Pelin Karahan Fan

Tam Versiyon: Metal Müzik...
Şu anda tam olmayan bir versiyonun içeriğine bakıyorsunuz. Tam versiyona bakınız.
ben konuları açmaya başlim Gülücük
"Heavy Metal" kelimesi ilk olarak Steppenwolf'un 1968 tarihli 'Born To Be Wild" şarkısının sözlerinde kullanılmıştır.Grubun kendi adını taşıyan ilk albümünde bulunan bu şarkı efsanevi "Easy Rider" filminin soundtrack'inde yer alması sayesinde geniş kitlelere ulaştı.Daha sonra müzik tarzının adı oldu.

2) Heavy Metalcilerin saç uzatması, motosikletlere ilgi duyması, deri ceket giymesi kısmen Easy Rider filminin konu ettiğin kuralsız yaşamın bir uzantısıdır.Metalcilerin hayat felsefesi ve dış görünüşünde Easy Rider filminin etkisi büyüktür.

3) Heavy Metalin çıkış noktası ıngiliz işçi sınıfıdır.Fabrika mesaileri bittiğinde eve gitmeden önce barlarda toplanan işçiler burada küçük yerel gruplar kurarak müzik yapmaya başlamışlardır.Çoğunluğun ağır sanayi işçisi olmasından dolayı çivili bileklik ve kemerler de bu kültürün ayrılmaz parçaları olmuştur.

4) Bilinen ilk Heavy Metal grunu çoğunluğu fabrika işçilerinden oluşan Black Sabbath'dır.Bazı kaynaklar Led Zeppelin'i ilk kabul etseler de, grubun soundunda bulundurduğu blues öğelerinden dolayı safkan Heavy Metal yaptıklarını söylemek yanlış olur.

5) Led Zeppelin'in 1971 tarihli 'Stairway To Heaven' şarkısı single olarak yayınlanmadan listelere girebilen tek şarkıdır.Ayrıca 9 dakikalık süresine rağmen Amerikan radyolarında tüm zamanların en çok çalınan şarkısıdır.

6) Led Zeppelin'in 22 milyonluk satışla tüm zamanların en çok satan 4. albümü kabuk edilen "IV" albümünün kapağında grup ve albüm ismi de dahil olmak üzere hiçbir yazı bulunmaz.

7) "Horned Hand" adıyla bilinen metalci selamı ilk kez Ronnie James Dio tarafından kullanılmıştır.ıtalyanlar bu hareketi iyi şans getirmesi için yaparlar.Dio da ıtalyan kökenlidir ve bu işareti büyükannesinden öğrenmiştir.

8 ) Dio (Tanrı) logosunu ters çevirip bakarsanız Devil (şeytan) yazdığını görürsünüz.

9) Tüm zamanların en çok satan Heavy Metal albümü Avusturalyalı grup AC/DC'ye aittir.Grubun yeni vokalisti Brian Johnson ile kaydettiği ilk albüm olan 1980 tarihli "Back In Black" dünya çapında 50 milyon adet satılmıştır.

10) Black Sabbath kimliğimi en iyi yansıtan şarkılardan biri olan 'Paranoid' , grubun 1970 tarihli ilk albümünün en son yazılan şarkısıydı.Kısa bir şarkıya ihtiyaçları vardı ve stüdyo çalışmalarına ara verdikleri bir anda barda otururken 'Paranoid'in rifi Tony Iommi, sözleri ise basçı Geezer Butler tarafından yazıldı.Daha önce 'War Pigs' olması düşünülen albüm ismi de 'Paranoid' olarak değiştirildi.

11) Efsanevi grup Judas Priest'in adı Bob Dylan'ın 'The Ballad of Frankie Lee & Judas Priest' şarkısından gelmektedir.

12) Judas Priest şarkılarını kendilerine isim seçen gruplar: Running Wild, Sinner, Exciter, The Hellion, Tyrant, Invader, Steeler, Grinder ve Bloodstone.

13) Heavy Metal dünyasının en güçlü seslerinden Judas Priest vokalisti Rob Halford, 1973 yılında Judas Priest'e orjinal vokalist Alan Atkins'in yerine katıldı.Rob Halford gay'di ve maço tavırlı Heavy Metal arenasında bu durum tepki göreceğinden Halford'a gruba girerken gay olduğunu açıklamaması gerektiğine dair bir sözleşme imzalatıldı.Rob Halford gay olduğunu ancak Judas Priest'ten ayrılığ solo kariyerine yoğunlaştığı 1991 yılından sonra açıklayabildi.

14) Led Zeppelin rock dünyasının kurallarını yeniden yazmıştır.O zamanlarda grup ve organizatör konser hasılatları yarı yarıya paylaşırken, ilk olarak Led Zeppelin menajeri Peter Grant grubun payını %90'a yükseltmek istemiştir.ıtirazlara karşı da "Ben size Led Zeppelin'e konser yapma şansını veriyorum.Bunun değeri yüzdeyle ölçülür mü?" demiştir.Tüm organizatörler bu şartlarda grupla çalışmaya devam ederler.Oysa bu olayın yıllar öncesinde Rolling Stones konserlerden %60 pay istemiş ve teklif kimse tarafından kabul görmemiştir.

15) 24 Eylül 1980 tarihinde Led Zeppelin davulcusu John Bonham aşırı alkolden tüm gece kustu ve sabaha karşı kusmuğunda boğularak öldü.4 Aralık 1980 tarihinde kalan Led Zeppelin üyeleri Jonh Bonham'sız Led Zeppelin olamayacağını deklare ederek grubun dağıldığını açıkladılar.Jimmy Page 3 yıl boyunca eline gitar almadı.Bonham öldüğünde 31 yaşındaydı.

16) Ozzy Osbourne, 1981 yılında solo kariyerinin ilk albümü "Blizzard of Ozz" için düzenlenen basın toplantısında canlı güvercinin kafasını dişleriyle koparttı.Bunun üzerine plak firması CBS'in binasına girmesi yasaklandı.

17) Kiss'in maskelerini çıkarttığı sanılarak kapışılan 1980 tarihli "Unmasked" albümü aslen gene maskeli bir albümdür.Çizgi roman şeklinde çizilen kapağın son karesi içeridedir ve satın almadan görülemez.Son karede maskelerinin altından gene maske çıkar.Bu albümde kapakta baterist Peter Criss'in görülmesine rağmen, session davulcusu Anton Fig çalmaktadır.Albüm öncesi gruptan ayrılan Peter Criss'in yerine turneden itibaren Eric Carr gelir.Grubun maskelerini çıkarttığı albüm "Lick It Up" olur.

18 ) Iron Maiden ilk albümünü yayınlamadan önce bir süre grupta davul çalan maskeli adam Thunderstick, 1979 yılında bir başka NWOBHM grubu olan Samson'a geçti.Thunstick Iron Maiden'de çalarken provalarda daha sonra "Killers" albümünün açılışında yer alacak olan 'Ides Of March' şarkısı da çalınmaktaydı.Thunderstick bu şarkıyı kendi bestesiymiş gibi Samon'un lideri gitarist Paul Samson'a sundu ve Samson "Head On" albümünde bu parçayı 'Thunderburst' adıyla yayınladı.O sıralar Samson grubunun vokalistliğini de daha sonra Iron Maiden'a geçecek olan Bruce Dickinson yapmaktaydı.Müzikseverler ismi ve bestecisi farklı aynı şarkıyı farklı grupların albümlerinde duyunca bir hayli şaşırdılar.

19) Radyolar ve TV'ler Heavy Metale kapalı iken dinleyicilere ulaşmanın en iyi yolu farklı ve akılda kalıcı imajlar yaratmaktı.Iron Maiden'in albüm kapağı ve tişört tasarımları için Derek Riggs tarafından yaratılan maskotu Eddie, ilk iki Maiden albümünde normal boyutlardaydı.Ayrıca çiziminin ilk hali ıngiltere'de yaşayan punk çılgınlığıyla alakalı olan kırmızı saçlıydı.Daha sonra bir ceset halini aldı ve "Number Of The Beast" albümüyle bir dev halini aldı.

20) Heavy Metal dünyasının en iyi konser albümlerinden biri Motörhead tarafından yapılmıştır.1981 yılında piyasaya çıkan "No Sleep'Til Hammersmith" albümü 23 Mart 1981 tarihinde Leeds şehrindeki Quenns Hall'da kaydedilmiştir.

21) Guiness Rekorlar kitabına "Dünyanın En Gürültülü Grubu" olarak geöen ilk isim Deep Purple'dır.Daha sonra bu rekor Motörhead tarafından egale edilmiş, en son olarak ise Manowar bu ünvanın sahibi olmuştur (Hannover, Almanya konserinde 129,5 desibel).

22) New York'lu grup Manowar, 1982 tarihli ilk albümü "Battle Hymns"i Liberty Records etiketiyle çıkardı.Grup aynı yılın sonunda sonraki albümleri için Music For Nations'ın alt firması Megaforce ile anlaşma imzaladı."Intı The Glory Ride" albümü öncesi yapılan bu sözleşmeyi grup elemanları kendi kanlarıyla imzaladılar.

