Mesaj Önizleme  Konuyu Gönder 
Sayfa (10): « İlk < Önceki 1 2 3 [4] 5 6 7 8 Sonraki > En Son »
Tarihte Bugün
Yazar Mesaj
cRueL_FiLth
Super Moderatör
******


Bilgiler Mesajlar: 22,480
Grup: Süper Moderatörler
Katılım: Jul 2007
Statü: Çevrimiçi
Karma Puanı: 170
Ruh Halim:
Secilmemis
Takım:
G.Saray
Mesaj: #31
Cvp: Tarihte Bugün

23 Şubat 2008


Avusturyalı yazar Stefan Zweig, 23 Şubat 1942’de, Brezilya'nın Petropolis kentinde eşiyle beraber intihar etti.


Başkaları ölürken kendini güvende hissetmeye dayanamayacak kadar ilgiliydi başkalarının hayatlarıyla. Bu ilgiyi kendi hayatıyla ödedi.





Tarihler 1933'ü gösterirken Nazilerin yakmaya başladıkları kitaplar arasında S. Zweig'ın eserleri de yer alıyordu.





1934 yılında, Nazilerle Stefan Zweig arasındaki çatışmalar doruk noktasına ulaşınca Zweig'tan "savunma" istendi ve hemen arkasından Zweig'in Kapuzineberg'deki evi basılarak, silah araması yapıldı.





Bu uğraşmalar üzerine Zweig, ailesini bile yanına almadan yurdu terk etti ve Londra'ya yerleşti. Zweig 1937'de karısı Frederike'den ayrılıp ve bir yıl sonra Portekiz'e giderlken yanında Lotte Altman adında genç bir kadın vardır. O sıralarda Avustralya, Alman Reich'ina katılır ve Zweig da İngiliz vatandaşlığına geçmek için müracaat eder.





Zweig, sevgilisiyle beraber intihar eden bir Alman şairi olan Kleist'ın biyografisini yazarken şöyle diyordu: "Bazen ölmeyi beceren ve ölümden zamanı aşan bir şiir yaratabilen biri de bulunmalıdır". Yazdığı kitaptaki gibi ölümden bir şiir yaratarak öldü kendisi de.





Bir Satranç Öyküsü'nün finali, yazarın, 1942 yılı başlarındaki ruh halini yansıtır. Umutsuzluk içindeki Zweig, en sevdiği yazarlar olan Goethe, Homeros ve Shakespeare'de teselli arıyordu.





Okumak için bir şeyler ararken, tesadüfen Montaigne'nin "Denemeleri"ne rast gelir ve okur. Montaigne ölüm karşısında özgür olmak istiyordu. Zweig'da, Naziler'den kurtuluş için tek çare olarak ölümü görüyordu.





1942'nin 14 Şubat günü, karı-koca Zweig'lar Ernest Feder ile beraber, meşhur Rio Karnavalı'nı seyretmeye gittiler. Stefan Zweig neşeli ve huzurlu görünüyordu. Rio De Jonerio'da karnavalın yapıldığı Salı günü, "Singapur Olayı" ile gazete manşetlerini okudu:





"Daha Fazla Direnmek İmkansız! İngiltere'de Derin Üzüntü!" Başka bir haberde de şunlar yazılıydı: " Süveyş Kanalını Hedef Alan Alman Hücumu Libya'da!" Zweig, bu manşetler karşısında geçirdiği şoku, çevresindekilere belli etmemek için boşuna uğraştı.





Aniden karnavalı seyretme isteği yok oldu ve hemen karısı Lotte ile birlikte Petropolis'e döndü. 23 Şubat 1942 sabahı, Rua Gonselves Dias, 34, Petropolis adresindeki yatak odasının kapısı, öğleye kadar açılmadı. Bu durumdan şüphelenen hizmetçiler, polise haber verdiler.





Yatak odasına giren polisler, sırt üstü yatan Stefan ile elini onun göğsüne koymuş olan Lotte'yi buldular. "Veronal" adındaki ilaçtan almışlardı. Titizce düzenlenmiş masasının üstünde, pulları bile yapıştırılmış olan veda mektupları duruyordu. Ayrıca, Petropolis Valisi'ne hitaben yazılmış "Deklarasyon" başlıklı bir mektup vardı:





"Kendi isteğimle bilinçli olarak hayattan ayrılmadan önce, son bir görevi yerine getirmeye kendimi mecbur hissediyorum: Bana ve çalışmalarıma, böyle iyi ve konuksever bir şekilde kucak açan harikulade ülke Brezilya'ya içtenlikle teşekkür etmeliyim.





Her geçen gün, bu ülkeyi daha çok sevmeyi öğrendim ve benim lisanımın konuşulduğu dünya, bana göre mahvolmasından, ve manevi yurdum Avrupa'nın kendi kendisini yok etmesinden sonra, hayatımı yeni baştan kurmayı daha fazla isteyebileceğim bir yer daha yoktu.





Ama 60 yaşından sonra yeni baştan başlamak için özel güçlere ihtiyacım vardı. Benim gücüm ise, uzun yıllar süren yurtsuz gücüm sırasında tükendi. Böylece, ruhsal çalışması, her zaman en büyük sevinci ve bireysel özgürlüğü bu dünyanın en büyük nimeti olan bu hayatı, zamanında ve dimdik sona erdirmek bana daha doğru görünüyor.





Bütün dostlarımı selamlarım! Umarım, uzun gecenin ardından gelecek olan sabahın kızıllığını hala görebilirler! Ben, çok sabırsız olan ben, onların önünden gidiyorum."





Başka neler olmuş:





1653: Batı Anadolu'daki şiddetli depremde, Denizli, Nazilli, Tire ve Uşak'ta evler yıkıldı, binlerce kişi öldü ve yaralandı.





1919: İtalya'da Benito Mussolini Faşist Parti'yi kurdu.





1945: Birleşmiş Milletler Beyannamesi'nin imzalanmasıyla Almanya ve Japonya'ya savaş ilanını kapsayan teklif, TBMM'de kabul edildi.





1945: Sevr Antlaşması'nın değiştirilmesi için Londra'da toplanan konferans, bir anlaşmaya varılamadan dağıldı. (23 Şubat-12 Mart).





1945: Türkiye-Amerika İkili Yardım Anlaşması imzalandı.





1963: Bazı Yassıada mahkumlarının da yararlanacağı kısmi af yasalaştı.





1971: Şair ve Yazar Halit Fahri Ozansoy 80 yaşında öldü.





1978: Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) kuruldu.





1994: Cep telefonu şebekeleri hizmete açıldı.





