04-04-2008, 07:23 PM
İtalyan sinema yıldızı Cardinale İstanbul'da
Ünlü yıldız, ''27. Uluslararası İstanbul Film Festivali'' çerçevesinde İstanbul'a geldi.
04.04.2008 17:46
İtalyan sinemasının yıldızı Claudia Cardinale, ''27. Uluslararası İstanbul Film Festivali'' çerçevesinde İstanbul'a geldi.
Festivalin bu akşamki açılış töreninde kendisine, İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı (İKSV) tarafından ''Yaşam Boyu Başarı Ödülü'' verilecek olan Cardinale, The Marmara Otel'de, İKSV Başkanı Şakir Eczacıbaşı ve sinema eleştirmeni Alin Taşçıyan ile basın mensuplarının soruları yanıtladı.
İtalyan sinemasının sihirli ve ışık saçan bir döneminde oyunculuk hayatına başladığını için çok şanslı olduğunu söyleyen Cardinale, 50 yıldır sinemanın içinde olduğunu ve usta yönetmenlerle çalışmanın kendisine çok şey öğrettiğini ifade etti.
''Oyunculuk kariyerine başlarken hedefiniz neydi?'' şeklindeki soruya Cardinale, ''Yaptığım bir belgesel ödül almıştı. Sonra Kültür Bakanlığı yetkilileri kapıma dayandı. Ben reddettikçe daha fazla talep oldu, karşı koyamadım'' yanıtını verdi. Cardinale, şu ana kadar 100 filmde rol aldığını ifade etti.
Claudia Cardinale, bir zamanlar dünyanın odak noktası olan İtalyan sinemasında yaşanan düşüşün sebebi hakkında da şunları söyledi:
''Bu düşüşün nedeni, artık risk alan yapımcıların ortaya çıkmaması. Eskiden paramız yoktu. Teknik ekip çok kısıtlıydı. Hemen her şeyi kendimiz yapardık. Bir maceraydı. Sinema bir maceradır, macera olmazsa işe yaramaz.''
Luchino Visconti gibi ünlü yönetmenlerle çalışmanın kendisine çok şey
kattığını anlatan Cardinale, ''Visconti, benim için bir hocaydı. Benim için 'okşanacak bir kedi ama dikkat edin her an pantere dönüşebilir' derdi. Kırılgan bir insansanız bu mesleği yapmamanız gerekir, içinizden gelen bir güç olması gerekir'' diye konuştu.
Bir zamanlar, sinemanın güzel kadınları arasında yer alan Brigitte Bardot ile arasındaki rekabet hakkında yorumu sorulan Cardinale, ''Les Pétroleuses'' filminde Brigitte Bardot ile rol aldıklarını ve çok iyi anlaştıklarını, aralarında problem yaşanmadığını anlattı. Kendi filmleri içinde en çok keyif aldığı ve zorlandığı filmlerin sorulması üzerine Cardinale, ''Benim hoşuma giden şey, kamera önünde dönüşüm geçirmek. Çocukken çok utangaçtım ve pek konuşmazdım. Kamera önünde prenses de oldum halktan biri de İtalyan da oldum başka bir ülkeden bir insan da. Beni ilgilendiren bu dönüşümdür'' diye konuştu.
Boğuk sesi ile ünlenmiş olmasını nasıl değerlendirdiğinin sorulması
üzerine de Cardinale, annesi Fransız olduğu için Tunus'tan İtalya'ya
gelinceye dek İtalyanca bilmediğini, sonra Fransız aksanı yüzünden
filmlerinde kendini seslendiremediğini ifade ederek, yönetmen Federico
Fellini'nin kendisine sesini kullanma fırsatı verdiğini ve bu sesle öne
çıktığını anlattı.
Türk sineması hakkında çok fazla bilgisi olmadığını söyleyen Cardinale,
Ferzan Özpetek'in İtalya'da çok iyi tanındığını, kendisini kişisel
olarak tanımamakla birlikte Özpetek'in filmlerini beğendiğini söyledi.
27. Uluslararası İstanbul Film Festivalinin önemine değinen Cardinale,
''Festival, Türk sinemasının dünyaca tanınmasını sağlıyor. Ben de
Paris'e gidince sık sık söz edeceğim bundan'' dedi.
İstanbul'a yıllar önce geldiğini, ancak hafızasında bir şey kalmadığını
söyleyen Cardinale, şehri henüz gezemediğini, ancak İstanbul'da havanın
güzel olmasının çok sevindirici olduğunu ifade etti.
Cardinale, İstanbul Film Festivali çerçevesinde yarın, baş rolünde
oynadığı Luchino Visconti'nin ünlü filmi ''Leopar''ın Emek Sinemasında
yapılacak gösterimine katılacak.
Tunus doğumlu İtalyan aktris, ''Tunus'un En Güzel Kızı'' seçilerek henüz
18 yaşındayken sinema kariyerine başladı. Marcello Mastroianni ile
Fellini'nin ''8 1/2'' adlı filminde baş rolleri paylaşarak dünya çapında
bir hayran kitlesine sahip oldu.
Blake Edwards'ın ''Pembe Panter'', Rock Hudson'un ''Kapalı Gözler'',
Tony Curtis'in ''Don't Make Waves'' ve Richard Brooks'un ''The
Professionals'' filmlerinde rol alan Cardinale, Sergio Leone'nin
başyapıtı ''Bir Zamanlar Batı'' filmiyle sinemanın unutulmaz isimleri
arasına girdi.