23) 1982 yılında Quiet Riot ile "Diary Of A Madman" turnesine çıkan Ozzy'e lowa konserinde yarasa fırlatıldı.Yarasayı plastik sanan Ozzy, yarasanın kafasını dişleriyle koparttı.Yarasanın gerçek olduğu anlaşılınca Ozzy kuduz tehlikesine karşın hastahaneye kaldırıldı.Onu ilk ziyaret eden de o zaman menajeri, sonra da karısı olan Sharon Arden oldu.

24) Metallica'nın 1983 tarihli ilk albümünün ilk adı "Metal Up Your Ass.Easter's Cancelled: The Body's Been Found"du.Ancak dağıtım firmalarının karşı çıkması üzerine albümün ilk adı "Kill'Em All" olarak değiştirildi.

25) Metallica'nın ilk kadrosuyla yer alan gitaristi Dave Mustaine, Metallica'dan kovulunca Megadeth grubunu kurdu.Megadeth'in ilk kadrosuyla bir dönem Slayer gitaristi Kerry King de bulundu.

26) Bılinen ilk thrash metal grubu Exodus'tur.Ancak Metallica ilk albümünü Exodus'tan daha önce yayınladığı için kayıtlara geöen ilk thrash metal albümü Metallica olur.

27) Yönetmen Rob Reiner tarafından çekilen, 1984 yılında "This is Spinal Tap" adıyla piyasya sürülen film, '80'li yıllarda hard rock ve heavy metal dünyasında yaşanan tüm klişelerle dalga geçen, Spinal Tap grubunu anlatan bir yapımdı.Filmi pazarlayanlar bunun bir belgesel olduğunu ve Spinal Tap adlı büyük bir grubu konu ettiğini söyleyerek böyle bir grubun varlığını herkesi inandırdılar.Oysa bu filmi başarıyla pazarlamak işçin yapılan bir oyundu.Malesef hala Spinal Tap'in gerçekte varolduğunu sananlar da var.

28 ) W.A.S.P isminin açılımı çeşitli söylentilere neden olduysa da Blackie Lawless tarafından yapılan resmi açıklama "We Are Sexual Perverts" şeklindedir.

29) '80'li yılların başında başkan Ronald Reagan'ın karısı Nancy Reagan tarafından kurulan PMRC (Parents Music Resource Center) genöleri zararlı şarkı sözü, albüm kapağı ve benzeri şeylerden korumak için kuruldu.Bu örgütün çıkarttığı yasa yüzünden pek çok şarkının radyo ve TV'lerde çalınması yasaklandı.Frank Zappa da PMRC tarafından dava edilen isimlerden biriydi.Mahkemede "Kötü yasa çıkaranlar, kötü şarkı sözü yazanlardan daha tehlikelidir" dedi.

30) ıngiliz grup Def Leppard "Hysteria" albümünün kayıtlarına girmeden önce grubun bateristi Rick Allen trafik kazası geçirdi ve sol kolunu kaybetti.Grup yeni bir davulcu almak yerine Allen'in çalabileceği özel bir davul tasarladı.Rıck Allen'in tek kolla ve özel bir davulla çaldığı 1987 tarihli bu albüm grup tarihinin en çok satan albümü oldu.

31) "Hysteria" albümünün prodüktörü Mutt Lange, "Hysteria" albümü öncesinde etrafındakilere "Michael Jackson 'thriller' albümünde 7 hit çıkartabiliyorsa, bir rock grubu da çıkartabilmeli" demişti.Gerçekten de "Hysteria" iki yıl içinde listelerin ilk 10'una tam 7 hit yolladı.

32) Rock dünyasının en ayrıcalıklı gitaristlerinden Eddie Van Halen tapping tekniğinin mimarıdır.Gitarist her iki elini de gitarın klavyesi üzerinde kullanır.Bu teknik grubun 'eruption' şarkısında rahatlıkla fark edebilir.

33) "Black Metal" terimi ilk kez ıngiliz grup Venom'un 1982 tarihli albümüne adını veren şarkının adı olarak kullanıldı.

34) "Death Metal" terimi ilk kez 1985 yılında Amerikalı grup Possesed'in "Seven Churches" albümünde şarkı adı olarak kullanıldı.

35) Slayer'in 1986 tarihli "Reign In Blood" albümü tüm zamanların en iyi thrash albümü kabul edilir.

36) 22 Aralık 1987'de Mötley Crüe basçısı Nikki Sixx "bir süre için" öldü.Bir otel odasında Guns N'Roses'tan Slash ve Steven Adler ile takılan Sixx aynı gün içinde eroin, kekain, valium ve bir şişe Jack Daniels aldı, bir süre sonra komaya girdi ve kalbi durdu.Hemen ambulans çağrıldı ve ilk müdahele olarak Nikki Sixx'in kalbine hem elektro çok, hem de adrenalin dolu iğne yapıldı.2 dakika öü kalan Sixx, şoklar ve iğne sonucunda dirildi ve kustu.Bu olaydan sonra tüm mötley Crüe elemanları ağır uyuşturucular kullanmayı bıraktıları.

37) ABD hükümeti Mötley Crüe'ya gençleri uyuşturucudan uzak tutan demeçler vermekeri karşılığında NASA taradından yapılmış kendi ekseni etrafında dönen bir davul hediye etti.Bu davul ilk kez "Girls, Girls, Girls" albümünün turnesinde kullanıldı.

38 ) Whitesnake'nin 1987 tarihli "Whitesnake" albümünde çalan müzisyen kadrosu ile turneye çıkan müzisyen kadrosu farklıdır.Gitarist John Sykes, bas gitarist Neil Murray, baterist Aynsley Dunbay ve session gitarist Adrian Vandenberg'den oluşan albüm kadrosu turnede ve kliplerde gitarist Vivian Campbell, bas gitarist Rudy Sarzo, baterist Tommy Aldridge ve kalıcı gitarist Adrian Vandenberg şeklinde değişti.Grupte sabit kalan tek eleman Deep Purple vokalisti David Coverdale olmuştur.

39) Jim Carrey'nin "Ace Ventura" filmindeki bir bar sahnesinde, Cannibal Corpse'u 'Hammer Smashed Face' şarkısını çalarken görülüyor.

40) Slayer'in 1998 tarihli albümünün adı olan "Diabolus In Musica" Latince müzikal bir terimdir.Ortaçağda 3 tondan oluşan aranın (tritone) şeytani bir tınıya sahip olduğu düşünülürdü ve buna "Diabolus In Musica" denirdi.Tritone, barok müzik ve heavy metalde sık kullanılan bir kalıptır.

41) Dünyanın en hızlı gitaristi ısveçli Yngwie J. Malmsteen'dir.Tüm notaları tam ve doğru basarak onun hızına çıkabilen yoktur.

42) Adını Venom'un 'Mayhem with Mercy' şarkısından alan Norveçli black metal grubu Mayhem'in vokalisti Dead 12 Nısan 1991'de tüfekle intihar etti.Euronymous, Dead'in parçalanmış beyninin fotoğrafını çekti.Bu fotoğraf bootleg albüm "Dawn of the Blackhearts"ın kapağında kullanıldı.10 Ağustos 1993 tarihinde ise grubun gitaristi Euronymous, Burzum'dan Varg Vikernes tarafından defalarca bıçaklanarak öldüldü.

43) Amerika'nın köklü thrash gruplarından Pantera'nın ilk albümü çoğunluk 1990 tarihli "Cowboys From Hell" sanır.Oysa grubun bu albümlerden önce glam metal yaptığı dört albümlük bir geçmişi vardır."Metal Magic" (1983), "Projects In The Jungle" (1984), ve "I Am The Nıght" (1985) vokalist Terry Glaze ile kaydedilen albümlerdir.1988 tarihli "Power Metal" albümü ise vokalist olarak Phil Anselmo'nun gruba dahil olduğu albümdür ve grubun glam metal tarzındaki son albümü olur.Pantera bu dört albümü web sitesinde "Panterrible" başlığı altında anmaktadır.

44) Amerikalı grup Warrant 1992 yılında "Dog Eat Dog" albümünü çıkarttı.1 yıl sonra "Dog Eat Dog" grubu gereksiz bir alınganlıkla "Warrant" adında bir EP yayınlayarak Warrant'a cevap vermiş oldu.

45) '80'ki yılların ortasında Almanya'dan enteresan bir grup çıktı: Mekong Delta.Başka gruplarda çaldıkları ve her birinin plak firmalarıyla bağlayıcı kontratları olduğu için isimlerini açıklayamayan, poz ve konser veremeyen bu grubun 1987'de "Mekong Delta" albümü ile başlayan müzikal serüveni tam 10 yıl sürdü.1990 yılında "Dances Of Death" albümü ile grup elemanlarının kimlikleri de açıklandı. O güne dek grupta çalan isimler arasında Peavey (Rage), Jörg Michael (Running Wild, Stratovarius, Grave Digger, Rage, Saxon), Peter Haas (Krokus, Poltergeist), Frank Fricke (living Death), Reiner Kelch (Living Death) ve Uli Kusch (Helloween, Masterplan, Gamma Ray, Holy Moses, Sinner) gibi tanınmış isimler vardı.