1997: Dünyada genetik kopyalama yöntemiyle üretilen ilk memeli olan ve 14 Şubat 2003 tarihinde ölen "Dolly" adlı koyunun İskoçya'daki Roslin Enstitüsünde kopyalandığı duyuruldu.





1998: Fazilet Partisi (FP) kuruldu.





1998: İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü, sakallı, türbanlı ve kimliksiz öğrencilerin yerleşke ve binalara girişini yasakladı.





2005: MERNİS-Kimlik Paylaşımı Sistemi Projesi, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın da katıldığı törenle uygulanmaya başlandı.





2006: Eski başbakan ve kapatılan RP'nin son genel başkanı Necmettin Erbakan'ın hapis cezasını evinde çekmesine de imkan tanıyan kanun teklifi yasalaştı.


Rüzgar olmak mümkün olsa Keşke Esip unutmak herşeyi...






02-23-2008 12:09 PM
Kullanıcının websitesini ziyaret et Bu kullanıcının gönderdiği mesajları bul Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
cRueL_FiLth
Super Moderatör
******


Bilgiler Mesajlar: 22,480
Grup: Süper Moderatörler
Katılım: Jul 2007
Statü: Çevrimiçi
Karma Puanı: 170
Ruh Halim:
Secilmemis
Takım:
G.Saray
Mesaj: #32
Cvp: Tarihte Bugün

24 Şubat 2008

Prof.Dr. Feza Gürsey, 1977'de Oppenheimer Fizik Ödülü'ne değer bulundu. Gürsey, ödülünü ABD'li fizikçi Sheldon Lee Glashow ile paylaştı.

7 Nisan 1921'de, doktor Ahmet Reşit Gürsey ile Türkiye'nin öncü bilim kadınlarından kimyager Remziye Hisar'ın çocukları olarak İstanbul'da dünyaya geldi.

Anne ve babasının çocuklarının eğitimi üzerine titizlikle eğilmesi ve küçük yaşta aydın çevresinin içinde yer alması, genç yaşlardan başlayarak çok yönlü ve sanata düşkün kişiliğininin oluşmasını sağladı.

Galatasaray Lisesi'ndeki eğitimini 1940'ta tamamladı. 1944'te İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Matematik–Fizik bölümlerinden mezun oldu.

İstanbul Üniversitesi'ndeki fizik asistanlığı sırasında Milli eğitim Bakanlığı tarafından yapılan sınavı kazanarak İngiltere'de Imperial College'da doktora yapma şansını yakaladı.

1950'de kuaterniyonların alan teorisine uygulanmaları konusunda yaptığı çalışması, onun için de yaşam boyu sürecek bir araştırma ilgisinin odak noktası oldu.

1950-1951 arasında Cambridge Üniversitesi'nde doktora sonrası çalışmalar yaptıktan sonra 1951'de İstanbul Üniversitesi'ne fizik asistanı olarak geldi. 1952'de beraber fizik asistanlığı yaptığı Suha Pamir ile evlendi.

1953'de İstanbul Üniversitesi'nden doçent unvanı aldı. 1954-1961 arasında öğretim üyeliği boyunca Türk bilim tarihinin ilk ve son Teorik Fizik Kürsüsü'nün temelini oluşturan iki öğretim üyesinden biri olarak kürsünün geleceğini hazırladı.

Aynı zamanda 1957-1961 arasında Brookhaven Ulusal Laboratuvarı'nda, Princeton Üniversitesi'nde İleri Araştırma Enstitüsü'nde ve Columbia Üniversitesi'nde araştırmalar yaptı. Bu dönem, bilimsel açıdan en verimli dönemlerinden biri oldu.

Bu sırada ona hayatının sonuna kadar hayranlık duyan ve onu destekleyen Nobel Fizik Ödülü sahibi Wolfgang Pauli, atom bombasının mucidi J.R. Oppenheimer, Nobel sahibi fizikçiler E. Wigner, T.D. Lee ve C.N. Yang ile tanıştı ve dostluk kurdu.

1961'de sağladığı uluslararası üne ve önünde açılan yurtdışı prestijli iş olanaklarına rağmen Türkiye'ye döndü ve ODTÜ'nün sunduğu profesörlük ünvanını kabul ederek ODTÜ Teorik Fizik Bölümü'nün kurulmasında önemli bir rol üstlendi.

1960'lı yıllarda Kiral Bakışım Kuralı'nı ortaya koyarak uzay-zaman bakışımı çalışmalarının genişletilmesine önayak oldu, Kuantum Renk Dinamiği Kuramı çevçevesinde çalışmalara imza attı.

1974'e kadar ODTÜ'de öğretim üyeliği görevine devam etti. Sayısız öğrenci yetiştirdi ve etkin bir araştırma grubu kurdu. 1974'te Yale Üniversitesi'nde kürsü başkanlığına getirildi. 1992'de ABD'nin New Haven kentinde hayata gözlerini yumdu.

Fiziğe katkıları

Amerikan Fizik Derneği'nin çıkardığı 'Physics Today' dergisinin mart 1993 sayısında, Yale Üniversitesi Fizik Bölümü'nden çalışma arkadaşları Prof. S.W. MacDowell ve Prof. C.M. Sommerfield'in yazdıkları anma yazısından kısaltılan aşağıdaki bölüm, Feza Gürsey'in fiziğe olan katkılarını ve yurt dışında gördüğü saygınlığı çok iyi anlatır:

"Yale Üniversitesi'nde J. Willard Gibbs Emeritus Profesörü Feza Gürsey 13 nisan 1992'de 71 yaşında hayata veda etti. Kendisi fiziksel problemlerde kullandığı matematiksel yöntemlerin (özellikle grup teorisi) özgünlüğü, zerafeti ve etkililiği ile hem de çok sayıdaki öğrencisi ile gayet yakından ilgilenen olağanüstü bir hoca olarak hatırlanacak...

"Feza'nın temel parçacıkların grup teoretik özellikleri ve kuvvetli ve zayıf etkileşmelerin simetrileri hakkındaki ilk çalışmaları hemen ilgi çekti. Bunlarda kuvvetli etkileşmelerin 'kiral' adı verilen yeni bir simetrisi bulunduğu ilk defa öneriliyordu: Bu simetri son ve tam şeklini daha sonra meşhur lineer olmayan sigma modeli çerçevesinde buldu...

"1962 yazında Brookhaven Ulusal Laboratuvarı'nda Luigi Radicati ile beraber kuvvetli etkileşmelerin spin ve üniter spinden bağımsızlıkları hakkında bir makale yazdı. Bunda SU(6) grubunun kuarklar için alçak enerjilerde geçerli bir yaklaşık simetri grubu olduğu ortaya konuyordu. Bu makalenin temel parçacıklar fiziğinde çok büyük ve kalıcı bir etkisi oldu...

