Pelin Karahan Fan

Tam Versiyon: Çocuk Psikolojisi
Şu anda tam olmayan bir versiyonun içeriğine bakıyorsunuz. Tam versiyona bakınız.
Çocuk Psikolojisi

--------------------------------------------------------------------------------
DİNLEMEK SEVGİNİN GÖSTERGESİDİR....

Bir çocuğu disiplin etmenin pek çok yöntemi vardır. Bunlardan bir tanesi çocuğu dinlemektir.

Çoğu zaman meşgul bir anne yada baba çocuklarının farkına varmaz ve dinlemeden geçiştirir. Çocuklar kendilerini sürekli kulak ardı eden, dinlemeyen yada ciddiye almayan meşgül bir ebeveyn karşısında, seslerini duyurmak için aşağıdaki iki seçenekten birini uygularlar. Bu seçeneklerin ikisi de istenmeyen durumlardır:

1. Çocuk denemekten vazgeçer ve içine kapanır, çevresi ile iletişim kuramayan bir kişi olur. Bu çocuğun zihin gelişimini, kişiliğini, yeteneklerini ve kendine güvenini etkiler.

2. Çocuk yaramazlık yaparak başka türlü ulaşamadığı dikkati üzerine çekmeye çalışır. Çocuk amacına ulaşır ve büyüklerin dikkatini çeker ama aynı zamanda cezalandırılmasına yol açar.


Neden Dinlemek Önemli

1. Hiç bir şey insanın sevildiğini ve önemsendiğini bu kadar etkili olarak hissettirmez. Çocuğunuz ile zaman geçirmek için özel imkanlar yaratmaya çalışın. 10 dakika bile olsa çocuğunuza ilgili ve yargısız bir arkadaş olmak büyük fark yaratır. Bu süre içinde çocuğunuzun isteyeceği her hangi bir konuyu konuşmaya yada her hangi bir aktiviteyi yapmaya hazırlıklı olun. Unutmayın bu sizin değil çocuğunuzun isteklerini yerine getireceğiniz bir an olmalı.

2. Dinlemek diğer insanların duygularını anlamanızı ve daha duyarlı olmanızı sağlar. Çocuğunuz ile konuşma alışkanlığını doğduğu andan itibaren bir hobi haline getirin. Söyledikleriniz hakkında düşüncelerini sizinle paylaşması için destek olun. Evet-hayır cevabı vereceği sorulardan kaçının. Bunun yerine çocuğun hayal gücünü çalıştıracak yada duygularını gözlemleyebileceğiniz sorular sormaya gayret edin. Çocuğunuzu küçük yaştan itibaren karar mekanizmasına dahil edin ve sizinle birlikte bazı kararlara katılmasını sağlayın.

3. Dinlemek duygusal sıkıntıları azaltır. Çocuğunuz ile anlayabileceği bir dil ile iletişim kurmaya özen gösterin. Sağlıklı ve doğru yöntemlerle kızgınlığınızı ifade etmeye çalışın. Çocuğunuzu suçlamayın ve sözlü saldırıdan kaçının. Bunun yerine sizi kızdıranın ne olduğunu açıklayın. Konuşurken ‘Sen’ yerine ‘Ben’ ile başlayan cümleler kurmaya dikkat edin. Çocuğun karakterine yönelik yargılarda bulunmayın, bunun yerine yaptığı davranışa yoğunlaşın. Utandırıcı sorular sormaktan ve sarkastik yorumlardan kaçının, çünkü bu tür yaklaşımlar çocuğun kendine güvenini yok eder ve kendini korumaya çalışmasına yol açar. Son olarak unutmayın çocuklar gördüklerini ve duyduklarını kopyalarlar.

4. Dinlemek sağlıksız konuşmaların tekrarlanmasını engeller. Herkesin duyguları önemlidir. Çocuğunuza söyleyeceklerine önem verdiğinizi ve saygı duyduğunuzu gösterin. Herkes umursamayan bir insan yerine kendisini anlayan bir insanı dinlemeyi tercih eder.