Ünlü yıldız, ''27. Uluslararası İstanbul Film Festivali'' çerçevesinde İstanbul'a geldi.
04.04.2008 17:46
İtalyan sinemasının yıldızı Claudia Cardinale, ''27. Uluslararası İstanbul Film Festivali'' çerçevesinde İstanbul'a geldi.
Festivalin bu akşamki açılış töreninde kendisine, İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı (İKSV) tarafından ''Yaşam Boyu Başarı Ödülü'' verilecek olan Cardinale, The Marmara Otel'de, İKSV Başkanı Şakir Eczacıbaşı ve sinema eleştirmeni Alin Taşçıyan ile basın mensuplarının soruları yanıtladı.
İtalyan sinemasının sihirli ve ışık saçan bir döneminde oyunculuk hayatına başladığını için çok şanslı olduğunu söyleyen Cardinale, 50 yıldır sinemanın içinde olduğunu ve usta yönetmenlerle çalışmanın kendisine çok şey öğrettiğini ifade etti.
''Oyunculuk kariyerine başlarken hedefiniz neydi?'' şeklindeki soruya Cardinale, ''Yaptığım bir belgesel ödül almıştı. Sonra Kültür Bakanlığı yetkilileri kapıma dayandı. Ben reddettikçe daha fazla talep oldu, karşı koyamadım'' yanıtını verdi. Cardinale, şu ana kadar 100 filmde rol aldığını ifade etti.
Claudia Cardinale, bir zamanlar dünyanın odak noktası olan İtalyan sinemasında yaşanan düşüşün sebebi hakkında da şunları söyledi:
''Bu düşüşün nedeni, artık risk alan yapımcıların ortaya çıkmaması. Eskiden paramız yoktu. Teknik ekip çok kısıtlıydı. Hemen her şeyi kendimiz yapardık. Bir maceraydı. Sinema bir maceradır, macera olmazsa işe yaramaz.''
Luchino Visconti gibi ünlü yönetmenlerle çalışmanın kendisine çok şey
kattığını anlatan Cardinale, ''Visconti, benim için bir hocaydı. Benim için 'okşanacak bir kedi ama dikkat edin her an pantere dönüşebilir' derdi. Kırılgan bir insansanız bu mesleği yapmamanız gerekir, içinizden gelen bir güç olması gerekir'' diye konuştu.
Bir zamanlar, sinemanın güzel kadınları arasında yer alan Brigitte Bardot ile arasındaki rekabet hakkında yorumu sorulan Cardinale, ''Les Pétroleuses'' filminde Brigitte Bardot ile rol aldıklarını ve çok iyi anlaştıklarını, aralarında problem yaşanmadığını anlattı. Kendi filmleri içinde en çok keyif aldığı ve zorlandığı filmlerin sorulması üzerine Cardinale, ''Benim hoşuma giden şey, kamera önünde dönüşüm geçirmek. Çocukken çok utangaçtım ve pek konuşmazdım. Kamera önünde prenses de oldum halktan biri de İtalyan da oldum başka bir ülkeden bir insan da. Beni ilgilendiren bu dönüşümdür'' diye konuştu.
Boğuk sesi ile ünlenmiş olmasını nasıl değerlendirdiğinin sorulması
üzerine de Cardinale, annesi Fransız olduğu için Tunus'tan İtalya'ya
gelinceye dek İtalyanca bilmediğini, sonra Fransız aksanı yüzünden
filmlerinde kendini seslendiremediğini ifade ederek, yönetmen Federico
Fellini'nin kendisine sesini kullanma fırsatı verdiğini ve bu sesle öne
çıktığını anlattı.
Türk sineması hakkında çok fazla bilgisi olmadığını söyleyen Cardinale,
Ferzan Özpetek'in İtalya'da çok iyi tanındığını, kendisini kişisel
olarak tanımamakla birlikte Özpetek'in filmlerini beğendiğini söyledi.
27. Uluslararası İstanbul Film Festivalinin önemine değinen Cardinale,
''Festival, Türk sinemasının dünyaca tanınmasını sağlıyor. Ben de
Paris'e gidince sık sık söz edeceğim bundan'' dedi.
İstanbul'a yıllar önce geldiğini, ancak hafızasında bir şey kalmadığını
söyleyen Cardinale, şehri henüz gezemediğini, ancak İstanbul'da havanın
güzel olmasının çok sevindirici olduğunu ifade etti.
Cardinale, İstanbul Film Festivali çerçevesinde yarın, baş rolünde
oynadığı Luchino Visconti'nin ünlü filmi ''Leopar''ın Emek Sinemasında
yapılacak gösterimine katılacak.
Tunus doğumlu İtalyan aktris, ''Tunus'un En Güzel Kızı'' seçilerek henüz
18 yaşındayken sinema kariyerine başladı. Marcello Mastroianni ile
Fellini'nin ''8 1/2'' adlı filminde baş rolleri paylaşarak dünya çapında
bir hayran kitlesine sahip oldu.
Blake Edwards'ın ''Pembe Panter'', Rock Hudson'un ''Kapalı Gözler'',
Tony Curtis'in ''Don't Make Waves'' ve Richard Brooks'un ''The
Professionals'' filmlerinde rol alan Cardinale, Sergio Leone'nin
başyapıtı ''Bir Zamanlar Batı'' filmiyle sinemanın unutulmaz isimleri
arasına girdi.