"Feza, bütün temel parçacık etkileşmelerini birleştirmeye aday teorilerin kurulmasına, E(6) ve E(7) gruplarına dayanan simetrileri önererek çok önemli bir katkı yaptı. Bu, istisnai Lie gruplarının fizikte ilk kullanılışları oluyordu. Feza'nın matematiksel fiziğe katkıları derin ve yenilik getirici cinstendi...

"Mesela savunduğu kuaterniyonlara dayalı analitik fonksiyonların ayar teorilerinde kullanılması fikri, multi-instanton probleminin çözümünde daha sonra uygulandı. Derin ve geniş matematik bilgisini, fizikçiler ve matematikçilerin arasındaki iletişim kopukluğunu gidermek için kullandı. Özellikle Yale'de fizik ve matematik bölümleri arasında canlı bir alışveriş kurulmasında kuvvetli etkisi oldu...

"Fizik ve matematik Feza'nın ilk aşklarıydı.Fakat o aslında çok daha geniş ilgileri olan bir insandı. Engin tarih bilgisi hem fizik ve matematiğin tarihini, hem de Ortadoğu'nun geçmişini ve geleneklerini kapsıyordu. Merakları edebiyat ve sanat dallarına, dünya olaylarına ve üçüncü dünya ülkelerinin adalet ve kalkınma arayışlarında çektikleri zorluklara kadar uzanıyordu...

"Ölümü bütün fizik camiası için çok büyük bir kayıp oldu; fakat Feza'nın bıraktığı miras dostları ve gelecek fizikçi nesilleri arasında yaşamaya devam edecek."

Ödülleri

120'den fazla yayın yapmış olan Prof.Dr. Feza Gürsey'in her bir makalesi teorik fizik dünyasında geniş yankılar uyandırmış ve yeni araştırma ufukları açmıştı.

Teorik fiziğin birçok dalına (gruplar teorisi, spinörler teorisi, teorik fiziğin matematiksel metodları, istatistiksel mekanik, özel ve genel rölativite teorileri, kozmoloji, çekirdek teorisi, temel tanecikler teorisi) gösterdiği ilgi, onu dünyada bu özelliği taşıyan yalnızca birkaç kişinin arasına dahil etmişti.

Grup teorisi üzerine yazdığı ders notları, Rusya'da standart ders kitabı olarak kullanılmıştı.

1969: TÜBİTAK Bilim Ödülü
1977: Glashow ile birlikte Oppenheimer Ödülü
1977: Griffiths ile Doğa Bilimlerinde A. Cressey Morrison Ödülü
1979: Einstein Madalyası
1981: College de France Madalyası ve Konuk Profesörlük
1981: İstanbul Üniversitesi Madalyası ve Onur Doktorluğu
1984: İtalya Cumhuriyeti'nce verilen 'Commendatore' Unvanı
1986: Academiadei Lincei'de (Roma) Konuk Profesörlük
1986: Grup Kuramı ve Temel Fizik Kurumu'nun Wigner Madalyası (Philadelphia)
1989: Türk-Amerikan Bilimcileri ve Mühendisler Derneği'nin Seçkin Bilimci Ödülü
1989: ODTÜ ProfDr. Mustafa N. Parlar Eğitim ve Araştırma Vakfı Bilim, Hizmet ve Onur Ödülü
1990: Galatasaray Eğitim Vakfı Madalyası
1993: Türkiye'de ilk ve tek bilim merkezi olan Feza Gürsey Bilim Merkezi, 23 nisanda Ankara Altınpark'ta kuruldu.

Günün diğer önemli olayları

1495: Şehzade Cem öldü.
1848: Fransa'da geçici hükümet kurularak İkinci Cumhuriyet ilan edildi.
1910: Sanayii Nefise Mektebi'nin (Güzel Sanatlar Okulu) kurucusu ressam ve müzeci Osman Hamdi Bey öldü.
1936: Fenerbahçe Galatasaray'ı 6-1 yendi.
1942: 769 Romanyalı Yahudi'yi taşıyan 'Struma' vapuru, Karadeniz'de batırıldı, yalnızca bir yolcu kurtulabildi.
1964: CHP'nin 'Parti Sanat Mükafatı' adıyla düzenlendiği yarışmada Cahit Sıtkı Tarancı 'Otuzbeş Yaş' şiiriyle birinci oldu.
1954: Tuna Nehri'nden Karadeniz'e, oradan da İstanbul Boğazı'na inen buz parçaları, tabakalar halinde tüm Boğaz'ı ve limanı kapladı, deniz trafiği durdu.
1955: Türkiye'nin ilk özel dedektiflik bürosu, İstanbul'da, Avukat Fethi İnder tarafından kuruldu.
1977: Besteci ve udi Yorgo Bacanos 77 yaşında İstanbul'da hayata veda etti.
1983: Necmettin Erbakan'a 4 yıl hapis ve 1 yıl 4 ay sürgün cezası verildi.
1987: SSCB'de Gorbaçov ilk kez Glasnost'tan (açıklık politikası) söz etti.
1992: 1961 Anayasası'nın hazırlayıcılarından Ord.Prof.Dr. Hıfzı Veldet Velidedeoğlu 88 yaşında İstanbul'da yaşamını yitirdi.
2005: Eski dışişleri bakanlarından Coşkun Kırca 78 yaşında İstanbul'da vefat etti.


Rüzgar olmak mümkün olsa Keşke Esip unutmak herşeyi...






02-25-2008 10:58 AM
Kullanıcının websitesini ziyaret et Bu kullanıcının gönderdiği mesajları bul Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
cRueL_FiLth
Super Moderatör
******


Bilgiler Mesajlar: 22,480
Grup: Süper Moderatörler
Katılım: Jul 2007
Statü: Çevrimiçi
Karma Puanı: 170
Ruh Halim:
Secilmemis
Takım:
G.Saray
Mesaj: #33
Cvp: Tarihte Bugün

25 Şubat 2008

İşadamı Vehbi Koç, 25 Şubat 1996’da, Antalya'da yaşamını yitirdi.




Ankara'da Çoraklık semtindeki bir evde dünyaya geldi. Türkiye'nin önemli girişimcilerindendir. Türkiye'ye kurumsal kimlik, profesyonel yöneticilik gibi kavramları getiren kişilerden birisidir. Kurduğu Vehbi Koç Vakfı aracılığıyla, eğitim, sağlık ve sosyal hizmetler konularında yardımlarda bulunmuştur. 4 çocuğu oldu; Rahmi Koç (1930), Semahat Arsel (1928), Sevgi Gönül (1938) ve Suna Kıraç (1941).





