03-22-2008, 12:43 AM

Önceki gün Nişantaşı City’s’de İzzet Çapa’nın meşhur mekanı İt’s a Joke’da kemal-i afiyetle Arjantin Steak yedik Şenay Düdek’le...
Mekan ilginçti. Latin Amerika ve Afrika izleri vardı... Ben de öyle bir izlenim bıraktı... İzzet Çapa dünyanın dört bir yanını gezip, gördüklerini monte ediyormuş mekanlarına...
Boşuna dememişler çok gezen çok bilir diye...
Neyse konumuza gelelim...
Müthiş bir ziyafet çekti bana Şenay....
Yemek öncesi İzzet Çapa’da geldi yanımıza, biraz hasbıhal ettik.
Sonra menüyü getirdiler...
Menüyü incelerken Şenay bir “Ah” çekti...
Hatıraları debreşmiş...
Yıllar önce İzzet Çapa ile dünyanın bir ucundaki ilginç bir mekana gitmişler... İzzet yine inceliyormuş her tarafı.
Önlerine menü gelmiş...
Yemekler güzel de... Menü de hem yemek çeşitleri hem de şekil bakımından bir başkaymış...
“Çok güzeldi” dedi Şenay...
İzzet “Çaktırmadan alalım menüyü, memlekete döndüğümüzde bizim mekanlarda benzerini hazırlayıp sunarız müşteriye” teklifinde bulunmuş.
Çaktırmadan almışlar, ceketlerinin altına, sırta yerleştirmişler birer menüyü...
Bir süre sonra içerisi çok sıcak olmuş...
Ceketleri çıkarmışlar...
Tabi haliyle ortaya sırtlarındaki, aşırdıkları menü çıkmış...
Garson gelmiş ve “Lütfen sırtınıza sakladığınız menülerimizi bırakır mısınız” demiş...
Bırakmışlar...
Şenay ve İzzet dünya tarihine “Menü çalarken yakalanan iki acemi” olarak geçmişler de haberimiz yokmuş...
İlginç, hoş bir anıydı...