03-31-2008, 10:13 PM
UĞRAŞMAYIN UYKUMUZLA!
Independent gazetesinin haberine göre bu keşif, bazı insanların gece geç saatlere kadar uyanık kalabilmelerinin sebebini de genler yoluyla açıklamış oluyor.
Uykunun sırrı çözülüyor
Araştırmacılar bu keşfin, uykunun kimyasal temelini anlamada büyük yararlar sağlayacağını ve bu sayede etkili uyku ilaçları
geliştirilebileceğini umduklarını belirtiyor.
Genlerin uyku üzerindeki etkisi
Araştırma sonucuna göre bu gen, potasyum iyonlarının beynin uykuyu da idare eden kritik bölgelerine akışını düzenleyen biyokimyasal kanalları kontrol ediyor. Çalışmayı yürüten Wisconsin-Madison Üniversitesi bilim adamları, ilk kez tek bir genin uyku üzerindeki etkisinin kanıtlandığını belirterek, araştırmanın beynin kimyasal yapısını değil beyindeki potasyum kanallarını etkileyecek yeni bir bileşim oluşturma imkanı sunduğunu ifade etti.
Meyve sinekleri de insanlar gibi
'Nature' dergisinde yayınlanan çalışmada, genetik değişimin meyve sineklerinin uyku alışkanlıklarını nasıl etkilediği inceleniyor. Araştırma sonucuna göre, meyve sinekleri de tıpkı insanlar gibi günde altı ile 12 saat uykuya ihtiyaç duyuyor ve yeterli uyku uyuyamadıklarında stres belirtileri gösteriyor. Ancak bir genlerinde yapılan değişiklikle sinekler birkaç saatlik uykuyla bile günlerini stressiz geçirebiliyor. Bununla beraber, az uyuyan sineklerin normal sinekler kadar uzun yaşamadığı da tespit edildi.
İnsanlara uyarlanma ihtimali var
Yapılan testlerde, bu sineklerin normal sineklerden farklı hareket etmediklerinin ortaya çıkması üzerine bilim adamları sonuçların insanlara da uyarlanma ihtimalini gündeme getirdi. Bilim adamlarına göre, bu gen potasyum kanallarını kontrol ederek vücudun derin uykuya mı yoksa hafif uykuya mı geçeceğine karar veriyor. Mutasyon sonucunda ise potasyum iyonlarının beyindeki sinir hücresi zarlarının içinde bulunan kanallardan serbestçe geçişi engelleniyor.
Uyku ihtiyacı ortadan kaldırılabilir
Projeyi yürüten bilim adamları, insanların da aynı tür genlere ve potasyum kanallarına sahip olduğunu belirterek potasyum kanallarının denetim altında tutularak, uzun uykuya olan ihtiyacın ortadan kaldırılabileceğini ileri sürdü.
Independent gazetesinin haberine göre bu keşif, bazı insanların gece geç saatlere kadar uyanık kalabilmelerinin sebebini de genler yoluyla açıklamış oluyor.
Uykunun sırrı çözülüyor
Araştırmacılar bu keşfin, uykunun kimyasal temelini anlamada büyük yararlar sağlayacağını ve bu sayede etkili uyku ilaçları
geliştirilebileceğini umduklarını belirtiyor.
Genlerin uyku üzerindeki etkisi
Araştırma sonucuna göre bu gen, potasyum iyonlarının beynin uykuyu da idare eden kritik bölgelerine akışını düzenleyen biyokimyasal kanalları kontrol ediyor. Çalışmayı yürüten Wisconsin-Madison Üniversitesi bilim adamları, ilk kez tek bir genin uyku üzerindeki etkisinin kanıtlandığını belirterek, araştırmanın beynin kimyasal yapısını değil beyindeki potasyum kanallarını etkileyecek yeni bir bileşim oluşturma imkanı sunduğunu ifade etti.
Meyve sinekleri de insanlar gibi
'Nature' dergisinde yayınlanan çalışmada, genetik değişimin meyve sineklerinin uyku alışkanlıklarını nasıl etkilediği inceleniyor. Araştırma sonucuna göre, meyve sinekleri de tıpkı insanlar gibi günde altı ile 12 saat uykuya ihtiyaç duyuyor ve yeterli uyku uyuyamadıklarında stres belirtileri gösteriyor. Ancak bir genlerinde yapılan değişiklikle sinekler birkaç saatlik uykuyla bile günlerini stressiz geçirebiliyor. Bununla beraber, az uyuyan sineklerin normal sinekler kadar uzun yaşamadığı da tespit edildi.
İnsanlara uyarlanma ihtimali var
Yapılan testlerde, bu sineklerin normal sineklerden farklı hareket etmediklerinin ortaya çıkması üzerine bilim adamları sonuçların insanlara da uyarlanma ihtimalini gündeme getirdi. Bilim adamlarına göre, bu gen potasyum kanallarını kontrol ederek vücudun derin uykuya mı yoksa hafif uykuya mı geçeceğine karar veriyor. Mutasyon sonucunda ise potasyum iyonlarının beyindeki sinir hücresi zarlarının içinde bulunan kanallardan serbestçe geçişi engelleniyor.
Uyku ihtiyacı ortadan kaldırılabilir
Projeyi yürüten bilim adamları, insanların da aynı tür genlere ve potasyum kanallarına sahip olduğunu belirterek potasyum kanallarının denetim altında tutularak, uzun uykuya olan ihtiyacın ortadan kaldırılabileceğini ileri sürdü.