46) '70'li yılların ortasında Led Zeppelin'le tura çıkan Rolling Stones muhabiri Cameron Crowe, bu turnede yaşadıklarının bir kısmını senaryosunu yazıp yönetmenlik yaptığı "Almost Famous" filminde kullanıldı.

47) Judas Priest vokalisti Rob Halford'un gruptan ayrılması, ardından gay olduğunu açıklaması ve büyük Judas Priest fanı Tim Owens'in gruba girmesi film yapımcılarına ilham verdi ve 2000 yılında "Metal God" isimli filmin çekimlerine başlandı.Başrollerini Mark Wahlberg ve Jennifer Aniston'un paylaştığı filme karşı Judas Priest dava açacağını açıkladı ve bunun üzerine filmin adı "Rockstar" olarka değiştirildi, senaryoda bazı oynamalar yapıldı.Filmde Judas Priest'i andıran hayali grubun adı Steel Dragon.Üyeleri de şu şekilde: vokalde Jeff Scott Soto (Yngwie Malmsteens's Rising Force) ve Mike Matijevic (Steelheart), gitarlarda Zakk Wylde (Osbourne, Black Label Society) ve Nick Cantonese (Black Label Society), bas gitarda Jeff Pilson (Dokken, Dio) ve davulda Jason Bonham.

48 ) Finlandiyalı grup Children Of Bolod'un isminin hikayesi bir hayli ilginç.4 Haziran 1960 yılında iki erkek (Seppo ve Nils), iki kız (Maili ve Anja) Bodom gölünün yanında kamp yapmaya giderler.Bir sabah 3 ölü bulunur.Nils ise sağ kalandır.Üç genç bıçaklanarak öldürülmüştür.Polis 70'i şüpheli olan 3000 kişiyi sorgular ama katil bulunamaz.2004 yılında polis Nils'i cinayetten tutuklar ancak iki ay sonra delil yetersizliğinden bırakmak zorunda kalır.Bu cinayetler Finlandiya tarihinin en karanlık olayı olarak anılır.Alexi Laiho, ölen çocukların aileleriyle komşu olan bir ailenin çocuğudur.Küçüklüğünden beri bu hikayeyi duyduğu için grup kurduğunda adını Children Of Bodom koyar.Alexi, hala katilin Nils olduğuna inanmaktadır.

49) 8 Aralık 2004 tarihi metalciler için kara gün olarak kabul edilmekte.O tarihte eski Pantera üyesi Dimabag Darrell'in kardeşi baterist Vinnie Paul ile yer aldığı Damageplan grubu turne halinde Ohio Alrosa Villa Bar'da konser vermekteydi.Grup ilk şarkısına girdiğinde seyircilerin heyecanı en üst noktadaydı.Ancak az sonra yaşanacak olanlar müzik tarihinin şanlı sayfalarının arasında kanlı sayfalar olarak yer alacak derecede trajikti.Konsere seyirci olarak katılan 25 yaşındaki Nathan gale ilk şarkının yarısında sahneye fırladı ve gitarist Dimebag Darrell'e yaklaşarak sert tonda bir şeyler söyledi.herkez onu heyecanlı bir fan sanırken, o silahını çıkarığ Darrel'e 16 el ateş ederek öldürdü.Kaçışan insanlara da ateş açan Nathan Gale 3 kişiyi daha öldürdü ve polis tarafından da ancak vurulup öldürülerek durdurulabildi.Dimebaf ise en sevdiği grubun; Kiss'in tabutuna konularak gömüldü


Heavy Metal

Heavy Metal, agresif ritimler ve aşırı distorsiyonlu gitarlarla karakterize edilen Metal müzik türüdür.

Bu türün kökleri 1964 ve 1967 arasında blues ve rock türünü birleştirerek, daha çok gitar ve davul bazlı, bu türde müzik yapan grupların yarattığı Hard Rock'tır. Heavy Metal popülaritesini 80'lerde daha çok türün ortaya çıkmasıyla artırdı. Ticari amaçlı olmayan bu müzik türü, dünya üzerinde büyük bir dinleyici kitlesine sahiptir.

Heavy Metal'in en ünlü grupları, Black Sabbath, Iron Maiden, Judas Priest, Metallica, Megadeth ve Slayer'dır.

Heavy Metal çoğu zaman aynı türde enstrümanlarla çalınır. Elektro-gitar'ın her zaman varolduğu bu müzik türünde, kara şarkı sözleri, agresif ritimler ve tempolar bulunur.

Heavy Metal müzikte çoğunlukla kullanılan enstümanlar elektro-gitar , bas gitar ve davul'dur. Heavy Metal çalan grupların çoğunlukla bir solo(lead)gitaristi , bir ritim gitaristi, bir bas gitaristi ve bir bateristi ve bir vokali vardır. Heavy Metal'de klavye fazla *kullanılmaz. Gitar bu türde çok büyük bir önem taşır. Distortion ve diğer efektler, sesi daha kalınlaştırmak içindir. Heavy Metal vokalleri şarkıda çok fazla değişik ses çıkarabilirler. Temiz vokallerden gurultulara, gurultulardan çığlıklara, çığlıklardan brutal vokallere kadar. Genellikle şarkıcının ne dediğini brutal vokallerde anlamak zordur.

Sololar ve riffler Heavy Metal'in büyük bir bölümünü oluşturur. Gitaristler sweep-picking ve tapping tekniklerini kullanarak soloyu hızlı ve agresifleştirirler.


Heavy Metal, dinlenilebilir olmasıyla beraber görseldir. Albüm kapakları ve konserler bu müzik türünü anlamakta oldukça yararlı şeylerdir.

Heavy Metal'in teması pop ve ticari müziklere göre oldukça ciddi ve ağırdır. Heavy Metal 50'ler 60'lar ve 70'lerdeki savaş, nükleer atışmalar, çevreye ilişkin konular, politik ve dini propoganda üzerinde yoğunlaşır. Black Sabbath'ın "War Pigs" ve Metallica'nın "And Justice for All" parçaları buna bir örnektir.


Gothic Metal

Gothic Metal 70'lerde ABD ve Avrupa'da çıkmış bir müzik türüdür. Kısaca goth metal de denir. Bu müziği yapan grupların %90'ı kadın vokal kullanır. Klavye ağırlıktadır ve biraz power metal etkileri de vardır. Gitarlar yumuşak çalınır ve bateri sakindir. Sözler çoğunlukla; ölüm, korku, din, tanrı, cennet-cehennem ilişkisi, yas, boşluk gibi konular üstüne yazılır. Bazen bu konu tartışmalara yol açmıştır. Örneğin; Evanescence ile Nightwish'in hala gothic metal olup olmadığı tartışılmaktadır.

Goth Metal (Gothic Metal de denir) doom metal, heavy metal ve orjinal gothic tarzının arasındaki geçiş gibidir. 1990'ların sonunda Avrupa ve A.B.D. topraklarında ortaya çıkan bu tarzı aslında kategorize etmek çok zordur. Bazı dinleyiciler ve müzisyenler, metalin konsepti hakkında çok katıdırlar; onlar için belli bir tür ve o türlerin alt kolları vardır. Fakat bazı dinleyiciler ve müzisyenler de böyle ayrımlara sonuna kadar karşı çıkarlar. Metal ezgileri barındırmayan türlerden etkilenip, onları metal ile harmanlayan bir türdür gothic metal.
Aslında Gothic metal; Celtic Frost, bir kaç yıl sonra Paradise Lost ve Theatre Of Tragedy gibi, bayan vokal, melodik klavye ve ağır doom riffleri kullanan gruplardan evrimleşmiştir. Type O Negative, My Dying Bride ve Anathema gibi gruplar da temel olarak insanı ürperten klavye ezgileri ve ağır hüzünlü havasıyla dikkat çeker. Bayan vokalleri ve death metal gırtlağıyla metal tarihinin ilk gothic şarkısı olarak Paradise Lost'un gothic albümündeki aynı isimli "Gothic" gösterilir. Albüm, The Gathering gibi gruplara hatta Paradise Lost'un kendisine bile ilham kaynağı olmuştur.
Theatre of Tragedy, Tristania ve Sins Of Thy Beloved gibi Norveçli gruplar, zaten müziğin var olan karanlık ve iç acıtan havasına eşsiz vokaller ekleyerek goth metali bambaşka boyutlara taşıdılar. Ortaçağa ait klasik öğelerin de - Gregorian ılahi koroları, kilise orgları, yan flütler, viyolonlar ve operatik bayan vokaller- eklenmesiyle doom metal riffleriyle bezenmiş olan müzik, kendi sağlam yapısının üzerine bir kat daha çıkarak büyüleyici bir tarza dönüştü. ıskandinav Goth Metal olarak bilinen tarz sık sık black metale kaymasıyla birkaç tür dinleyicilerinin dikkatini çekti.
1990'ların sonlarına doğru gelirken ortaya daha yumuşak bir goth metal tarzı çıktı. Bu tarzı benimseyen gruplar da temel olarak kendilerine bayan vokali belirlediler ama doom metal öğelerinden ve erkek death vokallerden uzak durdular. The Gathering, Within Temptation, Lacuna Coil ve Lacrimosa gibi gruplar bu tanıma uyan soft gothic gruplarıdır. Bu gruplardan bazıları aynı zamanda müziğe elektronik sesler veya klasik rock müziğini ekleyerek daha geniş kitlelere yayılma amacı güttüler.
Genel olarak Gothic Metal'in sözleri de belirli konular üzerine sabitlenmişti; din ve Tanrı, cennet-cehennem, romantizm, korku, depresyon, matem, boşluk ve ölüm.
Dünyayı baz alacak olursak, Gothic Metal genel olarak Kuzey Avrupa'da özellikle de Norveç'te metal türleri arasınada en yaygın olanıdır.

