Hüzün Meleği
Aşk tut beni dünya elinden
Yar adına ağıt yaktım duyulsun diye
Geçtim kendimden.
Dünya bak bana yar kalbinden
Aşk adına ateş oldum görünsün diye
İndim göklerden
Yar at beni günahlar giysimden
Ateş adına dünyaya döndüm bilinsin diye
Düştüm gözlerden
Ateş koş bana kum yağmurlarıyla
Dünya adına melek oldum konuşulsun diye
Uçtum beşiklerden
Gizem süzül bana kervanlar giderken
Düş sazına el oldum mevsimler değişirken
Döndüm ölümlerden
Çöl gel bana dökül kalbimden
Güneş adına bulut oldum yar serinlesin diye
Göründüm denizlerden
Taşlar dokunun kalbime
Düşler evimdeyim artık
Acılar adına çiçek açtım yayılsın diye
Toplandım bahçenden
Taşındım teninde...
Hüzünlü Güzel
Aşklarım vardır benim
Ne beni ne de mavili hüzünler güzelini anlatır
Bir yelkovan rüzgarıdır düşlerim
Yaşanmayan bir masalda
Güneşi hep yok olan acılarımla beni aldatır
Görünen hep gece oldu gözlerimde yanan çocuğa
Ölüp dirilen bedendim ben yalnızca
Kaçtığım köşelerde birileri bekler
Alırlar gözyaşlarımı
Yeni doğmuş denizlere dökerler
Gurbet yumakları ördüm ellerimde kalbine dair
Bütün limanların dinlenen gemilerine doğru koştum
Her vakit
Patates ve soğuk içecek
Ne de güzel giderdi aşklar sohbetinde
Yazgıya yenilen büyük sevdalardık yalnızca
Bittiği yerden geri döndü masallar
Düşlerin ressamı hep mavileri arzular
Boncuklar düşer merdivenlerden
O hep boncukları kovalar
Değişen zaman mıydı
Yoksa içi boş değişgenler mi olduk
Bütün aşklarım adına hoşçakal dünya
Sen hüzünler güzeliydin
Düşlerime mavilerle girip sonra kaybolan
İkimize
Başladığımız yerdeyiz ikimizde
Yolların ayrıldığı ve kaybolduğu
Akla kara gibiydik zaten
Yeni cevabı yok soruların
Bazen bulanık bir su bazen berrak gibi görünen
Bir dünyaydık yalnızca
Artık oyun oynamaya hiç mecalim yok
Yaradılışıma aykırıydı herşey
Gözyaşlarım beklerdi hep hep bir kenarda
Aynı başlangıçlar artık
Düşlerin ayrılıp kaybolduğu
Akla kara bir arada durmaz
Hüzün gelir sonra hayatımıza
Yalanlardı oysa bütün oyunlarımız
Hep mutlu gibi görünen
Büyümüş oyuncaklardık aslında
Artık uyku uyumaya hiç mecalim yok
Yaradılışıma aykırıydı herşey
Gözyaşlarım avuturdu beni hep bir kenarda
Farklarımız o kadar çok ki
Geceyi gündüz yapamam
Öyle büyük uçurumlar doğurdun ki
Geçecek bir köprü kuramam
Farklarımız o kadar çok ki
Gündüze gece katamam
Büyük uçurumlar doğurdun ki
Kanatlanıp uçamam.....
'kanatlanıp uçamam'
Kanrevan İçindeyim
Bağışlayın beni sevdalarım
Kendimi parçalara ayıramadım
Alın gidin korkularımı
Saçlarımı ellerinizle okşayın
Hiçbir ayrılık yeniden yaratmıyor artık beni
Alın gidin korkularımı
Saçlarımı ellerinizle okşayın
Ve bütün ayrılıklar sabah olunca alıyor nefesimi
Kan revan içindeyim gönlümün derdindeyim
Yerlerin dibindeyim kurtar ne olur
Kanrevan içindeyim yarimin peşindeyim
Cennetin izindeyim kurtar ne olur
Aşk ağır yükler bindirdi küçülen omuzlarıma
Kalplerinizden kaçtım hep
Varıp gittim en karanlıklara
Yağmur ıslak mazeretler yükledi büyüyen yangınıma
Cehennemden düştüm hep benihiç görmediler
Yağmur ıslak mazeretler yükledi büyüyen yangınıma
Seviştim ve yoruldum varıp gittim en yanlızlıklara
Kan revan içindeyim gönlümün derdindeyim
Yerlerin dibindeyim kurtar ne olur
Kan revan içindeyim yarimin peşindeyim
Cennetin izindeyim kurtar ne olur
Kenderuntanbul
Ay ağlar ben yanından giderken
Işığı söner kalbim içinde uyurken
