ gibi sardı hasretin.
Hep siyahı görür oldum ben.
Senden.
Uzaklarda.
Puslu ve bir başıma.
Kilometreler boyunca.
Ayrılık oldu yolun adı...
Asfalt aramızda,
Sen dağların ardında...
Babil’in asma bahçelerindeki gibi
Yeşilde kaybolmalıyken asfalt,
Mısırlıların mumyaları gibi
Sakladı mavi sevdaları,
Bakışa acıyı sıvadı katran
Göz pınarlarında simsiyah.
Katar katar uzaklar puslular.
Aşkı yolların karasına esir verdik,
Oysa biz maviyi severdik.
Necla Maraşlı
..
PAPATYANIN MEVSİMİ (1301 Hit)
Papatya falına bakacak zamanlar geçti,
Yağmur yağınca toprak kokmuyor.
Artık tükendim ben, gençliğim gitti,
Elim tutulunca kalbim durmuyor.
Damarlarımdaki kan dondu sanırım,
Deli gibi akıp birden coşmuyor.
Giysilerim gibi mat, karamsarım,
Yüzüm aynalardan bıktı, bakmıyor.
Sesim öyle çok çıkmıyor eskisi gibi,
Geleceğe ait düşlerim bitti.
"Ben onsuz ölürüm, yaşayamam ki",
Diye düşündüğüm dünler dönmüyor