Pelin Karahan Fan

Tam Versiyon: Mahzuni Şerif
Şu anda tam olmayan bir versiyonun içeriğine bakıyorsunuz. Tam versiyona bakınız.
Ince Ince Kar Yagar


Ince bir kar yagar
Fakirlerin üstüne
Neden felek inanmiyor
Fukaranin sözüne
Öldük öldük biz açliktan
Yapma agam n’olur n’olur
Adam mı ölür? Okul olunca
Yol yapılınca, çeşme olunca
Kendin bulunca, n’olur n’olur.
Sen anadan ben babamdan
Ağa doğmadık dostum
Gel beraber yaşayalım
Sanma ki sana küstüm
Yandık yandık, öldük öldük
Biz açlıktan
Yapma beyim n’olur, n’olur, n’olur.
Adam mı ölür? Yol yapılınca
Okul olunca, çeşme yapınca
Doktor gelince, mühendis gelince
N’olur n’olur n’olur n’olur.
İstanbul'un benzemiyor neden o Urfa'lara
Bir de sizler gelin bakın şu çamurlu yollara
Acıdır ki bu yüzyılda düştük biz ne hallara
İşte durum, işte yorum kızma beyim n’olur.
Öldük öldük biz açlıktan
Yapma ağam n’olur
Adam mı ölür? Asfalt olunca
Yol düzelince
Sağlık gelince
Okul olunca
İnsan gülünce
Dost sevinince
N’olur n’olur n’olur n’olur.
Mahzuni'yim duyun artık şu haykıran sesimi
Okuyun tarihi görün insanlığın hasını
Birgün siz de görürsünüz dünyanın gidişini
İşte yaşam, işte insan, işte doğa gör bunu n’olur
Bizler gördük, yapma ağam n’olur
Adam mı ölür? İnsan sevince
Karın doyunca
Sağlık olunca
Paylaşılınca
Doktor gelince
Yol yapılınca
N’olur n’olur n’olur.
İkibin Yılı


İkibin yılına doğru
Dur bakalım ne olacak
Müneccim değilim ama
Sanırım bir er gelecek

Dün gece bir rüya gördüm
Yüzümü pirime sürdüm
Bilmiyorum neler sordum
Yokluk arkada kalacak

Koyun kuzu yavrusuna
Meleyip süt verdiğinde
Ağustos'ta kızılırmak
Dönüp dönüp gümleyecek

Zelzele olacak Şam'da
Rüyam böyle dedi bana
Ben de inanmazdım ama
Tuz gölüne buz gelecek

Erciyes'ten Kayseri'ye
Dört kanatlı bir kuş konar
Kanadında bebek taşır
Bilmem kimler inanacak

Gökten mavi kar yağarken
Kırmızı güneş doğarken
Böyle rüya'dan uyanıp
Dost Mahzuni saz çalacak.
İte Bak İte-


Ademin Merihe gitme çağında
İnsanın taptığı puta bak puta
Bilirim ki dünya lezzet doludur
Karganın yediği duta bak duta

Aşıkların sözü hep enel haktır
Vallahi billahi yalanım yoktur
Onu yakasında gümüş gömlektir
Senin yakandaki bite bak bite

Ölü insanlardan keramet olmaz
Ölmüş insanlardan şefaat gelmez
Aya gidip gelmek marifet olmaz
Daha güneşten öte bak öte

Mahzuni değildir hazreti mervan
Bizden ayrı değil hak ile şeytan
Ne olursa olsun gider bu kervan
Ardımdaki üren ite bak ite


İşte Gidiyorum Çeşmi Siyahım

İşte gidiyorum çeşmi siyahım
Aramızda dağlar sıralansa da
Sermayem derdimdir servetim ahım
Karardıkça bahtım karalansa da

Haydi dolaşalım yüce dağlarda
Dost beni bıraktı ah ile zarda
Ölmek istiyorum viran bağlarda
Ayağıma cennet sıralansa da

Bağladım canımı zülfün teline
Dost beni düşürdü elin diline
Güldün Mahsuni'nin garip haline
Mervanın elinde paralansa da
Kayalar Kadı Olurdu


Kayalar kadı olurdu
Akıllar yaşta olsaydı
Yeşil mezar türkü söyler
Keramet taşta olsaydı

Güle bülbül konar mıydı
Öter öter bunar mıydı
Bahar çiçek sunar mıydı
Kabahat kışta olsaydı

Toprak olur ağa paşa
Gelde şu dünyada yaşa
Düşmezdi gardaş gardaşa
İstanbul muşta olsaydı

Beni gören birşey sanmaz
Dünyayı içenler kanmaz
Mahzuni'nin kalbi yanmaz
Sevdası başta olsaydı
Kerim Ağa

Ta dedemden sekiz dönüm kalmıştı
Kerim ağa niye sürdün tarlamı?
Hükümet vermişti, benim olmuştu
Kerim ağa nasıl sürdün tarlamı?

