hayatı ve şiirleri
13 Nisan 1942’de Istanbul Çatalca’da dogdu. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Cografya Fakültesi Rus Dili ve Edebiyati bölümünü bitirdi. Dört yil Ingiltere, Fransa ve Sovyetler Birligi’nde ögrenimini sürdürdü. Ismet Özel’le Halkin Dostlari, Nihat Behram’la Militan dergilerini çikarip yönetti. Sehir tiyatrolarinda dramaturgluk (1974-1980) yapti. 1982’de Baris Dernegi Davasi nedeniyle 10 ay tutuklu kaldi. 1984’te Fransa’da Sorbonne Üniversitesi’ne bagli Centre de Poetique Comparee bölümünde Türk ve Dünya Siiri üstüne seminerler izledi, çalismalar yapti.
AKSAMÜSTÜ BIR KAHVEDE
Aksamüstü bir kahvede
Bira içtim birkaç bardak
Gazeteden yoruldukça
Gelip geçene bakarak
Kahvenin müsterileri
Içerdeydi daha fazla
Camli terasta idim ben
Çikinti yapan sokaga
Sevimsiz bir kocakari
Torununu azarladi
Bir köpek geldi içerden
Camdan disariya bakti
Salinarak geçip gitti
Genç bir anne çocuguyla
Kasketli iki müsteri
Bir sey konustu patronla
Biraz sonra geldi köpek
Bakti yine ayni yere
Tiras edilmis yüzünde
Kederle ve ciddiyetle
Kocakari torununu
Azarladi bir kez daha
Karisti iki kasketli
Aksamin issizligina
Köpek yine gelip bakti
Camdan ve hep ayni yere
Yüzünde ayni ciddiyet
Ve gözlerinde kederle
Kocakari içkisini
Bitirmis olmaliydi ki
Çikip gitti torunuyla
Biri bir kahve söyledi
Az önceki anne çocuk
Döndüler elde ekmekle
Köpek yine gelip bakti
Camdan ve hep ayni yere
Bakiyor birkaç saniye
Içeriye dönüyor ve
Geliyordu çok geçmeden
Bakmak için ayni yere
Koyulasirken gitgide
Usul ve yumusak aksam
Egildim ben de yavasça
Baktim köpegin ardindan
Uzuyordu bombus sokak
Gelip giden azalmisti
Parketmis birkaç araba
Ve aksamin issizligi
Egilip bir daha baktim
Belirgin hiçbir sey yoktu
Köpek ise arada bir
Gelip bakip dönüyordu
Ben de bu notlari aldim
Bir siir yazarim diye
Yasamin anlamsizligi
Ve ciddiyeti üstüne
BEBEKLERIN ULUSU YOK
Ilk kez yurdumdan uzakta yasadim bu duyguyu
Bebeklerin ulusu yok
Baslarini tutuslari ayni
Bakarken gözlerinde ayni merak
Aglarken ayni seslerin tonu
Bebekler çiçegi insanligimizin
Güllerin en hasi, en goncasi
Sarisin bir isik parçasi kimi
Kimi kapkara üzüm tanesi
Babalar çikarmayin onlari akildan
Analar koruyun bebeklerinizi
Susturun susturun söyletmeyin
Savastan yikimdan söz ederse biri
Birakalim sevdayla büyüsünler
Serpilip gelissinler fidan gibi
Senin benim hiç kimsenin degil
Bütün bir yeryüzünündür onlar
Bütün insanligin gözbebegi
Ilk kez yurdumdan uzakta yasadim bu duyguyu
Bebeklerin ulusu yok
Bebekler, çiçegi insanligimizin
Ve gelecegimizin biricik umudu...