Gel desemde duymaz olur aşk beni
Kalp ağrımda yeşiller
Açar demetlerce
Ver hayat bana düş olan aşkı kuşlar ağıtlarda
Ver hayat bana düş olan aşkı kuşlar ağıtlarda
Dillerinde kenderuntanbul
Dillerinde kenderuntanbul
Güneş ağlar kalbim yatağından uçarken
Ateşi soğur sen uykunda sayıklarken
Gel desemde açmaz olur bana çicekler
Kalp ağrımda yagmur yağmaz demetlerce
Ver hayat bana düş olan aşkı kuşlar ağıtlarda
Ver hayat bana düş olan aşkı kuşlar ağıtlarda
Dillerinde kenderuntanbul
Dillerinde kenderuntanbul
Ay ve güneş
Ebedi bir kavuşmaya yol alan iki sevgilidirler
Denizle balık
Gökyüzüyle kuş
Toprakla çiçek
Bulutla yağmur gibi
Aralanır kapılar sabaha çalan akşamlarda
Yine aynı harfler yanyana gelir
Acıyan dudaklarda
Ver hayat bana düş olan aşkı kuşlar ağıtlarda
Ver hayat bana düş olan aşkı kuşlar ağıtlarda
Dillerinde kenderuntanbul
Dillerinde kenderuntanbul
Kış Ve Hüzün
Dünümden bugüne kalan sadece bir kış
Zaman öyle zor ki yanımda ol sen
Girdiğim kavgalar baktığım aynalar
Neden hiç büyümez içimde çocuklar
Yanımda ol ki gücüm çoğalsın
Yanımda ol ki sesim dağılsın
Sözünden içime kalan geceyi örttüm
Çünkü ardımda gezen takvimler vardı
Bilemedim yaşanan hangimizin düşü
Şimdi dudaklarında kurumuş gül tadı
Yanımda ol ki gücüm çoğalsın
Yanımda ol ki sesim dağılsın
Zaman öyle uzak ki
Kopunca Birbirimizden
Kıpırtısız bir deniz
Upuzun bir gece
Hangisi daha derin bu bilmece
Şu yıldız bir gemi
Bak bu ay ne sessiz
Hangimiz daha deli bu gece?
Kopunca biribirimizden ve herşeyden
Farkedemedik
Sen duvarlar ördün
Bak ben çözüldüm
Bizler mi değiştik bu bilmece
Bu ellerin senin
Şu güneş ne uzak
Hangimiz daha biziz bu rolde?
Kopunca biribirimizden ne herşeyden
Farkedemedik
Ben bir şarkı yazdım
Bir kuş havalandı
Sen türkü söyledin bütün gece
Kopunca birbirimizden ve herşeyden
Kuş Dünya Kelebek Ve Çiçek
Kuş dünya kelebek ve çiçek
Döküldü dünden kalan küller
Gecenin yeldeğirmeni kollarında
Ayrıntılar bir bir şekillendi
Renk verdi kırılan gül bebekler
Yol aldı gençliğim
Dağlara kar oldu
Uçtu uçtu dünya kuş oldu
Bulutlarda kaldı ak şarkılar
Gönlüme düşkün oldu yar
Düşlerde büyüdü gülbahar
Yaşlandı uykumu aştı dört duvar
Yol aldı gençliğim
Kalplere gün doğdu
Manzaralar
Kuşlar içimden bir de dışımdan
Yani tarihten gelen alışkanlıktan
Uçtular hep uçtular
Aşklar elimden bir de dilimdin
Yani yürekten gelen ateşlerden
Doğdular hep doldular
Düşler ateşten bir de güneşten
Yani kaderden gelen öykülerden
Kaçtılar hep kaçtılar
Güller ölümden bir de dirimden
Yani doğuştan gelen güzellikten
Korktular hep korktular
Düşler, düşlükler, bir de düşkünlükler
İçimden dışıma akan cennetlikler
Kuşlara gönülden aşık oldular
Kanatlar açıldı, ateşler yakıldı
Uçan gökyüzüne şekerden takılar takıldı
Öfkeler duruldu, öyküler yoruldu
Uyuyan kraliçem düşünde vuruldu
Cennetlik oldu
Masallarım Biter
Yelkenler geçer ak denizlerden
Maviler büyür
Derin düşlerimde, yerin diplerinde
Bir kuş uçar yele
Masallarım biter
Titretir tenimi gecenin ayazı
Şarkımın melekleri
Korurlar yatağımı, öper yanağımı
Bir kuş konar yele
Masallarım biter
Ölümdür var eden gözü yaşlı aşıkları
Yıkanır dualar
Tanrı verir oyunları
Gülerek bakarlar başım döner ağlarlar
Oyuncular
Hikayem karadır saçlarından düşer
Düşlerin ressamı hep, mavileri seçer
Göğün limanında
Bir kuş ölür yele
Masallarım biter