Pelin Karahan Fan

Tam Versiyon: Medya Mensupları Atışırsa...
Şu anda tam olmayan bir versiyonun içeriğine bakıyorsunuz. Tam versiyona bakınız.
Çok sayıda yerel gazetenin yayınlandığı küçük bir sahil kasabamızda,
gazete sahiplerinden birinin, diğeri ile arası açılmış. Olayın sebebi de
bunlardan birinin, diğerinin bir yakını aleyhine tazminat davası
açmasıymış...
Davalının yakını gazete sahibi, davacı gazete sahibini davasından
vazgeçirmek için bir sürü yol denemiş, araya tanıdıklar sokmuş, hiçbiri işe
yaramamış. En sonunda çok gıcık olduğu için gazetesini kullanarak adama
saldırma kararı almış.
Gazetesinde 8 sütuna aynen şöyle bir manşet atmış:
"SEN BİR HOMOSEKSÜELSİN!"
Baslığın altında da bu haberin "toplumun kirlenmesini önlemek!" için
yazıldığı anlatılıyormuş.
Tabii ertesi gün diğer gazete sahibi 8 sütuna manşet başka bir haberle
cevap hakkını o da kendi gazetesinde kullanmıs:
"HOMOSEKSÜEL SENSİN!"
Bunun üzerine davalının yakını gazete sahibi bir sonraki gün, davacı
meslektaşının başına küçükken nasıl bir iş geldiğini ayrıntılı olarak
anlatan bir yazıyı yine sekiz sütuna manşetle basmış:
"KORKMUYORSAN HAYDİ MUAYENEYE!"
Yazının altına da önemli bir not düşmeyi ihmal etmemiş: "Türkiye'nin
her yerinde tam teşekküllü bir hastahane de muayeneye razı mısın? Ben
razıyım..."
Davacı gazete sahibi bu manşete yanıt vermemiş. Ama konuyu değiştirerek
toplumu ilgilendiren (!) çok başka bir manşetle saldırıyı sürdürmüş:
"SEN BİR KAÇAKÇISIN!"
Bu haberin içeriğinde, davalının yakını olan gazetecinin, otomobiliyle
denizde bulunan bir motordaki kaçakçılara sinyal verdiği iddia
ediliyormuş.
Bu haber üzerine işler iyice çığrından çıkmış ve düello çağrıları
başlamış:
"YİĞİTSEN RIHTIMA GEL!"
Bu başlığın yanına da küçük bir not düşülmüş: "Silahını da alabilirsin"
Ertesi gün "RIHTIM SENİN ÇÖPLÜĞÜN!" üst baslığı ile manşetten verilen
yanıt şöyle olmuş:
"ERKEKSEN SEN KİLİSENİN YANINA GEL!"
Medya mensupları toplumsal(!) sorunları bu haberlerle çözerken,
gazetelerin tirajlari da tarihlerinde rastlanmadık şekilde artmış. Bu arada
işin çığırından çıktığını gören Kaymakam arabulucuk yapıp, gazete
sahiplerini barıştırmak istemiş , olmamış. Barıştırma işini bu defa
Gazeteciler Cemiyetinin gedikli başkani Lütfü Ağabey'e vermişler. Lütfü Ağabey
kendi gazetesinden, iki gazeteci meslektaşına seslenerek ılımlı olmaları
için çağrıda bulunmuş ve kendi gazetesinden manşet atmış:
"ARTIK AYIP OLUYOR BEYLER!"
Diğer iki gazeteci bu haber üzerine sanki aralarında sözleşmişler gibi,
ertesi gün kendi gazetelerinde aynı başlığı atarak Gazeteciler
Cemiyeti'nin Gedikli baskani Lütfü Ağabey'e cevap vermişler:
"SEN KARIŞMA LÜTFÜ!.."
Referans URL