Goth Müzik grupları
Cradle Of Filth
Darkwell
Epica
Evanescence
HIM
Lacrimosa
Lacuna Coil
Moonspell
Paradise Lost
Theatre Of Tragedy
Trail Of Tears
The Gathering
Therion
Tristania
Within Templation



Death Metal

Seksenlerin sonunda Thrash Metal'in teknik yetkinliğini ve bir Punk alttürevi olan Hardcore'un dolaysızlığını sentezleyen grupların önderlik ettiği bir metal altjanrıdır. Death Metal tınısını belirleyen ve onu diğer Metal alttürevlerinden ayıran başlıca öğeler brutal vokal, distorsiyon doygunu elektro gitar, yapısökümcü tabir edilebilecek bir kompozisyon tarzı, sürat ve nihilist/dışavurumcu imgelem ve aynı doğrultudaki metinsel içeriktir.
Brutal vokal, diğer Metal türlerinde ve popüler müziğin genelinde doğalcı, natüralist biçimiyle kullanılan vokalin, enstrümantan enformasyonun distorsiyonuna paralel bir şekilde, performans veya kayıt sırasında dışsal bir müdahale olmaksızın, vokalist tarafından distorte edilmesiyle elde edilen, konvansiyonel vokalin ifade yelpazesini tek bir kalıp içinde hayata geçirmeye çalışan vokalizasyon türüne Metal icracıları ve dinleyicileri tarafından verilen isimdir.
Death Metal'in arkaik örnekleri arasında, Speed Metal ile karıştırılan Thrash tarzına yakın bir çizgide müzik yapan Death Strike'ın 1985 tarihli "Fu*kin' Death" albümü sayılabilir. Ancak türün ilk yapılaşmış örneği, Chuck Schuldiner önderliğindeki Death imzasını taşıyan "Scream Bloody Gore" albümüdür. 80'li yılların ortalarında belirişini takiben 90'lı yılların sonlarına kadar oldukça üretken bir janr olan Death Metal kanonunun en önemli örneklerinin altında Obituary, Morbid Angel, Cannibal Corpse, Deicide, Autopsy, Carcass, Atheist, Napalm Death gibi öncü toplulukların isimleri vardır.
Bir altkültürel enerji olarak 90'lı yılların başlarında Grunge akımının ve temsil ettiği değerlerin denge ağırlığını teşkil eden Death Metal, 90'ların sonlarında, Metal anajanrından doğan alttürevlerin, cross-over'ların ve farklı janrların gramerlerini Metal'e sentezleyen yenilikçi yaklaşımların karşısında ortodoks damarını bütünüyle yer altına çekmiş ve doğası doğrultusunda, popülerliğin süzgecinden geçmiş diğer Metal janrlarının aksine, ifade tarzını daha da sertleştirmiştir. Ne var ki Metal arenasında dinleyiciler ve gruplar arasında yoğunlukla tartışılan ticaret - etik ikiliği ekseninde, Death Metal de, geniş kitlelere ulaştığı 90'lı yılların ortalarında piyasalaşmakla suçlanmıştır.
Death Metal'in doğuşundan bugününe Türkiye'de gelmiş gelmiş en önemli temsilcileri arasında Deathroom, Suicide, Asafated, Cenotaph, False In Truth ve Hecatomb sayılabilir.

Death Metal Disiplini
Death Metal tınısı tok, distorsiyon doygunu gitar tonlarına, brutal vokallere yaslanır. Bunların yanısıra dışavurumcu, kinik, nihilist bir tavrı yansıtan veya gore gibi şok öğeleri üzerinde duran şarkı sözleri ve görseller Death Metal alamet-i farikası sayılır. Death Metal gitar jargonu çalış tekniği açısından Thrash Metal'in doygunlaştırdığı 'palm mute' (gitar tellerinin avuç kenarı ile kapatılarak sesin boğulması) tekniği ve strumming (vuruş) çeşitliliğiyle biçimlenen, kompozisyonel yönelim açısından ise yüksek tempolu, fragmanlı veya nakarat yapılı parçalar üreten, vokal dışavurumun belirginleştiren bir anlayışla yapılanır. Death Metal gruplarının bir bölümü [Deicide, Suffocation] melodizmi dışlayarak keskin bir ritmofoniyi sahiplenir. Bu ritmofoni ağırlıklı yaklaşım, bir Death Metal altjanrı sayılan ancak bu janrla aynı yıllarda şekillenen Grindcore'un da merkezinde yer alır.
Yeni Akım ısveç Death Metal'i (NWOSDM) adı verilen ısveç okulu ise ıngiliz Klasik Metalinin melodizmini Death Metal'in yoğunluğuyla birleştirir. Bu türün örnekleri olarak Dark Tranquillity, ın flames, Soilwork verilebilir.
2000'li yıllarla birlikte yükselen Metalcore türü Death Metal'in sofistike enerjisini yumuşatarak benzer bir dışavurumcu teknik lügatı sahiplenmiştir

Not:Çoğu kişi Death metali satanistlerin dinlediğini söylüyor.Kısmen doğru olabilir ama genelleme yapılamaz!

Death Metal türleri [değiştir]Melodik Death Metal: ısveç'de ortaya çıkmış klasik death metalin melodik ritimler, sololar ve klavyelerle süslenmiş halidir. Başlıca grupları; Amon Amarth, At The Gates , In Flames , Children Of Bodom , Dark Tranquility, Arch Enemy'dir.

Teknik Death Metal: Bu müzik türünde sözlerden daha önemli olarak bir enstrümanda üstünde yoğunlaşma ve virtüözlük öndedir.Necrophagist , Gorguts , Cynic, Atheist, Suffocation, Pestilence, Cryptopsy , Nile ve en son Death bu türe örnektir.

Brutal Death Metal :Bu tür death metalle goregrind/grindcore türünün ortasında olan bir türdür.Brutal Death Metal daha çok bu gruplarla özdeşleştirilir : Cannibal Corpse, Suffocation, Disgorge, Dying Fetus, Deeds Of Flesh, Devourment, Immolation, Vital Remains, Vomit Remnants, Kruento, Wormed.Bu türde vokaller kendilerinin guttural adını verdikleri değişik ve çok içten söylenen tiptetir ve çoğunlukla alışılmadan liriklerine bakılmadan anlaşılamazlar.Liriklerin konusu daha çok "gore" tipindedir.Gitar riffleri de daha çok hızlı ve değişiktir.Davullar da "blast beat" şeklindedir.Yani aşırı hızlı ve aynı yere vurulan ritimler şeklindedir



Metalcore


ılk dönemlerinde hardcore metal olarak nitelendirilen, ekstrem metal ve hardcore/punk türlerinin karşımıyla ortaya çıkan metalcore son dönemlerde pek bir revaçta, bir çoğunun hiç sevmediği ama icracı gruplardan en az birinin hastası olduğu bu türün geçmişine, türü oluşturan gruplara ve türün kalıcılığına biraz göz atalım.

Su götürmez bir gerçek ki metalcore kesinlikle zor ya da karışık değildir. Gördüğünüz yerde işte bu diyebileceğiniz ancak alt yapısının “core” olma sebebinden kaynaklı arada sırada karıştırabileceğiniz nacizane türlerdendir, hoş, tür ve türev faşistlerinin azaldığı son zamanlarda “tür ayrıştırma” işlemi sadece işinizi kolaylaştıracak ve grup kirliliğinden kurtaracak..

