04-10-2008, 12:36 AM
Silinemez Gerçekler
Bizi hiçbir millet hiçbir toplum anlayamaz. Kırk yıl yatarız, yerimizden bile kalkmayız herkes derki bunlar bir şey yapamaz. Sonra aniden zor duruma düşeriz ve 40 yılın işini 1 günde yaparız. Çanakkale de böyle oldu 300 sene galip olduğumuz, savaş yok ama İstanbul a başkentimize, canımıza, kalbimize hançer sokmak istediler. Bunlar bir şey yapamaz dediler o güne kadar dünyanın gördüğü en büyük donanmayla geldiler 40 yıl uğraşarak yaptıkları batırılamaz dedikleri gemiyi 250 kiloluk top mermisini tek başına kaldırıp topa süren göz kararıyla nişan alan hesap kitap bilmeyen bir Türk batırdı. Hâlbuki bu gelişlerinde 300 seneden beri ağızlarında sakız ettikleri Şark meselsini çözeceklerdi. Daha öncede çok uğraşmışlardı, haçlı seferleriyle tüm Avrupa birleşip güçsüz Selçuklunun üstüne yürüdüler, Osmanlının üstüne yürüdüler. Baktılar ki 1 Türk dünyaya bedel. Bundan sonraki haçlı seferlerini İtalya’nın Messina kentinden, onların değimiyle Akdeniz’in kapısından yaptılar. Ama şark meselesini de hep güttüler. Balkanlara nifak tohumları ektiler önce ekonomimizi ele geçirdiler sonra inançlarımızla oynadılar ama yine olmadı. İşte son adımdı, Türkler hiç bu kadar güçsüz olmamışlardı. İşte Yüzyıllardır bekledikleri fırsat ellerine geçmişti ama yine beceremediler. Sonra malumunuz Almanya savaştan çekildi ve de Osmanlı Sevr’i imzalandı. Tamam dediler şark sorunu çözüldü. Yüzyıllardır savaşlarla yapamadığımızı antlaşmalarla becerdik bitti bu iş artık Avrupa’da Türk mürk kalmayacak dediler. Ama baktılar ki hiç beklenmedik bir şey bir subay Anadolu’ya kaçmış hemde padişahtan aldığı çok geniş yetkilerle bir şeyler yapmaya çalışıyor bir şey yapamaz dediler geri çağırın idam edin dediler. Kazım Karabekir’i kellesini alması için (Güya) gönderdiler. Bir baktılar ki Karabekir paşada biat etmiş. Küllerinin arasından yine doğuyor Türk ve fark ettiler ki uyuyan bir devi uyandırmışlar. Ellerinde yeterli güç kalmamış bir maşa lazım Megaloidea denen 600 senelik bir safsataya inanan Yunanistan hemen yanı başlarında, maşada bulunmuştu 220 bin kişilik yunan ordusunu 150 bin kişilik çiftçi ordusuyla durdurduk çok ünlü bir sözü var Fransız bir diplomatın asla kağnı kamyonu yenemez biz bunun olabileceğini öğrettik beyler.
Biz Yunana Yüzmeyi öğrettik beyler.
Gırgıra vurayım biraz ama hepsi geçeklerdir sadece anlatım biraz komik olsun dedim.
Atilla Orta Asya’dan Göçe başladı geniş Rusya düzlüklerinden hazar denizi kıyıların geçti ve bugün ki Almanya’ya ulaştı ve o zamanki Türk anlayışı " Gözümün gördüğü her yer benimdir " baktı ki 3–5 salak toprakla oynuyor döndü hemen yanındaki Tarkan'a( Eski Türklerde Asayişten sorumlu görevlinin adı polis jandarma gibi ) "- bunlar benim toprağımla benden izinsiz nasıl oynuyorlar" dedi o da - "hakanım onlar bir şeyler ekmeye çalışıyor tarımla uğraşıyorlar" dedi. Atilla -" Tarım böyle yapılmaz bunların ürettikleri üründen kendi karınları doymaz katın bunları piyade olarak orduya" der. İşte bu savaşmayı da bilmeyen tarımı bile bilmeyen toplamacılık yapan hala taş devrinde kalan bu insanlara temizlik nedir, tarım nedir, savaş nedir öğreten biziz. Atilla o Çiftçilerle o güne kadar yenilmeyen Roma imparatorluğunu 2 ye böldü. Birini de yıktı. Sonra bu Çiftçiler bir devlet kurdu aradan asırlar geçti Atilla’nın torunları Anadolu’dan Ekmek parası derdine buraya geldi sonra bu çiftçiler bu insanlara siz tarımı bile beceremiyorsunuz dedi ne kadar ilginç değil mi?