1996 yılında 25 Şubat günü, iş gezisi için gittiği Antalya'da vefat etti.





Başka neler olmuş:





1899: Reuters haber ajansının (1851) kurucusu Baron Paul Julius Reuter 83 yaşında hayatını kaybetti.





1907: Yazar Sabahattin Ali, Gümülcine'ye bağlı Eğridere köyünde dünyaya geldi.



1950: Çoruh ilinin adı Artvin olarak değiştirildi.



1961: Tiyatro sanatçısı ve yönetmen Raşit Rıza Samako 71 yaşında yaşama veda etti.



1980: Bedelli askerlik kabul edildi.



1986: Filipinler'de seçimler yapıldı. Muhalefet lideri Corazon Aquino başkan seçildi. Ferdinand Marcos ülkeyi terk etti.



1991: Irak, Kuveyt'ten çekilme kararını açıkladı.



1991: Varşova Paktı fesh edildi.



1994: Almanya, RP'nin "Bosna'ya yardım" adı altında Almanya'ya gönderdiği paralar hakkında soruşturma başlattı.


Rüzgar olmak mümkün olsa Keşke Esip unutmak herşeyi...






02-25-2008 10:59 AM
Kullanıcının websitesini ziyaret et Bu kullanıcının gönderdiği mesajları bul Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
cRueL_FiLth
Super Moderatör
******


Bilgiler Mesajlar: 22,480
Grup: Süper Moderatörler
Katılım: Jul 2007
Statü: Çevrimiçi
Karma Puanı: 170
Ruh Halim:
Secilmemis
Takım:
G.Saray
Mesaj: #34
Cvp: Tarihte Bugün

26 Şubat 2008

Tarık Akan 'Pehlivan' filmindeki rolüyle, 26 Şubat 1985’te, Berlin Film Festivali'nde Jüri Özel Ödülü'ne layık görüldü.


Tarık Akan pasaport verilmediği için ödül almaya gidememişti.





Filmin konusu ise şöyle:





Karısı, iki çocuğu ve yaşlı babasını geçindirmek için bir yaşam savaşı veren Bilal'in (Tarık Akan) son umudu Libya'ya işçi olarak gitmektir. Ne var ki Bilal'in bir türlü sırası gelmez.





Bu kez Bilal, baba mesleği olan pehlivanlıkta şans deneyecektir. Bilal, Kırkpınar'daki yağlı güreşlere katılmak üzere hazırlıklarına başlar. Libya düşünden sonra başka seçeneği de yoktur gerçekte.





Ama bu çalışmalar sırasında pehlivanlık mesleğinin de giderek yozlaştırıldığını, hile karıştığını görür. Gene de umudunu yitirmez.








Başka neler olmuş:

1618: Sultan Birinci Mustafa tahttan indirildi ve yerine İkinci Osman padişah oldu.



1848: Fransa'da İkinci Cumhuriyet ilan edildi.



1925: Fransızların yönetiminde bulunan tütün 1 mart 1925'den itibaren lağvedildiğine ilişkin yasa TBMM'de kabul edildi.



1934: İstanbul Belediyesi, evlerin bazılarında görülen cumbaların kaldırılmasını kararlaştırdı.



1936: Fatih-Harbiye tramvayı Beyoğlu'nda devrildi. İki kişi öldü, 30 kişi yaralandı.





1961: Eski Milli Eğitim Bakanlarından ve Türk aydınlanmasının öncülerinden, öğretmen ve yazar Hasan Ali Yücel, 1961'de İstanbul'da hayata veda etti.



1967: ABD, 25 bin askerle Vietnam Kurtuluş Cephesi'ne karşı saldırıya geçti.



1976: Türkiye ile ABD arasında Savunma İşbirliği Anlaşması imzalandı.



1984: Şair Hasan Hüseyin Korkmazgil, 57 yaşında Ankara'da yaşamını yitirdi.



1988: Eleştirmen, yazar ve dilbilimci Akşit Göktürk 54 yaşında hayata veda etti.



1994: Yazar ve gazeteci Tarık Buğra 76 yaşında İstanbul'da vefat etti.



1998: Nutuk Rumcaya çevrildi.



1999: İran'da 1979 İslam Devrimi'nden sonra ilk belediye seçimleri yapıldı


Rüzgar olmak mümkün olsa Keşke Esip unutmak herşeyi...






02-26-2008 11:21 AM
Kullanıcının websitesini ziyaret et Bu kullanıcının gönderdiği mesajları bul Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
cRueL_FiLth
Super Moderatör
******


Bilgiler Mesajlar: 22,480
Grup: Süper Moderatörler
Katılım: Jul 2007
Statü: Çevrimiçi
Karma Puanı: 170
Ruh Halim:
Secilmemis
Takım:
G.Saray
Mesaj: #35
Cvp: Tarihte Bugün

27 Şubat 2008

Başbakan Bülent Ecevit, Dünya Bankası Başkan Yardımcısı Kemal Derviş'i istişarelerde bulunmak üzere 27 Şubat 2001’de Türkiye'ye çağırdı.




1863: Türkiye'de bilinen ilk resim sergisi, İstanbul Atmeydanı'nda (Hipodrom) açıldı. Serginin açılmasına Sultan Abdülaziz destek verdi.





1917: Rus Çarlığı çöktü.





1936: Nobel Tıp Ödülü sahibi İvan Pavlov öldü.



1937: Özel girişimce inşa edilen ilk Türk gemisi "Belkıs",Haliç'te denize indirildi.


1947: Türk karikatürünün ünlü ismi Cemal Nadir Güler 45 yaşında öldü.





1955: Türk boksör Garbis Zaharyan, Yunanlı rakibi Emanuel Zambidis'i sayıyla yendi.





1958: İstiklal Marşı'nın bestecisi Osman Zeki Üngör öldü.





1964: Coca-Cola'nın dünya üzerindeki 1109'uncu fabrikası İstanbul'da açıldı.





1976: Hayali mobilya ihracatı ve vergi iadesi yolsuzluğundan sanık Yahya Demirel için tutuklama kararı verildi.





1988: Türkiye'de ilk yapay kalp ameliyatı, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi İbni Sina Hastanesi'nde yapıldı. Hasta, gerçek kalp bulunamaması yüzünden bir süre sonra öldü.





1995: Mercedes kaçakçılığından hükümlüyken yeniden yargılanan milli futbolcu Tanju Çolak "suçu ihbar ettiği" gerekçesiyle mahkeme tarafından serbest bırakıldı.



Rüzgar olmak mümkün olsa Keşke Esip unutmak herşeyi...