Türün ilk zamanları esasen crossover(değişime uğratılmış – ilerleme yönünde) thrash ile başlıyor. Kayıtlara göre Dirty Rotten Imbeciles 1980’lerde aynı isimli ilk albümüyle temeli attı ve bunu Nuclear Assault ile Suicidal Tendencies takip etti. Mutlaka not edilmesi gereken bir diğer nokta ise genetik olarak crossover (thrash metal ve hardcore sentezi olarak) ve metalcore aynı yapıdalar ancak metalcore daha yavaş olmasının yanı sıra daha ağır, keskin riffleriyle hardcore kökleriyle bezenmiş, thrash ve death metal’in karşımı olarak nitelendirilebiliriz.

Türe yakın müziği ilk icra eden olarak Nuclear Assault ilk heavy metal, hardcore punk meleziyle tacı hak ediyor. Bunun hemen peşi sıra Breakdown ilk zamanlarında sert hard core kökenlerine daha yakın riff’leriyle ve heavy metal kırmasıyla da ilk thrash metal grubu olmuştur. Intergrity, Maximum Penalty, Leeway, Bi***zard, Madball, Judg ve Raw Deal o dönemlerde demolarını yayınlayarak türün adeta döllenme süreciyle meşgul olurken New York Hardcore (NYHC) grupları metal sound’una yakın, daha sert, çift bass davullarıyla,distortion’la, srcream (çığlık) vokalli parça yapılarıyla bu süreci hızlandırmış bulundu.

1990’lara gelindiğinde ise daha fazla grup bu sound’un üzerine gitmeye başladı ve Avrupa’da liar ve Congress, Amerikada All Out War, Roschach, Starkweater, Adamantium ve Deadguy gibi gruplar türün döllenme sürecini noktalandırıp, kuluçkaya yatırdılar. Slayer’dan kalma riff ’ler ile hardcore icracıları Converge ise hardcore punk ve thrash metal’in crossover ismiyle harmanlamasına tam olarak uyuyor.

1990’lardan sonra ise milenyum girişinden önce bazı majör firmalar tarza doğru yavaşça ilgi belirtileri gösterdi: Uneath (III: In the Eyes of Fire) ve Norma Jean (Redeemer) gibi gruplar albümleriyle Billboard listesinin 200 sıralamalarında boy göstermeye başladı. Sonra zaman ilerledikçe Billboard listelerinin daha fazla metalcore grubu göreceğinden kimsenin haberi yoktu..




New Wave of American Metal* (Amerikan Metalinin Yeni Dalgası**) – fanlar tarafından bu tarz genel olarak “melodik deathcore” ve “Swedecore”*** türlerinin kalıplarıyla oluştu –

ılerleyen dönemlerde Gothenburg’tan çıkma melodik death metal ile örnek verecek olursak At The Gates ve In Flames’in başını çektiği ve old school metalcore ile oluşmaya başladı. Yani her ne kadar metalcore’u yeni türevler arasında saysak da henüz ülkemiz civarlarında yeni yeni (2-3 yıldır) duymaya başladık. Esasen türün eski ve yeni dönemi, hatta bir felsefesi bile oturmaya başlamış, kendi içinde türlere bölünmüş durumda. Kısa bir özet geçecek olursak melodik death metal’de genel olarak iki gitaristli, brutal vokalleri ve ritmleri peşi-sıra koyarak oluşan, iki gitaristinde sıra sıra lead gitarist olduğu türdür.

Günümüzün öncü metalcore grupları ise Killswitch Engage, Atreyu, Caliban, Trivium, Bleeding Trough, Darkest Hour, As I Lay Dying, All That Remains, Haste the Day, Stil Remains, It Lies Today, Demon Hunter, Zao ve Euneath. Bilindiğiyle alakasız, Norma Jean ve Botch gibi gruplar ise henüz genişlemekte ve hızlı bir biçimde Rorscach ve Deadguy gibi grupların öncü olduğu math ve noise rock türlerinin gitar rifflerine sahipler.




Doom Metal

“Kötü kader, yazgı” anlamına gelen iç karartan metal... Acelesi olmayan, uyuşmuş, durgun, sıkkın metal... Thrash Metal “hız”a odaklanırken, Doom Metal için tek bir kelime söylenebilir: “yavaşlık”. Oldukça ağır gitar riffleri ve melodik vokal bu metal türünü etkileyen öğelerdir. Black Sabbath, yeryüzünün en ve ilk baba metal grubu, ilk dönemlerinde ağır ve yavaş rifflere odaklanmıştır. O yüzden Black Sabbath, ilk Doom Metal grubu olarak gösterilebilir. Doom Metal’in önemli bir alt kolu olan “DoomDeath” ise Doom’un yavaşlığını Death Metal vokaliyle birleştirir. Bu türün mucitleri ve krallarıysa (Doom’un üç babası olarak bilinen) üç ıngiliz Doom grubudur: Paradise Lost, My Dying Bride ve Anathema.. Sırf bu üç gruba bakarak bile Doom’un metal müzikte nasıl bir yere sahip olduğunu görmek hayli mümkündür... Black Sabbath’ın ilk günlerinden günümüzün modern Doom’una..

70’lerin ilk Doom Grupları
Çoğu insan, Black Sabbath’ın tüm Heavy Metal ve alt gruplarını en çok etkileyen grup olduğuna katılır. Doom Metal grupları da bunun içindedir. ılk albümleri “Black Sabbath”, “Paranoid”, “Master of Reality”, “Vol.4”, “Sabbath Bloody Sabbath” ve “Sabotage” şüphesiz ki birer başyapıttır. Ve bu albümler olmasa da belki şu anda Doom Metal de (hatta genel anlamıyla metal) olmayabilirdi. Black Sabbath’ın çağdaşlarından çok ayrı bir müzik yaptığı ve metali bugünlere kadar getirdiği açık. Ama onlardan da önce, 60’ların sonları ve 70’lerin başlarında bazı Doom-Metal prototipleri bulmak ta mümkün. Bunlar tabiki gerçek anlamıyla Doom değildi, ama sonradan Doom Metal’i şekillendirecek sayısız riffler barındırıyorlardı. Bu tip şarkılardan biri de Iron Butterfly’ın “Inna Gadda Da Vida”sıydı. Black Sabbath’la aynı dönemde bulunan gruplardan biri, Pentagram ilk Doom grupları arasında sayılır. Pentagram’ın ikizi olarak gösterilen diğer bir grup Bodemon da “erken Doom Metal” için ilk ve en iyilerden biridir. Bu gruplar doğal olarak Black Sabbath’ın bir hayli etkisindeydi ama onlar daha çok müziğin “durağan ve kasvetli” kısmına odaklanmışlardı. Böylelikle de dünyanın ilk Doom Metal kayıtlarını oluşturmuşlardı.

80’ler...
1980’ler gerçek anlamda ilk Doom Metal hareketlerini barındırır. Bu dönemler Def Leppard, Warrant ve Bon Jovi gibi grupların öne çıktığı ve “Heavy Metal” ustaları olduğu, bunların yanında Thrash, Speed ve Death Metal’in de metal camiasını kasıp kavurduğu yıllardır. Bu dönemlerde basın, deri ceket giyen ve saçını uzatan herkese pis ve aşağılayıcı bir tavırla “Heavy metalci” damgasını yapıştırıveriyordu. Ama bu yıllarda “Doom-Metal’in kralını yapan” ama basının tavrı yüzünden hep gölgede kalan pek çok ta kıyıda köşede kalmış grup vardı. 80’ler ayrıca bir diğer yarı-hızlı metal türü olan N.W.B.H.M, açmak gerekirse “Yeni Dalga ıngiliz Heavy Metal”in de son demlerini yaşadığı yıllardı. Kısacası Speed ve Thrash Metal’in alıp başını yürüdüğü bu yıllarda, Doom Metal hep gölgede kaldı, dışlandı. Ama bu yıllar aynı zamanda Doom Metal’in kendini gizli gizli de olsa çok iyi geliştirdiği yıllardı. 80’lerin Doom’u en çok geliştiren gruplarından birisi Trouble’dı. Aslen Chicago’lu olan bu grup 1979’da kurulmuş ama 1984’de adını duyurmayı başarabilmişti. Trouble, Heavy metalin yavaş çekimine benzeyen ve Black Sabbath’dan hayli öğe barındıran bir müziğe sahipti. Ama grup aşırı dinci (Hristiyan) olduğu ve bunu da sözlerine yansıttığı için sonraları White Metal (namı diğer: Christian Metal) olarak anılmaya başlandı. Bir başka Doom grubu Saint Vitus ise belki de (Candlemass ile birlikte) Doom Metal’e en büyük etkiyi bırakan gruptur. ılk çalışmaları Black Flag’i (hardcore grubu) andırsa da, sonraları yarı-Doom bir müziğe sahip olmuşlardır. Grubun lideri Wino ise şu anda dahi Doom Metal’in en efsane adamlarından biri olarak gösterilir. Hem ilk grubu The Obsessed, hem de sonraları Saint Vitus’ta Doom Metal’e katkısı çok büyük olmuştur. 1986 senesinde ısveç’li grup Candlemass “Epicus Doomicus Metallicus” albümünü çıkardı ve bu albüm erken dönem Doom Metal için bir başyapıt sayıldı. Bu albüm Black Sabbath’ın (ve Ozzy’nin) eski tarzına sahip olsa da modern etkilere de sahipti. Candlemass’in en iyi yıllarıysa temiz, derin ve çok özel bir vokale sahip olan vokalist Messiah Marcolin’li dönemi oldu. “Doom Metal nedir?” diye merak eden yeni heveslilerin " As It Is, As It Was: The Best Of Candlemass” (1994) albümünü dinlemeleri bu bakımdan hayli faydalı olacaktır.. 80’lerin sonlarına damgasını vuran bir diğer Doom grubuysa Cathedral’dir. Grubun lideri Lee Dorrian, 1989 yılında Napalm Death’den ayrıldığında kimse ondan böylesi bir "u" dönüşü beklemiyordu. (Çünkü Napalm Death bir Grindcore grubudur, yani Doom’a belki de en uzak metal türüdür.) Napalm Death’in ultra hızlı müziğine zıt bir biçimde Cathedral’in ilk albümü ultra yavaş oldu. Ama grup, seneler geçtikçe Doom Metal’den yavaş yavaş sıyrılıp 70’lerin rock müziğine heves sardı..

