02-06-2008, 12:28 PM
Biz aşkı ıskaladık. Olay bu kadar basit işte. Bir ilişkiyi olaylaştırmak ne kadar doğru, bilmiyorum. Bildiklerimi sıralıyorum:
1. biz piyasa sevgililiklerine fazla geldik. Bu yüzdendir birbirimize hiç sevgilim demedik. Yani, tamamen, bir adlandırma sorunsalıyla boğuştuk.
2. hep başkaları vardı. Misal ben seni severken diğer yüz bin kadını da seviyordum. Senin uykularının jön kadrosu da oldukça genişti. Aşk kalabalıkta yaşanmazdı.
3. senin uykuların benimkilerden kısaydı. Uyanık olduğun, açıkçası ayık olduğun zamanların çoktu. Sen, ben yaşarken rüya görüyordun; ben, sen yaşarken de yaşıyordum.
4. senin arkadaş sayın benim vücudumdaki kıllardan fazlaydı. Buradaki mübalağayı kılla tüyle çirkinleştirmemin sebebi de gayet açıktır: bir türlü sevemedim onları.
5. ben senin burnundan hoşlanmazdım, sen benim parmaklarımdan.
Saçlarına kulp taktığım vakitler nedense söz dönüp dolaşıp benim
göbeğime gelirdi. Bunlar da gösteriyor ki, biz aşkın güzel gösteren
gözlüğünü takabilecek kadar sevememişiz birbirimizi.
6. sen benim içkime karışırdın, ben hep gezmek isteyişine. Ve giderek evlilikleştiriyorduk ilişikliğimizi. Çocukların üniversite paralarını kurabiye kutusunda biriktirmeye başlayacaktık az kalsın.
7. işte biz bunlar ve bunlar gibi birçok nedenden dolayı birliktelik denen, o yüksek mertebeye ulaşamadık. Olsun. Zaten ikimiz de yüksekten korkuyorduk. Şimdi mütevazı yalnızlıkların gölgesinde yaşlanıyoruz.
alıntıdır
1. biz piyasa sevgililiklerine fazla geldik. Bu yüzdendir birbirimize hiç sevgilim demedik. Yani, tamamen, bir adlandırma sorunsalıyla boğuştuk.
2. hep başkaları vardı. Misal ben seni severken diğer yüz bin kadını da seviyordum. Senin uykularının jön kadrosu da oldukça genişti. Aşk kalabalıkta yaşanmazdı.
3. senin uykuların benimkilerden kısaydı. Uyanık olduğun, açıkçası ayık olduğun zamanların çoktu. Sen, ben yaşarken rüya görüyordun; ben, sen yaşarken de yaşıyordum.
4. senin arkadaş sayın benim vücudumdaki kıllardan fazlaydı. Buradaki mübalağayı kılla tüyle çirkinleştirmemin sebebi de gayet açıktır: bir türlü sevemedim onları.
5. ben senin burnundan hoşlanmazdım, sen benim parmaklarımdan.
Saçlarına kulp taktığım vakitler nedense söz dönüp dolaşıp benim
göbeğime gelirdi. Bunlar da gösteriyor ki, biz aşkın güzel gösteren
gözlüğünü takabilecek kadar sevememişiz birbirimizi.
6. sen benim içkime karışırdın, ben hep gezmek isteyişine. Ve giderek evlilikleştiriyorduk ilişikliğimizi. Çocukların üniversite paralarını kurabiye kutusunda biriktirmeye başlayacaktık az kalsın.
7. işte biz bunlar ve bunlar gibi birçok nedenden dolayı birliktelik denen, o yüksek mertebeye ulaşamadık. Olsun. Zaten ikimiz de yüksekten korkuyorduk. Şimdi mütevazı yalnızlıkların gölgesinde yaşlanıyoruz.
alıntıdır