02-27-2008 12:23 PM
Kullanıcının websitesini ziyaret et Bu kullanıcının gönderdiği mesajları bul Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
cRueL_FiLth
Super Moderatör
******


Bilgiler Mesajlar: 22,480
Grup: Süper Moderatörler
Katılım: Jul 2007
Statü: Çevrimiçi
Karma Puanı: 170
Ruh Halim:
Secilmemis
Takım:
G.Saray
Mesaj: #36
Cvp: Tarihte Bugün

28 Şubat 2008



İsveç Başbakanı Olof Palme, 1986 yılında Stockholm'de bir sinemadan dönerken vurularak öldürüldü.

Sven Olof Joachim Palme, 31 ocak 1927'de İsveç'in başkenti Stockholm'de doğdu. Zengin bir ailenin çocuğuydu; önce özel okula, daha sonra da yatılı okula gönderildi.

Kazandığı burs sayesinde ABD'deyi gezip tanıma fırsatını elde etti. 1948'de İsveç'e dönerek Stockholm Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ne girdi.

1949 yılı başlarında İsveç Öğrenci Birlikleri Federasyonu'nun dış ilişkiler bürosunda görev aldı. 1952'de İsveç Öğrenci Birliği Federasyonu Başkanlığına getirildi.

1951 yılında Hukuk Fakültesi'ni bitirdi. Üniversite yıllarında tanıştığı liberal-sosyalist düşüncelerden oldukça etkilendi.

1953'de Genelkurmay Haber Alma Dairesi'nde sekreter olarak çalışmaya başladı. Aynı yıl Başbakan Erlander'in kalem müdürü oldu. 1957'de milletvekili seçilerek parlamentoya girdi.

1963'te Devlet Bakanı, 1965'te Ulaştırma Bakanı, 1967'de Milli Eğitim ve Kültür Bakanı olarak görev yaptı. 42 yaşında oybirliğiyle İsveç Sosyal Demokrat İşçi Partisi'nin başlanlığına seçildi ve başbakanlık görevini üstlendi.

Önce 1969-1976 yılları arasında, sonra 1982'den 1986'daki ölümüne kadar, yaklaşık 11 yıl İsveç başbakanlığı görevini yürüttü.

Palme, dünya kamuoyunun dikkatini ilk kez, 1965'de ABD'nin Vietnam'a yönelik emperyalist müdahalesine getirdiği ağır eleştirisiyle çekti. Ülkesinde ve dünyada, sosyal demokrat hareketin önemli bir sembolü olarak sayılıyordu.

28 şubat 1986 gecesi, eşiyle birlikte gittiği sinemadan korumasız olarak evine dönerken, kimliği belirlenemeyen bir kişi ya da kişiler tarafından vurularak öldürüldü.

Günün diğer önemli olayları

1856: Islahat Fermanı ilan edildi.
1898: Fenerbahçe'nin ve Milli Takımın efsane futbolcusu Zeki Rıza Sporel doğdu.
1921: TBMM'de ilk bütçe kabul edildi.
1933: Berlin'de büyük Reichstag yangını çıktı. Olayın ardından yayımlanan bir kararnameyle Naziler diktatörlüklerinin temellerini atmış oldu.
1942: İstanbul Vezneciler'deki Zeynep Hanım Konağı (İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi binası) tamamen yandı.
1945: Türkiye, Birleşmiş Milletler Beyannamesi'ni imzaladı.
1958: İstiklal Marşı'nın bestecisi Osman Zeki Üngör vefat etti.
1978: Orgeneral Kenan Evren, Genelkurmay Başkanı oldu.
1980: Yurt dışında çalışan vatandaşlara dövizle askerlik yapma imkanı tanıyan yasa TBMM'de kabul edildi.
1984: Kız öğrencilerin 19 mayıs gösterilerinde şort giymesi yasaklandı.
1986: Hukukçu, Yazar Orhan Apaydın 60 yaşında hayata veda etti.
1991: 17 ocakta başlayan Irak'a yönelik Çöl Fırtınası harekatı, Irak'ın Kuveyt'ten çekilmeyi kabul etmesinin ardından imzalanan ateşkes antlaşmasıyla son buldu.
1994: NATO, tarihinin ilk saldırısını Sırplara karşı gerçekleştirdi.
1997: MGK'nin dokuz saat süren toplantısında '28 Şubat Kararları' alındı. Bu kararlar, irticayı Türkiye'nin önündeki en büyük tehlike olarak saptadı. MGK'da, Atatürk ilke ve inkılaplarının ödünsüz uygulanması kararı verildi.
2003: Ankara Bir Numaralı Devblet Güvenlik Mahkemesi, kapatılan DEP'in dört eski milletvekilinin yeniden yargılanma istemini kabul etti.


Rüzgar olmak mümkün olsa Keşke Esip unutmak herşeyi...






En son düzenleme: 02-29-2008 01:19 PM cRueL_FiLth.

02-29-2008 01:18 PM
Kullanıcının websitesini ziyaret et Bu kullanıcının gönderdiği mesajları bul Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
cRueL_FiLth
Super Moderatör
******


Bilgiler Mesajlar: 22,480
Grup: Süper Moderatörler
Katılım: Jul 2007
Statü: Çevrimiçi
Karma Puanı: 170
Ruh Halim:
Secilmemis
Takım:
G.Saray
Mesaj: #37
Cvp: Tarihte Bugün

29 Şubat 2008


''Rüzgar Gibi Geçti'' filmi, 29 Şubat 1939’da, 8 dalda Oscar ödülü kazandı.



Rüzgâr Gibi Geçti, orijinal adıyla Gone with the Wind, Margaret Mitchell'ın Pulitzer Ödüllü aynı adlı romanından sinemaya uyarlanmış 1939 ABD yapımı bir film.


Film 13 dalda Oscar'a aday olmuş ve 8 dalda bu ödülü kazanmıştır. Zamanında Türkiye sinemalarında da gösterime girmiş, defalarca televizyonlarda oynadı.





Amerikan Film Enstitüsü'nün hazırladığı tüm zamanların En İyi Filmleri listesinde (AFI's 100 Years... 100 Movies) dördüncü sırada




Filmin konusu





İrlandalı Scarlett O'Hara (Vivien Leigh) Tara isimli çiftlikte yaşamaktadır. 12 Meşeler Çiftliği'nin varisi Ashley Wilkes'e (Leslie Howard) aşık olduğunu düşünmektedir. Ashley'nin, kuzeni Melanie (Olivia de Havilland) ile evlenme kararı aldığını öğrenir.