Ve 90’lar...
90’ların başlarında Doom Metal bazı değişikliklere uğradı. Death Metal’in meşaleyi ele almasıyla Doom Metal de rahat bir nefes aldı ve adeta tekrar dirildi. Böylece bu yıllarda pek çok Doom-Death yapan grup kuruldu. Ve yazının girişinde de belirtildiği gibi bu gruplar arasında aynı müzik şirketine (Peaceville) ve aynı ülkeye (ıngiltere) sahip üç grup döneme damgasını vurdu. şa anki Doom-Death türünü yarattı. 1990 senesinde ilk atağı Paradise Lost yaptı, kendi adlarını taşıyan ilk albümlerini çıkardı. ılk albümlerinde Death Metal daha ağır bassa da ikinci albümleri “Gothic” (1991) ile neredeyse modern Doom’u tek başlarına yeniden oluşturdular. Aynı sene My Dying Bride ise “Symphonaire Infernus Et Spera Empyrium” isimli ilk resmi albümünü çıkarmıştı. ıkinci albümleri “Turn Loose the Swans” (1993) ile de Doom Metal’in en iyileri ve özellikle 90 sonrası Doom Metal’in geliştiriceleri arasına girmeyi başardılar. Albümleriyle tüm dünyaya Doom Metal’i tekrar tanıttılar. Aynı misyona sahip bir diğer grupsa Liverpool’lu Anathema’ydı. (Sonraları gruptan ayrılıp “The Blood Divine”ı kuran) Darren White’ın vokaliyle Anathema, sadece Doom değil, genel anlamda metal seven tüm 90 sonrası gençliğinin en sevdiği gruplardan biri oldu. Sıkılgan, kasvetli ve hüzün dolu müziğiyle döneme damgasını vurdu. Ayrıca bu yıllarda Doom’un bir diğer önemli temsilci de Earth grubuydu. (Yanlış anlaşılmasın, Black Sabbath değil) Sabbath’dan en çok etkilenen gruplardan biri olan Earth, Doom’un üzerinde öyle etkili oldu ki yaptıkları müziğe “Drone-Doom” adı verildi. Bu müzik, Doom’un daha aşırısıydı. 90’ların ortalarında metal müziğin “deneysel” bir çabaya girişimi Doom Metal’i de etkiledi. The 3rd and the Mortal gibi gruplar Doom’a daha atmosferik bir tarz kattılar ve tüm albümleri boyunca (belki de ilk kez) bir bayan vokal kullandılar. Bu deneysel girişimler şu anda var olan pek çok Doom Metal türünün ortaya çıkmasına sebep oldu; Esoteric, Evoken, Skepticism gruplarının yavaş ve “duygusuz” müziğinden, Theatre of Tragedy ve benzer grupların Gothic-Doom Metal türü melez karışımlarına kadar.. Doom Metal’i vuran bu deneyselcilik sayesinde türler arasındaki sınırlar ortadan kalktı ve doğrusunu söylemek gerekirse Doom-Metal önüne gelen her türle çiftleştirilip orijinalliğini yitirdi. Doom Metal’in dev grupları dahi kendi yarattıkları bu türden uzaklaştı. Ama unutmayalım ki tüm bu yeni tarzların yanında halen 80’lerin klasik Doom Metal’ini yapan pek çok grupta mevcut.



Black Metal

Black metal heavy metal'in alt-türü olan bir müzik türüdür.

Black metal’in ilk temsilcileri –türe isim babalığı yapan “Black Metal” adlı albümünün yaratıcısı da olan- Venom, Mayhem, Celtic Frost/Hellhammer, Mercyful Fate, Bathory ve gibi gruplardır. Black metal'in günümüzdeki sound ve duruşunu Mayhem kurusucusu Euronymous(Oystein Aarseth) 90 ların başında biçimlendirmiş bunu ise Darkthrone,Burzum, Mayhem, Immortal ve Cradle Of Filth (ıngiliz) Emperor gibi Norveçli grupları takip etmiştir.


Black metal heavy metal'in alt-türü olan bir müzik türüdür. Black metal’in ilk temsilcileri -türe isim babalığı yapan “Black Metal” adlı albümünün yapımcısı da olan- Venom, Mayhem, Hellhammer, Mercyful Fate, Bathory ve Celtic frost gibi gruplardır. Black metal günümüzdeki biçimini ise büyük oranda Darkthrone, Enslaved, Burzum, Mayhem, Immortal ve Emperor gibi Norveçli grupların etkisiyle almıştır.
Özellikleri
şarkı sözleri genelde satanizmle ilgili ve paganizm gibi diğer okült konulardan oluşur. Gitarlar yoğun olarak bozunmuştur (distortion’lanmıştır).
Davullar hızlı ve agresif bir tonda olup, “blast beat” olarak adlandırılan aynı parçaya (zil, trampet vb.) defalarca üst üste hızlıca vurulması biçiminde yapılan yöntemle çalınmıştır.
Gitarlar hızlı ve yinelemeli çalınmıştır (gitarın tıpkı ud gibi çalındığı tremolo yöntemi olarak adlandırılır).
“Scream vocal” olarak adlandırılan, seslerin derin ve içten bir böğürtü olarak duyulmasını sağlayan, ses tellerini titreştirmekle gerçekleştirilen vokal yöntemi kullanılmıştır. Hızlı perküsyon yapılmıştır. Müzikte yinelemeler yoğundur ve soğuk ve hüzünlü bir atmosfer hissedilir.
Black metal gruplarını diğerlerinden ayıran bir diğer özellik ise eskiden daha yoğun olarak kullanılan “corpse paint” adlı, yapanın çürümekte olan bir ceset ya da bir veba kurbanı gibi gözükmesini sağlayan özel bir tür siyah ve beyaz makyajdır. Bu makyaj ve black metal müzisyenlerinin tüm Dünya’da yaygın olarak takma sahne adları kullanması müzisyenlerin kimliklerinin saklanmasına yardımcı olur.
Türkiye'de
Başlıca tanınmış Türk black metal grupları arasında Ehrimen, Episode 13, Moribund Oblivion, Nord av Snafells, Ominous Grief, Raven Woods, Sadistic Spell, Sagu, Satanic Verses ve Witchtrap sayılabilir.