5. Dinlemek çocukların daha duyarlı ve sorumluluk sahibi insanlar olmalarını sağlar. Saygı ile dinleyin. Çocukların önem verdiği konular büyüklerinkinden farklıdır ama yaşadıkları duygular aynıdır. Çocuğunuza duygularını ve düşüncelerini (onu utandırmadan, yargılamadan, onunla alay etmeden yada gülmeden) özgürce anlatabilmeleri için imkan verin. Çocuğunuzu iyi bir şekilde dinlemek sevginizi ve önem verdiğinizi göstermenin en önemli adımıdır. Dinleyen ve ciddiye alan bir büyük ile konuşabilen bir çocuk kendisini tanımayı başarır ve kendini geliştirmeyi öğrenir.

6. Dinlemek çocuğun hayat boyu kullanacağı iletişim yeteneklerini geliştirir. Çocuğunuzun söylediklerin saygı ile yaklaşıp, zamanınızı verirseniz, önemli olduğunu öğretmiş, kendi bakış açısını geliştirmesine yardım etmiş, iletişim yeteneklerini geliştirmiş ve büyüdüğü zaman onunla daha rahat konuşabilmenin temelini atmış olursunuz. Dinleyerek yapacağınız yatırım çocuğunuzun size saygı ve güven duyması olarak geri dönecektir.


İyi bir dinleyici olmanın kuralları

1. Sessizliği yada tek kelimeden oluşan tarafsız tepkiler verin. Öneride bulunmak, sorun çözmek, emir vermek, hemen sonuca varmak, çözüm üretmek yada ders vermek yerine tek kelimelik tepkiler verin. “Evet”, “anladım” yada başınızı sallayarak anladığınızı göstermek gibi.

2. Duyguları ve anlatılmak isteneni dinleyin. Aktif dinleyici olun. Çocuğunuzun anlatmaya çalıştığı duyguları dinleyin. Örneğin “Arkadaşım topumu alıp patlattı!” bu tür bir cümlede anlatılmak istenen duygular kızgınlık, çaresizlik, hayal kırıklığı olabilir. Bunu anlayabilmek için vücut diline ve kelimelerin anlamına dikkat edin. Yaşadığı duyguları kabul edin. “Basit bir top için mi ağlıyorsun?” diyerek duygularını göz ardı etmek yerine, “Topunu kaybetmiş olmak seni üzmüş galiba…” diyerek duygularını ifade etmeleri için destek olun.

3. Duyduklarınız hoşunuza gitmese bile çocuğunuzu dinlemeye devam edin. Çoğunlukla anne-babaların duymak istemediği mesajın içeriğidir. Eğer çocuğunuz duygusal olarak bir sorun yaşıyor ise, duygularını ifade etmeden ve sorunu ile yüzleşmeden ona çözüm üretmeye çalışmayın. Bir anne-babanın en önemli görevi çocuğunun duygularını anlamasına (isimlendirmesine) ve sonra buna karşılık ne yapacaklarına karar vermelerine yardımcı olmaktır. Bazen ebeveynler çocuklarını dinlemek istemezler çünkü anlatmak istediklerini kızgınlık içinde, bağırarak yada saygısız bir yaklaşım ile söylemiş olabilirler. Böyle durumlarda bile çocuğunuzu dinlemek ve duygularını sakince, bir ayna tutar gibi kendisine yansıtabilmek çok önemlidir. Herkesin daha sakinleştiği başka bir zaman çocuğun ifade tarzı yada mesajından dolayı duyduğunuz endişeleri sakince paylaşmak ve sorununu çözmesi için yardımcı olmaya çalışmak daha doğrudur.

4. Çocuğunuzun söylediklerini tekrar edin ve doğru anlayıp anlamadığınızı kontrol edin. Söylenen duygu ve düşünceleri tekrar geri yansıtmak gerçekten ne anlatılmak istendiğini anlamanızı sağlar. Ayrıca çocuğunuzun kendi duygu ve düşüncelerini yeniden incelemesi için imkan yaratır.