BEN ÖLÜRSEM AKSAMÜSTÜ ÖLÜRÜM
Ben ölürsem aksamüstü ölürüm
Sehre simsiyah bir kar yagar
Yollar kalbimle örtülür
Parmaklarimin arasindan
Gecenin geldigini görürüm
Ben ölürsem aksamüstü ölürüm
Çocuklar sinemaya gider
Yüzümü bir çiçege gömüp
Aglamak gibi isterim
Derinden bir tren geçer
Ben ölürsem aksamüstü ölürüm
Alip basimi gitmek isterim
Bir aksam bir kente girerim
Kayisi agaçlari arasindan
Gidip denize bakarim
Bir tiyatro seyrederim
Ben ölürsem aksamüstü ölürüm
Uzaktan bir bulut geçer
Karanlik bir çocukluk bulutu
Gerçeküstücü bir ressam
Dünyayi degistirmeye baslar
Kus sesleri, haykirislar
Denizin ve kirlarin
Rengi birbirine karisir
Sana bir siir getiririm
Sözler rüyamdan fiskirir
Dünya bölümlere ayrilir
Birinde bir pazar sabahi
Birinde bir gökyüzü
Birinde sararmis yapraklar
Birinde bir adam
Her seye yeniden baslar
BEYAZ, IPEK GIBI YAGDI KAR
Beyaz, ipek gibi yagdi kar
Bir kiz kardan hafif adimlariyla yürüyüp geçti hayal içinde
Arkadaslarimi düsündüm, sevgili seyleri
Sanki her sey bizimle var ve bizimle olacak
Sarkilar çaldi odalarda
Bütün insanlari sevmek gerektigini düsündüm
Düsmanlarimiz disinda
Düsmanlarimiz çünkü
Sevgiyi yok ettikleri için
Düsmanimiz oldular-
Beyaz ipek gibi yagdi kar
Bir kiz kardan hafif yüregiyle
Geçip gitti güvercinleri animsatarak.
Uzaktaki sehir
Uykuya dalmistir simdi.
Düsündüm bir bir
Kardeslerimin ne yaptiklarini
Nihat
Uyumuyor olmali.
-Nefis bir sarki
Söylüyor yandaki odadaki kiz
Bir Rus
Halk sarkisi.
Ve simdi koroyla
Basladilar-
Nihat düsünüyordur
Karanlikta.
-Sanirim
Bir saatten sonra
Hapishanede
Disardan söndürüyorlar isiklari-
Beyaz ipek gibi yagdi kar
Bir kiz kelebek adimlariyla
Geçip gitti karin üzerinden.
Insanlar kendi sarkilarini
Kendi hayallerini tasiyorlar.
Çagdas sarkilar
Gerekli onlara
Hem Hayatlarinin
Derinliklerinden söz eden
Gerçeklestirilmis
Gerçeklestirilmemis duygularindan,
Hem
Kavgayi atesleyen
Somut
Anlasilir
Akilli sarkilar.
Beyaz, ipek gibi yagdi kar
Acilarla dolu bu dünyaya.
Insafsizlik
Vahset
Hala güçlü
Ve hala iktidarda.
Insanlar
Ölüyorlar.
Gepgenç
Simsicak
Ölüyorlar
Sanki
Ölmüyorlarmis gibi.
Bir yandan sürüp gidiyor-
Hayat;
Bir yanda tel örgüler
Parmakliklar.
Beyaz, ipek gibi yagdi kar
Yagdi kirpiklerine bir kizin
Yagdi mavi bir nehre
Saçlarima yagdi
Otobüslere
Agaçlara
Evlere.
Içimden oksadim onu.
Kelebek adimlarini
Yanimdan geçen kizin.
Herhangi bir kiz
Hayalleri olan.
Istedim ki
Daha güzel
Olsun su dünya.
Istedim ki
Beyaz
Ipek gibi yagan karin altinda
Bitsin artik
Bu sürüp giden alçakliklar.
Bir bebek
Ölüm tehdidi altinda yasamasin
Besiginde.
Ve paramparça olmasin
Simsicak
Capcanli
Yasayip giderken insanlar.
Birakin, beyaz
Ipek gibi yagan karin altinda
Hayallerimiz olsun.
Yasayalim
Özgür
Güzel
Düsünceli
. Anlatalim
Düsündüklerimizi birbirimize.
Sevinç egemen olsun her yerde
Insanca
Bir kaygi.
Beyaz, ipek gibi yagdi kar.
Yagsin.
Dünya daha güzel olacak
Inaniyorum buna.
Bir insan kalbinin güzelligine
Çocukluguna
Sonsuz cesaretine, olanakliligina
Inandigim kadar.