Scarlett, Ashley'nin evinde Rhett Butler (Clark Gable) ile tanışır. Ashley ve Melanie'nin evlenmesine engel olamayan Scarlett, çevresindeki erkeklerden biriyle acele bir evlilik yapar. Bu sırada Kuzey-Güney Savaşı patlak vermiştir. Melanie ve Scarlett'in kocası savaşa gider. Scarlett'in kocası savaşta ölür.





Savaş, Güney'in şartlarını çok ağırlaştırır. Scarlett annesini kaybeder. Babası ise aklını yitirmiştir. Melanie ve Scarlett Tara'da birlikte yaşamaya başlarlar. Ashley'den haber alınamamaktadır.





Savaş biter ve Ashley geri döner. Tara'nın vergilerini ödeyemeyen Scarlett, kızkardeşinin nişanlısı ile evlenir ve çiftliği kurtarır. Scarlett'in yeni özgür olmuş fakir zenciler tarafından saldırıya uğraması üzerine Rhett, Ashley ve karısı intikam almaya giderler. Scarlett'in ikinci kocası da çatışma sırasında ölür.





Scarlett'in Ashley'e olan takıntısı devam etmektedir. Ancak, Rhett Buttler ile ikinci evliliğini yapar. Bir kızları olur. Rhett, Ashley'i kıskanmaktadır. Bir gün kızını alır ve Paris'e gider. Ancak kızın annesini özlemesi nedeniyle üç ay sonra geri dönerler.





Bu arada Scarlett ikinci çocuğuna hamiledir. Dönüşte yaşanan tartışma sonucu Scarlett bebeğini kaybeder. Bebeğin ardından kızlarının da ölümü ilişkilerini iyice sarsacaktır.





Melanie ölümcül şekilde hastalanır. Scarlett'ten Ashley ve oğluna bakmasını ister. Bu arada Scarlett Rhett'e âşık olduğunu farketmiştir. Melanie'nin evinde Scarlett'in Ashley ile ilgilenmesi Rhett'in Scarlett'i terketmesine neden olur.





Bu trajik aşk dörtgeninin fonunda, kuzey-güney savaşı ve güneyin yeniden yapılandırılması, Atlanta'nın yanışı, yaralı güney eyaletleri federasyonu üyeleri ile dolu tarlalar da kullanılmıştır.





Titizlikle hazırlanmış sahneler, gün batımı görüntüleri, dramatik ve romantik müzik, trajik savaşı somut hale getirmek için kullanılan güney halk şarkıları, nükteli diyaloglarla Rüzgâr Gibi Geçti, sinema tarihindeki büyük epik dramlardan biri olarak kabul edilir.





Başka neler olmuş:





1924: İstanbul'da Halife Abdülmecid Efendi, son selamlık törenine çıktı.





1972: Tıp tarihçisi, cerrah Ordinaryüs Prof. Dr. Kazım İsmail Gürkan İstanbul'da öldü.





1976: Ajda Pekkan, Fransız televizyonunda Enrico Macias ile şarkı söyledi.





1984: Kamu tesislerin satılabilmesine olanak veren yasa kabul edildi.





1984: Yaklaşık 60 bin öğrenciyi kapsayan af tasarısı Mecliste benimsendi.





2000: AKUT üyesi İskender Iğdır, 4 bin 200 metreden uçuruma düşerek öldü


Rüzgar olmak mümkün olsa Keşke Esip unutmak herşeyi...






02-29-2008 01:21 PM
Kullanıcının websitesini ziyaret et Bu kullanıcının gönderdiği mesajları bul Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
cRueL_FiLth
Super Moderatör
******


Bilgiler Mesajlar: 22,480
Grup: Süper Moderatörler
Katılım: Jul 2007
Statü: Çevrimiçi
Karma Puanı: 170
Ruh Halim:
Secilmemis
Takım:
G.Saray
Mesaj: #38
Cvp: Tarihte Bugün

1 Mart 2008


1430: Selanik, Padişah II. Murad zamanında fethedildi.





1923: Mustafa Kemal Paşa, TBMM'nin yeni çalışma dönemini açtı. Mustafa Kemal'in açış konuşmasını Mecliste dinleyiciler balkonundan izleyen Latife Hanım, Meclise gelen ilk kadın oldu.





1925: Anadolu Ajansı Türk Anonim Şirketi kurularak, AA şirket statüsüne kavuştu. Ahmet Ağaoğlu, AA'nın ilk Yönetim Kurulu Başkanı, Alaeddin Bey ilk Genel Müdürü oldu.





1926: 1889 İtalyan Zanardelli yasası esas alınarak hazırlanan yeni Türk Ceza Kanunu, TBMM'de kabul edildi.





1935: TBMM 5. Dönem çalışmalarına başladı. Atatürk, 4’üncü kez Cumhurbaşkanı seçildi. TBMM'de ilk kez 18 kadın milletvekili yer aldı.





1958: İzmit Körfezi'nde çalışan "Üsküdar" vapuru, saatteki hızı 130 kilometreyi bulan kasırga yüzünden Soğucak mevkisinde battı. 293 yolcudan 76'sı öğrenci 272 kişi öldü; 21 kişi kurtuldu.





1968: Milli Bakiye usulünü kaldıran yeni Seçim Kanunu TBMM'de kabul edildi.





1974: Tiyatro sanatçısı Hüseyin Kemal Gürmen 73 yaşında öldü.





1978: Adnan Menderes'in oğlu, Adalet Partisi Aydın Milletvekili Mutlu Menderes trafik kazası sonucu öldü.





1983: "Hakkari'de Bir Mevsim" adlı film, Berlin Film Şenliği'nde 4 ödül aldı.





1985: "A. Kadir" adıyla tanınan şair Abdülkadir Meriçboyu, 68 yaşında İstanbul'da öldü.





1990: İlk özel TV kanalı Magic Box, Eutelsat F 5 uydusundan test sinyali yayınlamaya başladı.





1992: İstanbul Kuledibi'ndeki Neve Şalom Sinagogu'na bombalı saldırıda bulunuldu.





1992: Bosna-Hersek, referandum sonrasında, Yugoslavya'dan ayrılarak bağımsızlık kararı aldı. Ancak 3 Martta, Sırp kuvvetleri, Bosna'nın kuzeyindeki Bosanki Brod'u bombaladı vesilahlı çatışmalar başladı.





1996: Eski Gümrük ve Tekel bakanlarından Haydar Özalp öldü.





2003: Türk Silahlı Kuvvetlerinin yabancı ülkelere gönderilmesine, yabancı silahlı kuvvetler unsurlarının 6 ay süreyle Türkiye'de bulunmasına izin verilmesine ilişkin Başbakanlık Tezkeresi, TBMM'nin kapalı oturumunda reddedildi.