5. Çocuğunuzun sorularını ve yorumlarını sadece kelime anlamı ile algılamayın. Bazen çocukların ifade edemedikleri gizli korkuları vardır. Bazen sordukları sorular güvence ihtiyacı ile sorulmuş sorular olabilir. Eğer büyükler kelime aralarını okumayı başaramaz ise çocuğun açıklayamadığı gizli korkularını gözden kaçırabilirler.

6. Sözlü olmayan davranışlara dikkat edin. Söylenen kelimeler ve cümleler anlatılmak istenen mesajın sadece bir kısmını oluşturur. Vücut diline dikkat edin, örneğin yumruğunu sıkması, omuzlarını çökertmesi, gözlerini kaçırması gibi. Bu işaretler kelimelerin anlam kazanmasında yardımcı olabilir. Bu kurallar çocuğunuzu daha iyi dinlemeniz için yeteneklerinizi geliştirmenize yardımcı olacaktır. İyi bir dinleyici olmanın ödülü bazen çabuk gelir ve çocuğunuz ile yakınlaşarak güvene dayalı bir ilişki kurmanızı sağlar. Bazen ise ödülünüz zaman içinde gelişir ve çocuğunuz kendisini dinlediğinizi için ne kadar minnettar olduğunu ifade eder.


İletişim kurma yeteneklerini geliştirmek kolay değildir ve bazı hatalar yaptığınızı görebilirsiniz. Fakat iyi bir dinleyici olma düşüncesini aklınızda bulundurun ve pratik yapmaya devam edin. Hata yapsanız bile ebeveyn olarak kendiniz hakkında iyi hissetmeniz sağlayacaktır ve tabiki yaşamınızdaki çocuk onu dinlediğiniz için çok daha sağlıklı olacaktır. Daha önemlisi çocuğunuza daha yakın hissedeceksiniz
Hangi durumlarda psikoloğa gidilmeli?