DÜSMEK
"Uçak simdi
Düsüyor"
Dedi yanimdaki.
Düsmenin bilmesem
Inmek oldugunu
Azerice'de
Herhalde o saat
Yüregime inerdi.
ESKI NISAN
Canimin yongasi, sevdigim,
Bir kaç gün çaldik ilkbahardan
Geçtik yillardir özledigim
Erguvan isikli kiyilardan
Aski sessizlik tanimlar
Gençken tersini düsünürdüm
Aksamla dönerken geriye dalgalar
Yalnizligi çirilçiplak gördüm
Durduktu önünde Ege Denizi'nin
Gözleri mayis bulanigi,
Kuytulugunda eski evlerin
Dolastikti Ayvaligi
Eski nisan, her sey gibi,
Kalbim de, rüzgar da eski,
Çirpinip duruyor havada
Yitik anilarin kelebegi
NICEDIR ÖZLEMISIM
Nicedir özlemisim
Bu rüzgari
Hani Dogu'da eser
Bahar aksamlari
Nicedir özlemisim
Bir elma agacinin
Dibine oturmayi
Nicedir özlemisim
Soseleri,daglari
Nicedir özlemisim
Bir dosta sarilip
Aglamayi
KARDESIM AYLARDIR HAPISTE
Acimi duyurabilmek için
Uykusuz
Aç
Susuz
Öylece
Durabilirim.
Acimi duyurabilmek için
Sevgisiz
Anisiz
Kaskati olabilirim
Ve durup dört yol agzinda
Durdurup gelip geçenleri
Kendi halinde
Yasayip gidenleri
Tutup yakalarindan
Haykirabilirim
Nefesim
Bitene dek
Bütün gücümle
Haykirabilirim
Bütün dünyaya.
Kardesim
Hapiste
Kardesim
Aylardir hapiste.
Kardesim
Dövüldü orada.
Iyi ve güzel seyler disinda
Hiçbir sey tasimayan
Ve sadece bir insan varligina degil
Yasayan
Yasayamayan
Bütün varliklara
Bir ota
Bir tasa
Sevgiyle
Ilgiyle
Dolu beyni
Orada
Sarsildi elektrikle
Ince bedeni
Tekmelendi
Acimi duyurabilmek için
Çildirabilirim
Acimi duyurabilmek için
Zehirle doldurabilirim
Yazdigim her siiri
Nefretle
Gözyasiyla
Korkunç bir sevgiyle
Kardesim
Aylardir hapiste
En güzeli
Tanidigim insanlarin
En katiksizi
En pirlantasi.
Ona sevgilisini
Kucaklamak yasak.
- Bir zamanlar el ele tutusup
Harikulade güzel
Seyler konustuklari
O kizi –
Ona özgürce
Dolasmak yasak.
- Bir tay kadar
Hareketliyken kalbi-
O artik
Kitap okuyamayacak.
-Sindirdigi gözle görülürdü
Alninda terler birikerek
Hummali
Bir tutkuyla
Devirdigi kitaplari-
Biz özgürlügün
Güzel günlerin
Savasçilari
Aydinligin
Iyiligin
Bize eziyet
Ediyorlar bugün
Ama halkimiz
Ayni acilarin
Bin katini
Yasamiyor mu sanki
Biz özgürlügün
Güzel günlerin
Savasçilari
Bize eziyet ediyorlar bugün
Ama bu
Siirimize
Biraz daha çelik
Katilacak demektir
Biraz daha karar
Ve zafer umudu
Kardesim
Aylardir hapiste
Ve yillarca sürebilir bu
Çünkü o halkinin omuz basina
Koydu omuzunu
TOPRAGA DÜSEN
Ona "Haydi
Savasa" dediler
Baskaca birsey
Söylemediler
Aldilar köyünden
Davulla zurnayla
Geride üç çocuk
Bir es ve bir ana
Eline bir silah
Tutusturdular
Ve karsilasti
Düsman ordular
Vurulup düstü
Ilk çatismada
Gögsünde bir oyuk
Üç delik alninda
"Ey bu topraklar için
Topraga düsen"
Bir karis topragin
Var miydi yasarken?