2005: "Türkler: Bir İmparatorluğun Mimarları ve Mimar Sinan'ın Dehası" adlı fotoğraf sergisi Londra'da açıldı.





2007: Danıştay 2’nci Daire üyelerine yönelik saldırıyla ilgili davada, savcı, olayın faili Alparslan Arslan ile Osman Yıldırım, İsmail Sağır ve Erhan Timuroğlu için "anayasal düzeni cebren ortadan kaldırmak için silahlı örgüt kurmak ve yönetmek" suçundan 4'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istedi.


Rüzgar olmak mümkün olsa Keşke Esip unutmak herşeyi...






03-02-2008 01:28 AM
Kullanıcının websitesini ziyaret et Bu kullanıcının gönderdiği mesajları bul Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
cRueL_FiLth
Super Moderatör
******


Bilgiler Mesajlar: 22,480
Grup: Süper Moderatörler
Katılım: Jul 2007
Statü: Çevrimiçi
Karma Puanı: 170
Ruh Halim:
Secilmemis
Takım:
G.Saray
Mesaj: #39
Cvp: Tarihte Bugün

2 Mart 2008



İngiltere, 16 aydır Londra'da ev hapsinde tutulan eski Şili diktatörü Augusto Pinochet'nin, 2 Mart 2000’de salıverilmesine karar verdi.


Pinochet, kendisini isteyen ülkeler itiraz etmeden, ülkeyi terk etti.





Salvador Allende hükümetine karşı yapılan askeri darbeden sonra, 11 Eylül 1973'den 11 Mart 1990'a kadar Şili'yi dikta rejimi ile yönetmişti.






Augusto Pinochet, 10 Aralık 2006'da, 91 yaşında kalp krizi geçirerek öldü.





Başka neler olmuş:





1924: Halk Fırkası grup toplantısında, Şer'iye ve Evkaf Vekaletlerinin kaldırılmasına ve öğretimin birleştirilmesine karar verildi.





1956: Fransa Fas'ın bağımsızlığını onayladı.





1957: Sporcu, eğitimci Selim Sırrı Tarcan öldü.





1960: Necip Fazıl Kısakürek, Atatürk'ün hatırasına yayım yoluyla hakaret ettiği gerekçesiyle 18 ay hapis cezası daha aldı.





1994: Yönetmen Bilge Olgaç, evinde çıkan yangında 54 yaşında öldü.





1994: TBMM Genel Kurulu'nda DEP'li Leyla Zana, Ahmet Türk, Orhan Doğan, Hatip Dicle ve Sırrı Sakık ile bağımsız Mahmut Alınak'ın dokunulmazlıkları kaldırıldı. Genel Başkan Hatip Dicle ve Orhan Doğan gözaltına alındı.





2000: Türk halk müziği sanatçısı Özay Gönlüm öldü.





2004: İkinci Cumhurbaşkanı İsmet İnönü'nün büyük oğlu Ömer İnönü 80 yaşında İstanbul'da vefat etti.


Rüzgar olmak mümkün olsa Keşke Esip unutmak herşeyi...






03-02-2008 01:32 AM
Kullanıcının websitesini ziyaret et Bu kullanıcının gönderdiği mesajları bul Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
cRueL_FiLth
Super Moderatör
******


Bilgiler Mesajlar: 22,480
Grup: Süper Moderatörler
Katılım: Jul 2007
Statü: Çevrimiçi
Karma Puanı: 170
Ruh Halim:
Secilmemis
Takım:
G.Saray
Mesaj: #40
Cvp: Tarihte Bugün

03 Mart 2008

Çizgi roman 'Tenten'in çizeri Georges Remi Herge, 1983 yılında hayata veda etti.

Belçikalı çizer Georges Remi Herge, 22 mayıs 1907'de Brüksel'in Etterbeek semtinde doğdu, 3 mart 1983 yine Brüksel'de öldü. Çizgi roman karakteri Tenten'i yarattı.

Herge tarafından ilki 1929'da çizilen 'Tenten'in Maceraları' (Les Aventures de Tintin) şu ana dek 50 ayrı dile çevrildi ve bu maceralar dünya çapında 200 milyondan fazla baskı yaptı.

Serinin kahramanı, genç bir gazeteci ve gezgin olan Tenten'dir. Tenten'e, köpeği Milou (Fransızcada fındık anlamına gelir), Kaptan Haddock ve çok sayıda renkli yardımcı karakter eşlik eder.

Herge, Tenten'i yaratırken tüm karakterler ve grafiklerde mutlaka yaşayan birilerinden esinlenmişti. Mesela çizimlerdeki birçok ifade Chaplin'den alınmaydı; Profesör Turnesol, Auguste Piccard'dan kopya edilmişti.

Çizgi roman serisi, temiz fakat anlamlı çizimi (Herge'in kendi geliştirdiği bu tarzın ismi 'ligne claire'dir), sürükleyici öyküleri ve sonraki hikayelerdeki titiz araştırmalar ile ünlüdür.

Öyküler, fantezi, polisiye, bilimkurgu gibi pek çok tarzı kapsar. Bunun yanında tüm 'Tenten' öyküleri mizah içerir. Ayrıca tüm öykülerde zeki bir hiciv anlayışı ve politik/kültürel eleştiri bulunur.

Tenten, Herge'in doğum yeri Brüksel'de yaşar. Bu durum, Tenten'in maceradan sonra Brüksel'e döndüğünü söylediği 'Tenten Sovyetler'de'de ve arkadaşı Chang'ın ona yolladığı mektuba Brüksel adresini verdiği 'Tenten Tibet'te'de görülebilir.

Diğer kitaplarda tanınabilir yerler, plaka numaraları gibi başka gizli ipuçları da bulunmaktadır. Ancak, 'Kızıl Korsan'ın Hazinesi'nde kitabında Marlinspike Salonu'na taşınır, ki buranın gerçekten nerede olduğu tartışmalıdır.

'Tenten'in Maceraları'nın ilk hikayeleri, özellikle Avrupalı olmayanların karikatürize betimlemeleri gibi faktörlerden dolayı ırkçı ve sömürgeci eğilim taşıdığı yönünde eleştirilmiştir.

Ancak, Herge'in görüşleri ilk eserleri ile 1936'daki 'Mavi Lotus' arasında değiştirmiştir. Bu hikaye o sırada devam eden Sino-Japon Savaşı sırasında Çin'de geçmektedir ve Herge ilk defa konu hakkında geniş araştırma yapmıştır.

Japonya'nın ve Batı'nın Çin'de sömürge işlerine burunlarını sokmalarını eleştirmiş ve Çinli insanlar hakkındaki popüler efsaneleri savuşturmakta yardımcı olmuştur. Bundan sonra titizlik Herge'in alameti farikalarından biri olacaktır.