Aileler psikologlara çocuklarıyla ilgili aşağıdaki durumlar için başvurabilir.
· Gelişim kontrolü için
· Davranış ve uyum bozuklukları, hastalıkların tedavisi, sakatlıklar için
· Aile ile ilgili sorunlar ve yaşam değişiklikleri için
· Psikolojiyle ilgili sorulara yanıt için
Gelişim kontrolü
Psikoloğa gitmek için çocukların herhangi bir sorun yaşamasını veya bir hastalık, davranış bozukluğu geliştirmesini beklemek yanlıştır. 0-6 yaş döneminde çocukları, gelişim kontrolü yaptırmak için düzenli aralıklarla bir uzmana götürmek gerekir. Gelişim kontrolü seanslarına psikoloğun da onayıyla, anne-babalar, çocuk bakıcıları veya çocukla ilişkide olan diğer aile büyükleri de katılabilir. Gelişim kontrolleri sayesinde anne-babaların edinecekleri bilgiler aşağıdaki gibidir;
· Çocuğunuzun gelişiminin normal olup olmadığını öğrenirsiniz. Gelişim kontrolü seanslarında çocukların gelişimleri 5 grupta incelenir; fiziksel, hareket, dil, sosyal-duygusal, zeka gelişimi.
· Geriden gelen gelişim alanlarını ve bu alanları desteklemek için yapmanız gerekenleri öğrenmiş olursunuz. Psikoloğunuz size bu alanı geliştirmenizi sağlayacak egzersizler, oyun ve oyuncaklar önerecektir. Örneğin, siz çocuğunuzun konuşma problemi olduğunu ancak 18. ayda farkedebilirsiniz, ancak bir psikolog bunu 8-10 aylar arası farkedip, dil gelişimini destekleyici egzersizlere ağırlık vermenizi sağlayabilir. Bu şekilde sorunlar çıkmadan önleyebilirsiniz.
· Çocuğunuzun gelişimini desteklemek için neler yapabileceğinizi öğrenirsiniz.
· Çocuğunuzun zayıf ve güçlü yönlerini, eğilimlerini ve bunları geliştirme yollarını öğrenirsiniz.
· Çocuğunuzla sağlıklı iletişim kurmayı öğrenirsiniz.
· Farkına varmadan yaptığınız hataları görme ve düzeltme olanağı bulursunuz.
· Çocuğunuzla oyun oynamayı ve ona herhangi bir şeyi doğru yöntemlerle öğretmeyi öğrenirsiniz.
· Spor, sanat veya bilimin herhangi bir dalına çocuğunuzu sağlıklı bir şekilde yönlendirmeyi öğrenirsiniz.
· Yaşına göre hangi oyun ve oyuncakları tercih etmeniz gerektiğini öğrenirsiniz.
· Çocuğunuzun içinde bulunduğu dönemle ilgili gerekli bilgileri ve bu dönemlerde dikkat etmeniz gereken konuları öğrenirisiniz. Örneğin; 8 ay civarı yabancılardan korkma, 12 ay civarı özgürlüğünü ilan etme, 18 ay civarı tuvalet eğitimine hazırlık vb.
· Ortaya çıkabilecek olası uyum ve davranış bozuklukları ve hastalıkları hızla teşhis edebilme, önlem alabilme ve tedaviye başlayabilme olanağı bulursunuz.
Gelişim kontrollerine başlamak için en ideal dönem 6-8 aylar arasıdır. Psikologlar gelişim kontrollerini farklı periyotlarla yapabilirler. Çocuğun gelişimine göre seanslar daha sık yapılabilir. Ancak gelişimi normal çocuklar için genellikle aşağıdaki program yeterli olmaktadır.
6 - 36 ay arası 2 ayda bir görüşme
3 yaş - 6 yaş arası 4 ayda bir görüşme
Davranış ve uyum bozuklukları, hastalıklar, sakatlıklar
Aileler, yaygın gelişimsel bozukluklar, cinsiyet anomalileri ve kromozomal bozukluklar için psikologlara başvurabilir. Örneğin, otizm, hiperaktivite ve dikkat dağınıklığı, down-sendromu, zeka geriliği, konuşma bozuklukları, öğrenme güçlükleri gibi hastalıkların tedavisinde psikologlardan yardım alınabilinir. Bu hastalıklarda tıbbi tedavi gerekliyse, psikologlar destek tedavi programlarını yürütürler. Bunun dışında bu hastalıkların tanısının konamadığı durumlar olabilir, ancak çocuğun hastalığa eğilimi vardır; bu durumlarda tıbbi tedavi uygulanamaz ama bir psikologla düzenli çalışarak, egzersiz yapılarak sorunu tamamen çözmek veya sorunun ilerlemesini engellemek mümkün olabilir.
Kaza sonucu ve doğuştan olan sakatlıklarda da, tıbbi tedavilerin yanı sıra, psikolojik destek almak hem tedaviye uyumu artırır, hem de çocuğun ve ailenin sorunla başaçıkmasını kolaylaştırır. Bu tür sakatlıklara örnek olarak, körlük, sağır ve dilsizlik, ortopedik sakatlıklar, ağır konuşma bozuklukları vb. Verilebilinir.