Aradan yıllar geçti asırlar geçti Orta Asya’dan bir beylik Semerkant’a göç etti bunlar Müslümanlıkla tanıştı İslam’la şereflendiler sonra dediler ki dedemiz Atilla’nın yarım kalan bir işi var Roma imparatorluğunun yarısını yıkmıştı vasiyeti vardı peygamberde övmüş İstanbul’u alan kumandanı askeri hem atamız Atilla’nın ruhu şad olur hem de Peygamberin duasına nail oluruz deyip. Dalmışlar Anadolu’ya Zaten dalış o dalış hala çıkmadık. Sonrası malum Gemileri karadan Yürüttük feodal çağı bitirdik.... Biz geminin sadece denizde gidemeyeceğini öğrettik beyler...
sonra ilk uçan insan ilk denizaltı ilk modern tıp bilimi kaşıktan çatala yıkanmaktan tuvalete pantolona................... Hepsi bizim eserimiz şimdi soruyorum siz İngiltere olsanız istermisiniz, anlatırmısınız bunca kahramanlıkla dolu bir Türk tarihi İngiliz çocuklarına adamlar ne yapsınlar tüm dünyayı fethetmişiz her şeyde biz varız bunları engellemek saklamak istemeleri normal.
Her neyse son olarak ta Kıbrıs Çıkarması ABD ve Avrupa devletlerinin ambargosu 1 senede yeniden ordunun donanmasını inşa eden bir Türk milleti. Bizi var yâda yok saysınlar fark etmez biz dünya üzerine Türk adını çok öncelerde kazıdık onların silmeye gücü yetmez.
Bizi hiçbir millet hiçbir toplum anlayamaz. Kırk yıl yatarız, yerimizden bile kalkmayız herkes derki bunlar bir şey yapamaz. Sonra aniden zor duruma düşeriz ve 40 yılın işini 1 günde yaparız. Çanakkale de böyle oldu 300 sene galip olduğumuz, savaş yok ama İstanbul a başkentimize, canımıza, kalbimize hançer sokmak istediler. Bunlar bir şey yapamaz dediler o güne kadar dünyanın gördüğü en büyük donanmayla geldiler 40 yıl uğraşarak yaptıkları batırılamaz dedikleri gemiyi 250 kiloluk top mermisini tek başına kaldırıp topa süren göz kararıyla nişan alan hesap kitap bilmeyen bir Türk batırdı. Hâlbuki bu gelişlerinde 300 seneden beri ağızlarında sakız ettikleri Şark meselsini çözeceklerdi. Daha öncede çok uğraşmışlardı, haçlı seferleriyle tüm Avrupa birleşip güçsüz Selçuklunun üstüne yürüdüler, Osmanlının üstüne yürüdüler. Baktılar ki 1 Türk dünyaya bedel. Bundan sonraki haçlı seferlerini İtalya’nın Messina kentinden, onların değimiyle Akdeniz’in kapısından yaptılar. Ama şark meselesini de hep güttüler. Balkanlara nifak tohumları ektiler önce ekonomimizi ele geçirdiler sonra inançlarımızla oynadılar ama yine olmadı. İşte son adımdı, Türkler hiç bu kadar güçsüz olmamışlardı. İşte Yüzyıllardır bekledikleri fırsat ellerine geçmişti ama yine beceremediler. Sonra malumunuz Almanya savaştan çekildi ve de Osmanlı Sevr’i imzalandı. Tamam dediler şark sorunu çözüldü. Yüzyıllardır savaşlarla yapamadığımızı antlaşmalarla becerdik bitti bu iş artık Avrupa’da Türk mürk kalmayacak dediler. Ama baktılar ki hiç beklenmedik bir şey bir subay Anadolu’ya kaçmış hemde padişahtan aldığı çok geniş yetkilerle bir şeyler yapmaya çalışıyor bir şey yapamaz dediler geri çağırın idam edin dediler. Kazım Karabekir’i kellesini alması için (Güya) gönderdiler. Bir baktılar ki Karabekir paşada biat etmiş. Küllerinin arasından yine doğuyor Türk ve fark ettiler ki uyuyan bir devi uyandırmışlar. Ellerinde yeterli güç kalmamış bir maşa lazım Megaloidea denen 600 senelik bir safsataya inanan Yunanistan hemen yanı başlarında, maşada bulunmuştu 220 bin kişilik yunan ordusunu 150 bin kişilik çiftçi ordusuyla durdurduk çok ünlü bir sözü var Fransız bir diplomatın asla kağnı kamyonu yenemez biz bunun olabileceğini öğrettik beyler.