Bazı albümler sonraki versiyonlarda yayımcıların isteği üzerine değiştirilmiştir. Örneğin, ABD'li yayımcıların kışkırtması sonucu 'Tenten Amerika'daki siyah karakterlerin tümü, beyaz olacak şekilde yeniden renklendirilmiştir.

'Esrarengiz Yıldız'daki kötü karakter Yahudi isimli bir ABD'liyken, sonraki versiyonlarda etnik kökeni daha belirsiz bir ABD'liye, daha sonra da hayali bir ülkedeki bir Güney Amerikalıya çevrilmiştir.

Tenten kronolojisi

1929: 10 ocakta Herge, 'Le Vingtieme Siecle' için 'Tenten ve Fındık'ı yarattı.
1930: İlk Tenten kitabı basıldı: 'Tenten Sovyetler'de'
1946: 'Tenten' dergisinin ilk sayısı basıldı.
1955: Tenten öyle ünlü oldu ki, reklamlarda kullanılmaya başlandı.
1960: Tenten'in ilk sinema filmi çekildi: 'Altın Postun Gizemi'
1969: Belvision stüdyoları Tenten'in 'Güneş Mabedi' adlı hikayesini uzun metrajlı çizgi film olarak çekti.
1976: Tenten ile ilgili bir belgesel çekildi. Brüksel'de Tenten ve Fındık'ın bronz bir heykeli yapıldı.
1979: Tenten'in 50'nci doğum günü dünyanın her yerinde kutlandı. Tenten adına bir hatıra müzesi kuruldu; Belçika posta pulları arasında yerini aldı.
1982: Tenten karakteriyle uluslararası bir üne kavuşan Georges Remi'nin doğum gününde hediye olarak yeni keşfedilen bir gezegene 'Herge' adı verildi.
1983: Herge hayata veda etti.

Tenten etkisi


Charles de Gaulle, "tek uluslararası rakibim Tenten'dir. İkimiz de büyük insanlardan korkmayan ufak insanlarız" demişti.
1979'da çekilen 'Kramer Kramer'e Karşı' (Kramer vs Kramer) filminde Dunstin Hoffman'ın canlandırdığı Ted Kramer, oğluna 'Kızıl Korsan'ın Hazinesi' kitabında Tenten'in okyanusa indiği bölümü okur.
Tenten ve arkadaşları insanoğlundan 15 yıl önce Ay'a ayak bastı.
Hint film yönetmeni Satyajit Ray bir Tenten hayranıydı ve bazı filmlerinde Tenten çizgi romanları filmlerinde görünmüştü.
ABD'deki çizgi roman 'Get Fuzzy' Tenten'e çok kez referans yapmıştır.
Dupond ve Dupond, Asteriks ve Oburiks'in maceralarından 'Asteriks Belçika'da' hikayesinde görülürler.
1980lerin İngiliz teknopop grubu The Thompson Twins'e, ünlü Tenten karakterlerinin İngilizce versiyonları isim babalığı yapmıştır.
Pop grubu Duran Duran'ın eski üyelerinden Stephen Duffy, hit sayılabilecek single'ı 'Kiss Me'yi 'Tintin' adıyla, The Thompson Twins'in başarılı döneminde söyledi. Fakat ismi telif hakları yüzünden açılan bir dava nedeniyle bırakmak zorunda kaldı.
Avustralyalı rock grubu 'Tin Tin'in adı Tenten'den gelmektedir.
George Lucas ve Philip Kaufman, Indiana Jones karakterini yaratırken tenten'den etkilenmişlerdi.

Günün diğer önemli olayları

1878: Osmanlı devleti ile Rusya arasında Ayastefanos Antlaşması imzalandı.
1883: Mektebi Sanayii Nefise (Güzel Sanatlar Akademisi) öğretime açıldı.
1924: Halifeliğin kaldırılması ve Osmanlı hanedanı mensuplarının yurtdışına çıkarılmasına ilişkin yasa kabul edildi, Tevhidi Tedrisat Kanunu çıkarıldı. Şer'iye ve Evkaf ve Genelkurmay bakanlıkları kaldırıldı. Diyanet İşleri Başkanlığı, Vakıflar Genel Müdürlüğü kuruldu. Genelkurmay Başkanlığı oluşturuldu ve hükümetten ayrıldı.
1925: Şeyh Sait isyanının büyümesini önlemek için, Takriri Sükun Kanunu kabul edildi; İstiklal Mahkemeleri kuruldu.
1974: Türk Hava Yolları'nın DC-10 tipi 'Ankara' yolcu uçağı, Paris'te Orly Havaalanı yakınlarında düştü. Bu tarihe kadar dünya sivil havacılık tarihinde gerçekleşen en büyük kazada 346 yolcu ve mürettebat öldü.
1980: Eski Hatay Cumhurbaşkanı Tayfur Sökmen 88 yaşında İstanbul'da vefat etti.
1992: Zonguldak Kozlu'daki grizu faciasında 127 kişi öldü, 147 kişiden umut kesildi.
1994: Ressam Cihat Burak 79 yaşında yaşamını yitirdi.
1994: TBMM Genel Kurulu, DEP'li Selim Sadak ve RP'den istifa eden İstanbul Bağımsız Milletvekili Hasan Mezarcı'nın dokunulmazlığını kaldırdı.


Rüzgar olmak mümkün olsa Keşke Esip unutmak herşeyi...






03-04-2008 09:20 AM
Kullanıcının websitesini ziyaret et Bu kullanıcının gönderdiği mesajları bul Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
Mesaj Önizleme  Konuyu Gönder 

Yazdırılabilir Bir Versiyona Bak
Bu Konuyu Bir Arkadaşına Gönder
Bu Konuya Abone Ol | Konuyu Favorilerine Ekle

Foruma Git:


eXTReMe Tracker

|Fenerbahçe Forum| Başak Parlak| Aslı Tandoğan| Sinekli Bakkal Dizisi| Burcu Kara| Saadet Işıl Aksoy| Sinem Öztürk| Yıldız Asyalı | İpek Tanrıyar |
|Aslı Enver | Benden Baba Olmaz Fan | Tuba Ünsal| Çağla Şıkel| Ceren Moray| Evrim Akın| |Hatice Şendil| Ilgın MYO| Zıpır Online|

| Pelin Karahan Resimleri | Kavak Yelleri Oyuncular | Kavak Yelleri Resimler | Kavak Yelleri Video | Pelin Karahan Video | Pelin Karahan | Dağhan Külegeç | ibrahim Kendirci | Ceren Moray |

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31