Uyum sorunları ve davranış bozukluklarının tedavisinde çoğunlukla psikolojik yardım tek başına yeterli olmaktadır. Bu sorunlar çok yaygındır ve bir çok aile bunları yardım almayı gerektirir bir sorun olarak görmez. Anne-babalar genellikle, bu tip sorunların kendiliğinden geçmesini bekler veya sorunu gidermek için o kadar sağlıksız yöntemler dener ki, sorun yer değiştirerek başka bir forma girer veya büyüyerek çözülemez hale gelir. Uyum ve davranış bozukluklarına örnek olarak aşağıdaki sorunları sıralayabiliriz;
- Gece korkuları
- Fobiler
- Kaygı bozukluğu
- Parmak emme (bebeklik dışında)
- Tırnak yeme
- Öfke ve saldırganlık
- Altını ıslatma
- Dışkı kaçırma veya tutma
- Kekemelik
- Tikler
- Yalan söyleme
- Çalma
- Kardeş kıskançlığı
- Cinsel sorunlar ve mastürbasyon
- Yeme bozuklukları
- Uyku bozuklukları
- İçe kapanıklık
- Aşırı inatçılık
Ailelerin bu sorunları çözmede yaptıkları en büyük yanlışlardan biri sorunu ortadan kaldırmaya çalışmaktır. Oysa, soruna yol açan sebebi ortadan kaldırmak gerekir. Yoksa sorun ya büyüyerek veya yeni bir sorun olarak bir süre sonra yeniden ortaya çıkar. Örneğin tırnağını yiyen bir çocuğu baskı yoluyla veya çeşitli cezalarla bu alışkanlığından vazgeçirebilirsiniz, ancak tırnak yeme alışkanlığına yol açan duygusal sebepler ortadan kalkmadıkça sorun tekrarlar veya çocuk altına kaçırma vb. Gibi yeni bir sorun geliştirir.
Aile ile ilgili sorunlar ve yaşam değişiklikleri
Boşanma, aile bireylerinden birinin ölümü, bakıcının değiştirilmesi, şehir veya ev değişikliği, okula başlama, kreşe başlama, kardeş doğumu ve annenin işe başlaması gibi yaşam değişiklikleri çocuklar için önemli duygusal sorunlara yol açabiliyor. Yetişkinler gibi, çocuklar da bu tip değişimlerden farklı düzeylerde etkilenebiliyorlar. Bu değişimlerden önce psikoloğa başvurarak çocukların bu değişime hazır olup olmadıklarıno öğremekde ve hazır değillerse bu olayların çocuklara nasıl anlatılabileceği konusunda danışmakta yarar vardır. Özellikle boşanma ve kardeş doğumu konularında mutlaka birkaç seanslık danışmanlık alınması gerekir; birçok çocuk bu değişimlerden çok etkilenmektedir.
Psikolojiyle ilgili sorulara yanıt
Aileler çocuklarının psikolojilerine zarar vermeden bazı basit sorunları çözebilmek için de psikologlara başvurabilirler. Bu sorunların bir kısmı basit önerilerle giderilebilir. Sağlıksız yöntemlerle çözüldüğünde ise yukarıda sayılan uyum bozukluklarına veya duygusal sorunlara yol açabilir. Sorunların hepsinin çocukluk çağlarında ortaya çıkmadığını, çocukluk dönemlerinde yaşanan olayların ve sağlıksız eğitim yöntemlerinin ergenlik ve yetişkinlik dönemlerinde ortaya çıkan sorunlara zemin hazırladığını da unutmamak gerekir. Ailelerin yanıtlarını merak ettiği sorulara aşağıdaki örnekler verilebilir;
- Çocuğumu kreşe hangi yaşta göndermeliyim?
- Başını duvara vuruyor, nasıl engel olabilirim?
- Yüzümüze vuruyor, bu davranışından nasıl vazgeçirebilirim?
- Çok inatçı, her dediği yapılsın istiyor, ne yapabilirim?
- Yatağını ne zaman ayırmalıyım?
- Bana çok düşkün, onu kendimden nasıl uzak tutabilirim?
- Ders çalışmayı sevmiyor, nasıl ders çalışmasını sağlayabilirim?
- Okula gitmek istemiyor, ne yapmalıyım?
- Kardeşine vurmasını nasıl engellerim?
Psikologlarla ilgili yanlış bilgiler
Psikologların herkese uygulanabilen hazır reçeteleri vardır.
Psikologların sihirli değnekleri vardır; bir seansta sorunları ortadan kaldırırlar.
Psikologlara herşeyi anlatmaya gerkek yoktur, ailelerin sırlarını paylaşmaları gerekmez.
Psikolağa gitmek için hastalık geliştirmek gerekir.
Psikologlara sadece tedavi amacıyla gidilir, bir sorun yoksa ve herşey yolundaysa gidilmez.
Psikologlara danışmanlık ve kontrol amacıyla gidilmez.
Psikologlar sizin farkedemediğinizi farkedemez; sizin çocuğunuzu sizden daha iyi tanıyamaz.
PayLa$ım için Té$ékkürLéR!!Gülücük
Referans URL