Biz Yunana Yüzmeyi öğrettik beyler.
Gırgıra vurayım biraz ama hepsi geçeklerdir sadece anlatım biraz komik olsun dedim.
Atilla Orta Asya’dan Göçe başladı geniş Rusya düzlüklerinden hazar denizi kıyıların geçti ve bugün ki Almanya’ya ulaştı ve o zamanki Türk anlayışı " Gözümün gördüğü her yer benimdir " baktı ki 3–5 salak toprakla oynuyor döndü hemen yanındaki Tarkan'a( Eski Türklerde Asayişten sorumlu görevlinin adı polis jandarma gibi ) "- bunlar benim toprağımla benden izinsiz nasıl oynuyorlar" dedi o da - "hakanım onlar bir şeyler ekmeye çalışıyor tarımla uğraşıyorlar" dedi. Atilla -" Tarım böyle yapılmaz bunların ürettikleri üründen kendi karınları doymaz katın bunları piyade olarak orduya" der. İşte bu savaşmayı da bilmeyen tarımı bile bilmeyen toplamacılık yapan hala taş devrinde kalan bu insanlara temizlik nedir, tarım nedir, savaş nedir öğreten biziz. Atilla o Çiftçilerle o güne kadar yenilmeyen Roma imparatorluğunu 2 ye böldü. Birini de yıktı. Sonra bu Çiftçiler bir devlet kurdu aradan asırlar geçti Atilla’nın torunları Anadolu’dan Ekmek parası derdine buraya geldi sonra bu çiftçiler bu insanlara siz tarımı bile beceremiyorsunuz dedi ne kadar ilginç değil mi?
Aradan yıllar geçti asırlar geçti Orta Asya’dan bir beylik Semerkant’a göç etti bunlar Müslümanlıkla tanıştı İslam’la şereflendiler sonra dediler ki dedemiz Atilla’nın yarım kalan bir işi var Roma imparatorluğunun yarısını yıkmıştı vasiyeti vardı peygamberde övmüş İstanbul’u alan kumandanı askeri hem atamız Atilla’nın ruhu şad olur hem de Peygamberin duasına nail oluruz deyip. Dalmışlar Anadolu’ya Zaten dalış o dalış hala çıkmadık. Sonrası malum Gemileri karadan Yürüttük feodal çağı bitirdik.... Biz geminin sadece denizde gidemeyeceğini öğrettik beyler...
sonra ilk uçan insan ilk denizaltı ilk modern tıp bilimi kaşıktan çatala yıkanmaktan tuvalete pantolona................... Hepsi bizim eserimiz şimdi soruyorum siz İngiltere olsanız istermisiniz, anlatırmısınız bunca kahramanlıkla dolu bir Türk tarihi İngiliz çocuklarına adamlar ne yapsınlar tüm dünyayı fethetmişiz her şeyde biz varız bunları engellemek saklamak istemeleri normal.
Her neyse son olarak ta Kıbrıs Çıkarması ABD ve Avrupa devletlerinin ambargosu 1 senede yeniden ordunun donanmasını inşa eden bir Türk milleti. Bizi var yâda yok saysınlar fark etmez biz dünya üzerine Türk adını çok öncelerde kazıdık onların silmeye gücü yetmez.