Black Metal

1980’lerin ikinci yarısına gelindiğinde Heavy Metal’in bir türevi olan Death Metal’in farklı ve ilginç bir uzantısı ortaya çıktı; Grindcore. Ortaya çıkan her müzik türü gibi, çıkar çıkmaz farklılaştırılan ve özelleştirilen Grindcore’u ilk kullanan grup Napalm Death oldu. Daha sonra Scorn, Harmony Corrupted ve Utopia Banished’de bu tarz çalıştılar. Yalnız Heavy Metal’in müziği küçümseyen ve alaşağı eden bir kolu olan Grind Core’un bu anlamdaki radikalliği, bu türün çoğu zaman bir müzik olup olmadığının tartışılmasına yol açtı. Yine de Cannibal Corpse ve Scorn gibi gruplar bu türde yollarına devam ederken Carcass, Godflesh, Treponem Pal ve Pitchshifter gibi gruplar bu tartışmalardan nasibini alarak bu türden uzaklaşmaya başladılar. ışte tam bu sıralarda Death Metal cephesinde de yeni arayışlar söz konusuydu ve ortaya daha melodik, daha gürültülü ama gelecek vaad eden “Black Metal” çıktı. Deneyselliği daha açık olması ve kalıplardan gittikçe uzaklaşması Death Metal yapan çoğu grubun ilgisini çekti ve kısa bir süre sonra daha melodik bir müzik yapmak isteyenlerin bu türe doğru kaymaya başladığını görüyoruz. Samael, Satyricon, Cradle Of Filth ve Moonspell grupları bunun en kayışa en güzel örneklerdir. Çünkü bu grupların müziklerine o sırada bir çok yeni unsur katılmıştır (Klasik ve Flamenco rifleri, bayan vokaller, synthesizer’lar, scream (çığlık) vokaller). Aslında heavy metal tarihine göz attığımız zaman Black Metal’in oluşum safhasında bir çok ünlü grubun müziğinin rol oynadığını görebiliriz. Bunlardan bu türe isim babalığı yapan Venom’un “Black Metal” albümüdür, şüphesiz. Yine de tek başına Venom bile Black Metal’i tam olarak temsil edemez. Bu bakımdan Mayhem, Hellhammer, Mercyful Fate, Bathory ve Celtic Frost gibi grupların Venom’la birlikte Black Metal’in ufkunu genişleten ilk gruplar olduğunu söyleyebiliriz. Gelelim Black Metal’in ortaya çıkışında dünyanın durumuna ve bu müzik türünün müzikal ve ideolojik yapısına..
1980’li yılların sonlarında soğuk savaşın bitişiyle birlikte sosyal sıkıntılar nihilistik ve hatta tek kullanımlık bir toplum yaratmıştı. O dönemin çocukları hayatlarını çoğunlukla değersiz saydılar ve anlamsız emek, milyonların vaktini alırken, tapınma ihtiharları gerçekleşti. Müzik yarı gönüllülükle uygunsuz ideallere tam kölelik arasında sürüklenip durdu.80’lerin sonlarında 80’lerin cahil ticari şehveti kaybedildi ve estetikten yoksunluğundan habersiz 70’li yılların optimizmi canlandırılmaya çalışıldı. Duygusal nihilizm ön plana çıktı ve öfkeli ruhlar yaşamak için bir sebep bulmakla ölümün anlamını araştırmak arasında bocaladılar. ışte Black Metal ortaya çıktığı zamanlarda dünyanın psikososyal durumu bu şekildeydi.
Black Metal, Heavy Metal ve Thrash Metal melodilerinin üzerine mistik, okült (Bilimsel yöntem dışındaki yollar ile "gizli" bilginin araştırılması), karabüyü gibi konuların sözelliğinde, gerginleşmiş gitar tellerinde ve çığlığa yönelen vokallerin eşliğinde doğdu. şarkı sözleri nefret ve öfke doluydu ve bunu en iyi anlatabileceği yönü, çığlığı (Scream Vocal) seçti. şarkıların bateri partisyonları da farklılık arzediyordu. Yoğun bir şekilde öfkeye eşlik edebilecek bir tonda, “Blast Beat” olarak adlandırılan hızlı ve agresif bir ritm yapısına büründü. Ayrıca deneyselliğin bir sonucu olarak New Wave biçiminden etkilenen Black Metal grupları klavyeyi (synthesizer ve/veya piyano) de müziklerine destek olarak bir atmosfer yaratması için ilave ettiler. Gitarlar hızlı ve tremololu bir şekilde yoğun öfkeye destek oluyorlardı.Böylece kutup kadar soğuk bir müzik türü ortaça çıkmıştı. Çoğu zaman Death Metal ve Black Metal gruplarının yaptıkları müzikler birbirine karışsa da, zamanlar Death Metal’in ritmik senkronları, nihilistik tonsuzlukları, dehşetli şarkı sözleri ve ölümsüzlük konusundaki vahşi ısrarı, Black Metal’in karanlık, günah, yıkma isteğiyle dolu sert ve kromatik müziğinin içinde eridi. Black Metal’in çarpık vokalleri ise o dönemin nevrotik insanları üzerinde her zaman aklı başında ve lüzumlu mesajlar veren bir toplumun panzehiri olarak görüldü.
Black Metal gruplarının bir diğer önemli özellikleri ise o dönemde daha yoğun olarak kullanılan ve adına “Corpse Paint” adı verilen bir makyaj uygulamalarıydı. Böylece nefret dolu sert müzikleri icra edenler de yaşayan bir insandan çok çürümekte olan bir cesede veya veba kurbanı bir ölüye benziyordu. Bu makyajın uygulanmasıyla birlikte grupların üyeleri de normal insan isimlerinden vazgeçip takma isimler kullanmaya ve buhranlı kişiliklerini saklamaya başladılar. ışte günümüzde Heavy Metal müziğine karşı olan önyargıları zamanında üzerine mıknatıs gibi çeken metal müzik türevi olan Black Metal’in en önemli temsilcileri de okült öğelerin, destanların ve efsanelerin en yoğun olduğu bölge olan ıskandinavya bölgesinden çıkmıştır. Darkthrone, Enslaved, Mayhem, Burzum, Immortal ve Emperor gibi Norveçli grupların etkisiyle tüm dünyada hala dinlenilmekte olan bir türevdir. Ülkemizde ise Ehrimen, Episode 13, Infected, Moribund Oblivion, Nord av Snafells, Ominous Grief, Raven Woods, Sadistic Spell, Sagu, Satanic Verses ve Witchtrap gibi gruplar bu türde çalmaktadır.



Power Metal

Power Metal müziği Almanya ve ıskandinavya öncülüğünde doğmuş ve yoluna devam etmiştir. Bilinen en eski power metal şarkısı Rainbow'un 1976 yılında çıkardığı "Stargazer" şarkısıdır...

Power metal tam manasi ile 1980'li yılların başında Alman grubu Helloween ile başladı. Iron Maiden ve Judas Priest'ten etkilenen grup özellikle "Keeper Of The Seven Keys" albümü ile zirveye ulaştı. Power Metal aslında 1970'li yılların Rock gruplarından kalma bir mirastır. Değişen müzikalite içinde 70'li yılların Rock gruplarının müziklerine biraz daha tempo ve melodi eklenmiştir. 70'li yılların gruplarının kullandıkları kişisel yaşam hikayeleri, tarihsel olaylar, sosyal yorumlar ve yaşamın gerçeklerini konu alan şarkı sözlerine ek olarak yeni gelişen power grupları şarkı sözlerinde kozmolojik ve metafiziksel konular eklenmiş. Ayrıca bilim kurgu, mitoloji ve fantezide şarkı sözlerinde yer almıştır. Özellikle Tolkien ekolünden gelen gruplar ön plana çıkmışlardır. (Blind Guardian, Iced Earth ve son zamanlarda Elvenking)

Power metalde vokaller genellikle normaldir. Yani bir death metal vokali gibi değildir. Bununla beraber iyi bir power metal vokalisti olmak için gerçekten güçlü bir sese ihtiyaç vardır. Vokal oyunları yapabilecek, sözlerdeki duyguyu vokali ile verebilecek iniş ve çıkışları yapabilecek, ses eğitimli kişiler tercih edilir. Genelde konservatvuar eğitimi almış kişiler ön plandadır. Power metal grupları klasik metal grupları düzenindedir, iki gitar, bir bas gitar, bateri ve vokalden oluşur. Bazı gruplar klavye de kullanmıştır. ıtalyan Rhapsody gibi gruplar ise senfonik enstrümanlar (keman, yan flüt, pan flüt, viola vb..) kullanarak müziklerini zenginleştirmiştir.

Power Metal, Heavy metalden müzik ritmi (buradaki anlatım 4/4 ve 3/4 lük müzik altyapıdır, metronom kullanılarak yapılan, üzerinde ciddi çalışma ve emek harcanan müzik altyapısı) ve tempoyu almıştır. şarkılarda inişler ve çıkışlara çokça rastlanır. Bir power şarkısını dinlerken sözlerini anlamasanızda vokalistin ses tonundan şarkıdaki mutluluğu yada üzüntüyü, melankoliyi hemen yakalayabilirsiniz. Vokal genelde gruptaki diğer elemanların arka alan vokalleri ile beslenir, bir koro havası yaratılır.

Gitar riffleri daha komplike, üzerinde çalışılmış yüksek gitar tekniğine dayanan rifflerdir. Zaman zaman akustik gitar kullanılarak daha melodik bir hava yaratılır. Bas gitar ve bateri genelde ritm enstrümanları olarak kalır ve ön plana çıkmazlar.

Thrash metalin içindeki o sertliğe karşın, power metaldaki melodi; dinleyicileri iki ayrı kitleye bölmüştür. Fakat Iron Maiden ve Judas Priest'in öncülüğünü yaptığı power metalde daha sonra Amerikan kaynaklı gruplar devreye girmiştir. Attacker, Jag Panzer, Iced Earth, Liege Lord, Savatage ve Queensryche. Buna karşı olarak Avrupa'dan Helloween, Gamma Ray, Blind Guardian, Running Wild ve Grave Digger ön plana çıkmışlardır. Burada özellikle iki gruba özel paragraf açmak gerekir Blind Guardian ve Iced Earth; tartışmasız power metal müziğin en iyi ve en ünlü gruplarıdır.