Bu nasıl adalet, nasıl terazi
Sürdüğünün mezarlıktı birazı
Yetmez mi on beş bin dönüm arazi
Kerim ağa niye sürdün tarlamı?

Merkebi, ineği çift ettim koştum
Eliminen diken yoldum, ot biçtim
Hendekler kazdırdım kuyular deştim
Kerim ağa niye sürdün tarlamı?

İki yorganımın birini sattım
Bir buçuk yatakta beş nufus yattım
Üç oğlumu bir tüfekle donattım
Kerim ağa niye sürdün tarlamı?

Mahzuni der yok mu benim gururum?
Yıllar yılı gurbet elde çürürüm
Yemin ettim artık seni vururum
Kerim ağa niye sürdün tarlamı?
Kıran Kırana


Yürü bre bol mezarlık
Her gün de varan varana
Kahrolası koca dünya
Birbirin kıran kırana

Gayrı çekemem bu nazı
Kış temsil edemez yazı
Kör olmuş insanın gözü
Gerçeği soran sorana

Mahzuni nedir bu zulüm
Kalmadı takatım halim
En sonunda vardır ölüm
Kendini yoran yorana
Kırma Beni


Aziz dostum mektup ile
Arayıp da sorma beni
Artık böyle bile bile
Hatırımdan kırma beni

Dinlemem bin söz etsen de
Anlamam kaş göz etsen de
Kılıç vurup düz etsen de
Bir kefene sarma beni

Muhabbetin sana kalsın
Benim için kuru dalsın
Yüzlerine lanet olsun
Yeter artık yorma beni

Mahzuninin dertleri var
Umurumda değil yalvar
Dünyadan ahrete kadar
Sen sen ol da sorma beni
Kirklar Semahi


Kirklar girdi meydana
Illallahsin dediler
Ondan iki cihana
Ali Şah'tir dediler

Gitti Cebrail nere
Gül açti sevenlere
Şu aleme Muhammed
Padişahtir dediler

Sanma ki gülü koydu
Birinden kirki duydu
Sorup da Muhammedi
Peşinde Ali duydu

Kapiya bir can geldi
Mürşidiniz kim dedi
Kirvem boynunu egdi
Birbirini gösterdi

Şu dedigin Pir Ahmet
Şah'lar şahi Muhammed
Birlikte bir bey oldu
Geldi Allah'i Salman

Kör olmuş kul Mahzuni
Görmemiş erenleri
Kiblegah eylemişim
Serini verenleri
Kıydık Ondandır


Bize layık bize her türlü bela
Biz bize kıyana uyduk ondandır
Hırsızı koruduk azgını sevdik
Nerde yiğit varsa kıydık ondandır

Kırk yaşlımız bilmem dedi huylaştı
Bebekler huylandı kötü toylaştı
Yerdeki toprağı aldı paylaştı
Şükür dedik hatır saydık ondandır

Mahzuni Şerif'im paylaşmak güzel
Söylerim sözümü, çalmam hiç gazel
Korku kalkar, birleşirse bir çok el
Ayrı gayrı dedik, baktık ondandır.
Kolum Nerden Aldın Sen Bu Zinciri


Ademden mi geldin Nuhtan mı kaldın
Kolum nerden aldın sen bu zinciri
Ben de bir adamdım kahpe dünyada
Kolum nerden aldın sen bu zinciri

Kimler yazdı bu yazıyı yazanı
Gönül arzetmiyor böyle düzeni
Dövülür mü memleketin ozanı
Kolum nerden aldın sen bu zenciri

Körpe yaşta layık oldum ölüme
Gücüm yetmez zalim oğlu zalime
Uyansa Atatürk Ağlar halime
Kolum nerden aldın sen bu zinciri

Ben bir ceylan idim dostluk dağında
Ben bir sümbül idim bizlik bağında
Gavur'un Merihe gitme çağında
Kolum nerden aldın sen bu zinciri

Mahzuni Şerifim başım belada
Benim gözüm yoktur cennet-i alada
Bunun için m'öldük Çanakkale’de
Kolum nerden aldın sen bu zinciri
Sayfa: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11
Referans URL