Blind Guardian :1988 yılında müziğe başlayan Almanya'lı bir gruptur ve çok ciddi bir Tolkien hayranıdır. Hatta "Yüzüklerin Efendisi" serisi çekildiği zaman çok tartışılmıştı, filmin müziklerinin Blind Guardian tarafından yapılması yönünde. Grubun vokalisti Hansi "Hiçbir ücret almadan filmin müziklerini yapmak isteriz" demişlerdi ama Peter Jackson (Yönetmen) olaya biraz ticari baktığı için Enya gibi şarkıcıları seçti. Hayranlar açısından bu büyük bir hata idi ve büyük hayalkırıklığı yarattı. Grup 1998 de çıkardığı Nightfall in Middle-Earth albümünde tamamı ile Yüzüklerin Efendisini konu almış ve bütün şarkılar bu seri üzerine yazılmıştı. FRP ve Tolkien hayranları; müzik zevkiniz ne olursa olsun, eğer bu albümü dinlemediyseniz çok şey kaçırmışsınız demektir. Acil olarak albümü alın ve sözleri ile beraber albümü hazmedin.(Her ne kadar FRP ve Power Metal iç içe geçmiş iki kültür gibiysede, birbirinden haberi olmayan fanlar hala mevcut.)

Iced Earth : 1991 yılında Iced Earth albümü ile müzik piyasasına dalan grup, gerek müzik teknikleri gerekse şarkı kaliteleri ile hemen diğer gruplardan sıyrılmış ve kendilerini göstermiştir . Efsanevi Melancholy şarkısını dinlememiş metal dinleyicisi hemen hemen yoktur denilebilir. Son çıkardıkları 2004 Glorious Burden albümünde Amerikan ıç savaş tarihine değinen grup, Power Metal tarihinin en iyi iki grubundan birisi olmayı haketmiştir.

Son senelerde değişik ülkelerden gruplar piyasaya çıkmış ve gerçekten son derece kaliteli albümler yapmıştır.Bunların en önemlileri Finlandiya'dan Sonata Arctica, Brezilya'dan Angra, italya'dan Rhapsody ve Elvenking gruplarıdır.



Thrash Metal

Hardcore ve metal, birbirine zıt giderken yepyeni bir tür, punk’ın şarkı söyleme stili ve müzikal özelliğiyle, metal rifflerinin ve kültürünün birleşimiyle ortaya çıktı. Genellikle bir dakikanın altında süren muhalif şarkılar dinleyiciyi riff’lerle sersemletiyordu...Vokaller neredeyse tellal ya da çığırtkanlar gibi yüksek sesli ve şiddetli bağırıyordu. Müzik genelde düşük kalitede olsa da, hızlı ve aniden durulup coşan gitar tekniği alışılmışın oldukça dışındaydı. Tüm bunların yanında açılan bu yeni bulvar sayesinde artık siyaset de ebedi olarak metale girmiş bulunuyordu. Bu yeni türün adı thrash metaldi...

Thrash metalin kökeni 1970’lerin sonuna ve 1980’lerin başına, bazı metal gruplarının, hardcore punk’ın aşırı hızını, klasik metal melodilerine eklemesine dayanır. ıki grupsa bu yeni formu belirginleştirme şerefine nail olmuştur: Venom ve tabiki Motörhead.

Tüm bunların ötesinde, thrash metal kategorize etmesi güç bir şey de kanıtlamıştı. Bazı metal fanları ve müziyenleri, oluşan bu yeni türü değişmez sabit bir konsepte oturtmaya çalışsalar da diğerleri bu kısıtlamaya karşı çıkıp böyle bir sınıflandırmayı gereksiz buldular. Çünkü iki farklı metal türü arasında geçişler olması genel bir durumdu. Hatta metal olmayan türlerin bile metal müziğe etkisi oluyordu..

Bazıları 1981 senesini thrash metal için dönüm noktası olarak görse de çoğu insan için hikaye çok daha eskiye dayanıyordu. Black Sabbath’ın “Symptom of the Universe”inde (1975) muhtemelen ilk thrash riff’i bulunuyordu. Hatta “Into the Void” ve “Children of the Grave”den (ikisi de 1971) bile bahsetmek mümkündü. Speed metalin öncü grubu Judas Priest’in 1978 yılındaki “Stained Class” çalışmasında da thrash metal izleri vardı. Grubun bateristi Les Blink’in tempolu ritminin aykırı bir gitar sounduyla birleştiği Tyrant’ın canlı versiyonu da stüdyo kaydına göre thrash metale hayli yakındı.

Motörhead’in Overkill’i (1979) New York’lu bir gruba isim olmuştu ve o grup 1981’de ilk thrash metal şarkısı olarak görülen eseri yapmıştı: “Unleash the Beast Within”. Çok geçmeden San Francisco’lu Leather Charm grubu da “Hit the Lights”ı hazırladı. Ama grup dağıldığı için bu şarkı yapılmadı. Grubun bestecisinin bir sonraki grubu Metallica’ydı, böylece Metallica bu şarkıyı hayata geçirdi. Metal Church grubuysa 1980 ve 81’de Metallica’nın ve Overkill’in ilk zamanlarında yaptığı müziğe benzeyen bir iki çalışmayı çoktan kaydetmişti..

ılk thrash demosuysa, yine Metal Church grubunun Red Skies (1981) demosu olabilir. Thrash, speed ve power metali birleştiren bu enstrümantal demo, grubun Ekim 1982’de çıkardığı yeni demosu Four Hymns”in gölgesinde kaldı, unutuldu gitti. Yani Metal Church kronolojik olarak ilk thrash demo çıkaran grup oldu. Metallica ise ikinci geldi. (Nisan 1982’de “Power Metal”, Temmuz 1982’de “No Life ‘til Leather” demoları) Bir kaç ay sonraysa (Kasım 1982) Avrupa’lı Artillery grubu bir demo doldurdu. “We are the Dead” isimli bu demo daha çok Black Sabbath’ın müziğine odaklıydı. Metallica kadar hızlı olmasa da riff’ler birbirine çok yakındı ve demo sonuç olarak bir thrash demosuydu.

Thrash metal, Overkill’in ikinci demoları “Feel the Fire”ı çıkarması ve Slayer’ın (“Chemical Warfare” şarkısını içeren) “Haunting the Chapel” EP’siyle 1984’de hız almaya başladı. Bu çalışmalar thrash metal türüne daha karanlık ve baskın bir ses özelliği kazandırdı. Bir sene sonra Artillery’nin “We are the Death“ albümü de türün hızlanmasına katkıda bulundu. Dave Mustaine’in Megadeth’ini de unutmamak gerek: Megadeth, Judas Priest’in speed metaliyle, thrash riff’lerini birleştiren müziğiyle (özellikle “Rust in Peace”-1990 ile) çorbadaki tuz miktarında önemli bir paya sahip oldu.

1986 yılı tür için gayet verimli bir yıl oldu. Dark Angel’ın “Darkness Descends” albümü gelmiş geçmiş en sağlam ve hızlı thrash albümlerden biri olarak görüldü. “Reign in Blood” (Slayer) bir klasik olarak kabul edildi. Alman grubu Kreator, “Pleasure to Kill” ile türe yeni standartlar getirdiği gibi death metal üzerinde de hayli etkili oldu. Megadeth hayli teknik bir albüm olan “Peace Sells”i çıkardı. Metallica’nın “Master of Puppets” albümü ise thrash müziği çok daha ilerilere taşıdı, türün adeta sınırlarını aştı.

80’lerin sonuna yaklaşılırken thrash metal son sürat hızına devam ediyordu. Bu senelerde tür pek çok alt dala ayrılmaya başladı, Death ve Possessed gibi pek çok grubu da etkiledi. Possessed ilk death metal gruplarındandı ve thrash metalden etkilenip belki de ilk death-thrash klasiği “Seven Churches” albümünü çıkardı. Bazı gruplar da Megadeth’in ilk dönemlerinde yaptığı gibi speed ve thrash metali birleştirdi. Helstar, Heathen ve Testament gibi gruplar da parlayan gitarlarıyla tanındı.

Neredeyse çeyrek asırı geçen tarihiyle thrash, metal türünün en köklü türleri arasındadır ve en çok tanınan, tüm dünyayı sarsan çoğu efsane metal grubunun da bahşettiği müzik türüdür. Metallica gibi.. Megadeth gibi.. Slayer gibi.. Testament gibi.. Anthrax gibi...


Speed Metal

Power metal, heavy metal ve thrash metal üçgeni arasında bir alt türdür. Ne power metal kadar yumuşak ve melodiktir ne de thrash metal kadar agresif ve serttir.

80li yıllarda Metallica ve Slayer'ın çıkışıyla bayağı popüler olmuş daha sonraları bu grupların Thrash Metal'e kaymasıyla gözden düşmüştür.
Ülkemizde Pentagram'ın bu metal türünü icra ettiği söylenebilir. Pek çok kişi karşı çıksa da Fin grubu Children of Bodom'un Speed Metal icra ettiği söylenmektedir
Referans URL